Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesine bağlı Hasbeyler Köyü’nde, içme suyu şebekesinin yakınına beton santrali kurulmasına tepki gösteren vatandaşlar Ramazan Bayramı arefesinde işin durdurulması yönünde eylem yaptılar.
Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, ilçeye bağlı Kayalıdere bağlantı yolu üzerindeki derenin ıslah projesi işini alan firmanın bölgeye yakın Hasbeyler Köyü’nde ağır iş makineleriyle beton santrali kurmak için başlattığı çalışmaya tepki gösteren vatandaşlar bir arada toplanarak “Suyuma Dokunma, Hasbeyler’den Defol”, “Kanser Olmak İstemiyoruz” şeklinde slogan atıp ellerinde de “Millete İhaneti, Toprağa İhaneti Unutmayacağız”, “Cinayete Dur De” ve “Kdz. Ereğli’nin İçme Suyu Tehlikede” şeklinde dövizler taşıdılar.
Hasbeyler Köyü Muhtarı Hasan Duman hem kendi köylerinin hem de tüm Karadeniz Ereğli’nin içme suyunun kurulacak beton santralinden sonra kirleneceğini öne sürerek, yetkililerden alınan kararı bir kez daha gözden geçirmelerini istedi.
“Arefe Ve Bayram, Bana Ve Köylülere Zehir Oldu”
Herkesi köye döndürmeye çalışırken, köylerde yapılan bu tür yanlışların kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını anlatan muhtar Duman, şöyle konuştu:
“Arefe ve bayram bana ve köylülerime zehir oldu. Yaklaşık iki ay önce bir firmanın yetkilileri gelerek içme suyumuzun hemen yanına, Karadeniz Ereğli ilçe merkezinin içme suyunu da besleyen deremizin adeta üzerine beton santrali kurulacağını söylediler. Bu santralin buraya kurulmasının mümkün olmadığını, burada içme suyumuzun olduğunu söyledik gittiler. İki-üç gün önce burada makineler çalışmaya başladı, yetkili makamlardan izin alarak buraya beton santrali kurulacağını söylediler. Hakikaten şaşırdık kaldık. Biz köye dönüşü sağlamaya çalışırken bu yapılanları anlayamadık, hayal kırıklığına uğradık. Köyümüzde hayvancılık projesi yaptık ve bunda da başarılı olduk. Sadece bizim köyümüzü değil çevremizdeki 6 köyü de ilgilendiren bir arıcılık projesi arefesindeyiz. Bu proje kadınlarımıza yönelik ve 30 aileyi ilgilendiriyor. Bu beton santralinin, hem içme suyumuzu hem de köyümüzdeki üretimi olumsuz etkileyeceği için bunun olmayacağını söylüyoruz ve bunda da kararlıyız.
‘Köyümüzün Bir Diğer Adı Yeryüzü Cenneti’
Köyümüzün adı Hasbeyler, ama köyümüzün bir diğer adı bir yeryüzü cenneti. Her tarafta öyle biliniyor. Lütfen yetkililer aklını başına alsın bu verdikleri kararı bir daha gözden geçirsinler. Hiçbir şey insan sağlığından önemli değildir. Köyümüze 5 kilometre mesafede kara yolu yapım işini yapan firmanın beton santrali var, kiralayıp kullanabilirler. İhaleyi alan firma bu işi bedavaya yapmıyor, devletten belirli bir bedel karşılığında yapıyor. Aldığı bedel karşılığında mikserlerle betonu taşıyabilir. Bu zehri illa ki benim köyüme, içme suyuma katmak zorunda değil.”
“Köylü Olmazsa, Köy Olmazsa İnanın Şehir Olmaz”
Hasbeyler Köyü Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Ramazan Gülsever, içme sularının tehlikeye gireceğinden dolayı beton santrali kurulmasına karşı olduklarına dikkati çekti.
Başkan Gülsever, şunları kaydetti:
“Bundan 4 gün önce iş makineleri geldi, bizim haberimiz yok. Bir beton santrali kurmaya karar vermişler. Ne muhtarımızın, ne azalarının, ne de kimsenin haberi yok. 20 metre mesafede köyün içme suyu var, onun üzerine beton santrali kurmak istiyorlar. Bütün izinleri aldıklarını söylüyorlar, açık ve net bir şekilde biz santralin kurulmasını istemiyoruz. Suyumuza zarar geleceği açık ve net, sıkıntı yaşamak istemiyoruz. Devletimiz, insanları köylere yönlendirmeye çalışıyor, Cumhurbaşkanımız daha yeni açıkladı 95 koyun, 5 tane koç veriyor, ‘köye dönün, üretim yapın’ diyor. Biz de devletimize bu konuda destek olmaya çalışıyoruz. Yaptığımız projelerle insanları köyüne döndürmeye çalışıyoruz. Koyun, arıcılık ve aromatik bitkiler gibi birçok proje üzerinde çalışıyoruz, bir şeyler elde etmeye çalışıyoruz, ama ne yaparsak yapalım günün sonunda bir şekilde engel çıkıyor karşımıza. Biz engellerle mi uğraşalım? Ne yapacağımızı şaşırdık. Köylü olmazsa, köy olmazsa inanın şehir olmaz.”
Köylüler…!
Köy sakinleri de beton santralinin kurulmasına karşı çıktı.
Köyde yaşayan Ayşe Kılıç, meyvelerin zarar göreceğini öne sürerek, beton santralin köyden gitmesini istedi.
Bahriye Yazgan ise yetiştirdiği mancarlarının kurumasını istemediğini dile getirdi.







