Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, “Zonguldak ili çevresinde ne turizm amaçlı kültür ve yürüyüş rotaları oluşturabiliriz, ne de uluslararası tanınırlığı olan bir jeoparkı kurabiliriz” dedi.

Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya hesabından “Zonguldak Ve Çevresinde Turizm Amaçlı Yürüyüş Rotaları Oluşturulabilir Mi?” başlıklı paylaşımında, şu ifadeleri kullandı:
“Zonguldak’ın ekonomisi üzerinde yeraltı kömür madenciliğinin etkisinin giderek azalması nedeniyle büyük şehirlere yakın olan konumu değerlendirilerek ‘yakın Karadeniz’ temasıyla Zonguldak’ta turizm geliştirilebilir mi? Turizmi geliştirmek için neler yapılmalı? vb. sorular ilimizde sıklıkla dillendirilmektedir. Bu amaca dönük olarak da yakın dönemde ilimizde madencilikle ilgili müzeler kurulmuş, Gökgöl Mağarası’nın iç düzenlemesi yapılmış, Üzülmez Kültür Vadisi Alanı şehrimize kazandırılmıştır. Yanı sıra Zonguldak'taki turizm altyapı ve projelerini yürüten ZONTAB (Zonguldak Turizm Altyapı Hizmet Birliği) ve Zonguldak Kömür Jeoparkı gibi oluşumlara gidilmiştir.
Bu yazıda ilimizde turizmi çeşitlendirme amacına dönük olarak bölgemizin jeolojisini, coğrafyasını, doğal güzelliklerini, tarihi ve kültürel değerlerini yürüyerek veya bisikletle keşfetmeye olanak sağlayan uzun soluklu yürüyüş rotaları oluşturulabilir mi? sorusunu irdelemeye çalıştım.
‘Kültür Ve Yürüyüş Yolları Sayesinde…’
Son zamanlarda doğasever ve gezginler tarafından çok tutulan kültür ve yürüyüş yolları sayesinde turizm, kum-deniz-güneş üçlemesine dayanan klasik anlayışının ötesine geçmiş ve kırsal alanlara da yayılarak dört mevsim yapılacak şekilde yeni bir boyut kazanmıştır. Bu amaç gerçekleştirilebilirse ortak doğal ve kültürel mirasa sahip çıkmanın yanı sıra sürdürülebilir bir kırsal kalkınma da teşvik edilmiş olur.
‘Rotalar…’
Antik tarih temalı ‘Likya Yolu’ ülkemizin dünyaca tanınan en ünlü kültürel yürüyüş rotalarından biridir ve her yıl binlerce turist tarafından gezilmektedir. Kültürel yürüyüş rotalarının yanı sıra ekoloji, jeoloji, doğa, yemek kültürü (gastronomi), endüstri vb. temalar çerçevesinde oluşturulan rotalar da oldukça ilgi görmektedir.
Zonguldak bölgesinde kültür ve yürüyüş rotaları oluşturabilmek için bizim öncelikle kendi jeolojik ve topografik özelliklerimizi, antik ve madencilik tarihimizi, faunamızı ve floramızı, gastronomi ve el sanatlarımızı vb. bizi farklı kılan ayırt edici özelliklerimizi tanımamız ve bilmemiz gerekir. Günümüze ulaşan ve yıka yıka hala bitiremediğimiz madencilik yapılarının azalması nedeniyle madencilik temalı bir gezi parkurunu hala oluşturamadık. Böyle giderse de oluşturamayacağız. Ülkemizde hemen hemen her ilinde olan mağaralardan Zonguldak’ta çok sayıda bulunması maalesef ilimizin jeolojik zenginliğinin bir göstergesi değildir. Dünyanın en yaşlı kömürlerinin yanı sıra birinci jeolojik zamana (Paleozoyik) ait en uzun zaman dilimini temsil eden dünyanın en yaşlı kayaçları da ilimiz ile çevresinde bulunmakta ve tanıtılmayı beklemekte. Benzer şekilde duymak hoşumuza gidiyor ama Türkiye'nin en yaşlı ağacı olarak lanse edilen "Gümeli Porsuğu" gerçekten 4 bin 115 yaşında mı? Bununla ilgili birbirinden bağımsız kaç araştırmacının yayını var? Neyse ki arkeolojik çalışmalar konusunda son yıllarda Filyos ve İnönü Mağarasında çalışmalar yapılmakta, Kayalıdere vadisi gezi parkuru olarak değerlendirilmektedir. Sonuçta yapılanlar değerli ama çok yetersizdir.
‘Reklam Amaçlı Yapacağımız Toplantılarla Değil…’
Bu ve benzeri alanlarda farklı araştırmacılar tarafından yapılacak çok sayıda araştırmaya ve düzenlemeye ihtiyaç vardır. Bu da sadece dört duvar arasında birbirimize karşı reklam amaçlı yapacağımız toplantılarla değil, konusunda uzman kişilerin sahada araştırma yapmalarının teşvik edilmesiyle ve söz konusu çalışmaların gerçekleştirilmesiyle mümkündür. Örnek vermek gerekirse Prof. Dr. Mustafa Sezen hocanın ‘Zonguldak Kuşları’ isimli yayını kuş gözlemcilerinin bölgemizi ziyaret etmeleri için iyi bir referans kitap niteliğindedir. İlimizde turizme ilişkin çalışmalar kültür ve gezi rotası üzerinden de geliştirmek ve çeşitlendirmek istiyorlarsa öncelikle yukarıda açıklamaya çalıştığım konulara odaklanılmalıdır.
‘Zonguldak İli Çevresinde…’
Yukarıda yaptığım değerlendirmeler bizim henüz kendi doğamızı yeterince tanımadığımızı ve tanımak için de çaba içinde olmadığımızı gösteriyor. Sonuçta bana göre bu anlayışımızı değiştirmeden Zonguldak ili çevresinde ne turizm amaçlı kültür ve yürüyüş rotaları oluşturabiliriz ne de uluslararası tanınırlığı olan bir jeoparkı kurabiliriz.”

