Zonguldak’tan Dinazor Yumurtaları Mı? Vurgusu?

Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, “Karbonifer Gülleleri Mi? Dinazor Yumurtaları Mı? Jeolojik Oluşumlar Mı?” başlıklı ilginç analizde bulundu.

Jeoloji (1)

Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:
“Zonguldak Taşkömürü Havzasında Westfaliyen A yaşlı Kozlu Serisi içinde özellikle kömür damarlarının tabanında şeyller içerisine zaman zaman gömülmüş halde ve küre şeklinde fındık, ceviz büyüklüğünden 40-50 cm çapa ulaşan boyutlarda kayaç kütlelerine rastlanmaktadır.

‘Dinazor Yumurtalarıdır!’

Fotoğrafta gördüğünüz küre şekilli kayaç konkresyonları (yuvarlak ve sert oluşumlar) ne insan yapımı ne de o dönemde dünyada bulunmayan dinazorlar yumurtalarıdır! Bunların Çaycuma ilçemize bağlı Yakademirciler Köyü sınırları içerisinde görülen yastık lavlar (pillow lav) veya Zonguldak-Ereğli karayolu kenarında bulunan ve ‘yumurta kayalar’ diye saçma bir isimle alınan yuvarlaklaşmış kaya bloklarıyla da şekilleri ve su seviyenin altında oluşmaları dışında bir benzerlikleri yoktur. Yuvarlaklaşmış kaya blokları ve yastık lavlar 2-3 metre çapa ulaşabilen daha iri yapıda, Karbonifer dönemine göre daha yakın jeolojik zamanda (Üst Kretase) deniz altına çıkan akışkan magma bloklarının akıntılar nedeniyle kendi etraflarında dönerken hızla soğumalarıyla oluşmuşlardır. Söz konusu bloklar; sularda askıda bulunan mikro kayaç parçaları, mineraller, CaCO3 vb. maddelerin yerçekimi etkisiyle deniz tabanında birikerek oluşturdukları yumuşak tabakalı çökel kayaçlar arasında konumlanmışlardır. Magma bloklarının dıştan içe doğru kademeli olarak soğumalarından dolayı da söz konusu mega bloklar soğan yapısı denilen ve adeta kabuk benzeri ince kayaç örtüleriyle çevrelenmiş durumdadırlar.

Medya Buluşması: Üç İl Tek Madasa!
Medya Buluşması: Üç İl Tek Madasa!
İçeriği Görüntüle

Jeoloji (2)

‘Saf Kömür Damarlarına Dönüşürler’

Bölgemizde en fazla kömür damarı barındıran ve günümüze kadar en çok kömürün üretildiği Westfaliyen A yaşlı Kozlu Serisi kömürleri ise taşkın ovalarındaki suya doygun ortamlarda yetişen ve içinde bulundukları bataklıklara gömülen bitki yığınlarının jeolojik süreçte ısı ve basınç altında kalmalarıyla oluşmuşlardır. Söz konusu ortamlar tropikal iklimin gereğince bol yağışlı olmasına karşın yüksek sıcaklık nedeniyle aşırı buharlaşan acı sulu ve durgun ortamlardır. Söz konusu ortamlarda su seviyesinin altında biriken bitki yığınları arasına zamanla acılaşan durgun suların içinde askıda bulunan silt, kil, mil gibi mikro kayaç parçaları da çökerdiğinden bu damarların arasında şeyl bantları veya ara kesme denilen ince taneli kayaçlardan oluşan tabakalar bulunur. Buna karşın tamamen su seviyesinin üzerinde çökelen bitkiler ise gömülerek süreçte şeyl ve ara kesme içermeyen saf kömür damarlarına dönüşürler.

‘Kayaç Yumurtaları…’

Bu yazının konusu olan küre şeklindeki kayaç oluşumları ise, acı su ortamların tabanında biriken şeyl tabakasının arasında bulunurlar. Söz konusu şeyl tabakaları aynı zamanda bataklıkta yetişen bitkilerin köklerini içinde barındıran ve besleyen ortamlardır. Küre şekilli kayaç konkresyonları, sulu ortamların tabanında biriken yoğunluğu düşük yumuşak şeyllerin kendilerine göre daha set ve yoğun olan demirli, kükürtlü vb. mineral oluşumlarının etrafında zaman içinde adeta bir istiridyenin inciyi oluşturmasına benzer şekilde birikmesiyle oluşmuşlardır. Söz konusu oluşumların küresele yakın bir şekil almalarının nedeni ise yoğun kayaç oluşumlarının çevresinde biriken şeyllerin henüz tam olarak sertleşmeden, çok yavaş bir şekilde ve her yöne hemen hemen eşit olarak birikmeleri nedeniyledir. Bu durum aynı zamanda kayaç yumruları ne kadar büyükse o kadar uzun sürede oluşmuş oldukları anlamına da gelmektedir.

‘Jeolojik Süreçte…’

Bu küreleri merkezini görecek şekilde kırdığınızda dikkatli bakarsanız tam merkezinde nispeten daha koyu renkli olarak şeyllere göre daha yoğun olan mineral oluşumlarını görebilirsiniz. Merkezlerindeki ağır mineral oluşumları haricinde söz konusu kayaç blokları yastık lavlar gibi birkaç tabakayla çevrilmiş halde değil tek bir katmandan oluşan ve jeolojik süreçte serleşen oluşumlardır.

‘Dünyamız Milyonlarca…’

Aslında dünyamız milyonlarca yıl süren zaman diliminde çalışan devasa bir kimya ve fizik laboratuvarı gibidir. Bu nedenle oluşturduğu en önemli sanat eserlerini sadece yeryüzünde değil bazen de yer kabuğu katmanlarının arasında saklamaktadır.”

Muhabir: Orhan Akyüz