Geleneksel yöntemlerle, hiçbir fabrikasyon alet kullanılmadan hazırlanan ve nesilden nesile aktarılan bu özel lezzet, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı.
Beş Asırlık Bıçak Ve Yüz Elli Yıllık Kürek Mührü
Köyün kadim zanaatkarlarından 73 yaşındaki helva ustası Mustafa Karaca, atalarından devraldığı bu mirası büyük bir gururla anlatıyor. Üretimde kullandıkları tahta küreğin dedesinden kaldığını ve en az 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Karaca, tamamen beden gücü ve geleneksel ustalıkla yürütülen süreçte hiçbir makine desteği almadıklarını vurguluyor.
Beş Saatlik Zorlu ve Kesintisiz Emek Yolculuğu

Geleneksel helvanın yapım süreci tam 5 saatlik yoğun bir emek gerektiriyor. Sadece un, şeker ve limon tuzu gibi doğal malzemelerin kullanıldığı tarifte hiçbir katkı maddesine yer verilmiyor. Ocak başındaki yüksek sıcaklığa göğüs geren ustalar, sabır ve emekle bu zorlu süreci yürütüyor. Yeni neslin pek tercih etmediği bu meşakkatli meslek, ustaların azmi sayesinde yaşatılmaya devam ediyor.
Yirmi Ustanın Yaşadığı Köyden Geleceğe Uzanan Yol

Geçmişte Basat Köyü’nde 20’den fazla helva ustasının bulunduğunu ancak zamanla bu sayının parmakla gösterilecek kadar azaldığını ifade eden ustalar, mesleğin unutulmaması için direniyor.
Ailesinin 5. kuşak temsilcisi olan 21 yaşındaki genç usta adayı ise dedelerinden miras kalan bu asırlık sırrı ve lezzeti geleceğe taşımakta kararlı.
Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya’dan Anlamlı Mesaj
Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya’nın da yer aldığı ve "Gönülden Gönüle Çaycuma" temasıyla paylaşılan video, ilçenin köklü kültür mirasına dikkat çekiyor. "Dededen toruna fısıldanan bir sır, zamanın içinden süzülüp gelen asırlık bir lezzet" sözleriyle nitelendirilen bu kadim gelenek, Ramazan ayının manevi iklimiyle birleşerek tüm Türkiye’ye tatlı bir kültür mirası olarak sunuluyor.


