Birçok kültürün arada olması, ayrı unsurların kendi vasıflarını koruyarak ortak strüktür oluşturması aşureye benzetilmektedir. Her malzeme çeşitli karakteristik taşımaktadır. Aşure, buğday, fasulye, nohut, kuru meyveler ve yemişler gibi farklı malzemelerin araya gelmesiyle hazırlanmaktadır. Birlikte hazırlandığında ise tek yiyecek ortaya çıkmaktadır.
Benzetme, kültürel çeşitlilik ve birlikte yaşama konusu konuşulduğunda gündeme gelmektedir. Ayrı dillerin, geleneklerin, inançların ve yaşam biçimlerinin aynı cemiyet içerisinde bulunması, aşurenin çeşitli malzemeleri araya getiren yapısıyla ilişkilendirilmektedir. Benzetmenin temelinde farklılıkların ortadan kaldırılması değil, ayrı parçaların ortak bütün içerisinde varlığını sürdürmesi düşüncesi bulunmaktadır.
Birçok Kültürün Bir Arada Olması Neden Aşureye Benzetilmektedir?

Aşure ile kültürel çeşitlilik arasındaki benzerlik, değişik parçaların tek bütün içerisinde bulunmasından kaynaklanıyor. Değişik kültürler kendi geleneklerini ve kıymetlerini taşırken ortak yaşam alanında buluşuyor. Aşure de değişik malzemelerin araya gelmesiyle oluşuyor.
Aşurenin hazırlanmasında değişik tipte malzemeler istifade edilmektedir. Kültür Portalı'nda aşurenin buğday, fasulye, nohut, kayısı ve incir gibi malzemelerin birlikte kaynatılmasıyla hazırlandığı belirtilmektedir. Malzemelerin her biri kendi niteliğine sahip olsa da aynı kazan içerisinde ortak lezzetin parçası haline gelmektedir.
Kültürler arasındaki benzetme de ayrıntıdan kurulmaktadır. Cemiyet içerisinde çeşitli kültürel kümeler bulunabilmektedir. Her grubun kendine özgü dili, gelenekleri, yemekleri, müziği ve yaşam tarzı olabilmektedir. Farklılıkların arada bulunması kamuoyunun kültürel yapısını daha çeşitli hale getirmektedir.
Aşure benzetmesinin ikinci yönünü uyum oluşturmaktadır. Değişik malzemeler aynı kap içerisinde hazırlanırken ortaya ortak yiyecek çıkmaktadır. Kültürel yaşamda da çeşitli toplulukların ortak zeminlerde birbirleriyle ilişki kurması yakın birliktelik düşüncesiyle açıklanmaktadır. Diyanet Dijital'de aşurenin ayrı kimliklerin, inançların ve fikirlerin birlikte yaşayabilmesinin simgesi olarak yorumlandığı fark edilmektedir.
Buradaki anlam, değişik kültürlerin birbirinin aynısı olması değildir. Aksine farklılıkların varlığını sürdürmesi ehemmiyet taşımaktadır. Aşurede nohut, buğday veya kuru meyve tek malzemeye dönüşmemektedir. Her biri yemeğin içerisinde kendi yapısını korumaktadır. Kültürel çeşitlilikte de yakın biçimde ayrı kimliklerin ortak yaşam içerisinde var olması üzerinden benzetme kurulmaktadır.
Paylaşma parçayı da aşure ile kültürel birliktelik arasındaki bağlantıyı güçlendirmektedir. Türkiye'de aşure geleneği hazırlanmasıyla sınırlı kalmamakta, yapılan aşurenin çevredeki insanlarla paylaşılması da geleneğin önemli parçasını oluşturmaktadır. Kültür Portalı, aşure geleneğinin Muharrem ayında pişirilmesi ve dağıtılması etrafında oluştuğunu aktarmaktadır.
Paylaşım anlayışı, çeşitli kültürlerin ortak yaşamını anlatırken kullanılan sembolik anlamlardan biri olarak gözlemlenmektedir. Fertlerin farklılıklarına rağmen ortak itibarlar etrafında buluşması, kültürel bağların oluşmasına destek sağlamaktadır. Diyanet'in aşure üzerine değerlendirmesinde de paylaşma, birliktelik ve dayanışma kavramları öne çıkarılmaktadır.
Aşurenin tarihsel ve kültürel anlamı da benzetmenin kullanılmasında etkili yaşanmaktadır. Türkiye Turizm Ansiklopedisi, aşurenin ayrı kamuoyular tarafından benimsenerek müddet içerisinde çeşitli kültürel anlamlar kazandığını belirtmektedir. Aşure yiyecek olarak değil, toplumsal ve sembolik yönleri bulunan gelenek olarak değerlendirilmektedir.
Yetiştirme materyallerinde de aşure, kültürel çeşitliliği anlatan benzetme olarak istifade edilmektedir. Millî Terbiye Bakanlığına bağlı Ortaöğretim Umumi Müdürlüğü materyalinde, kamuoyuların bünyesinde değişik unsurların arada bulunmasının kültürel zenginlik oluşturduğu ve konumun aşure üzerinden anlatılabileceği fark edilmektedir.
Bunun birçok kültürün arada olması aşureye benzetilmektedir. Değişik malzemelerin tek kapta buluşması çeşitliliği, ortak lezzet oluşturması birlikteliği, aşurenin paylaşılması ise dayanışmayı simgeleyen anlatım sunmaktadır. Benzetmenin temelinde farklılıkların korunarak ortak yaşam içerisinde buluşması düşüncesi konum almaktadır.





