Dural, yayımladığı mesajda Karadon Maden Ocağı’nda yaşamını yitiren 30 madenciyi rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını ifade etti. Yer altında alın teriyle ekmeğini kazanan madencilerin, emeğin ve fedakârlığın en onurlu simgeleri olduğu vurgulandı.
Ayrıca, hayatını kaybeden madencilerin ailelerinin ve madenci camiasının acısının her zaman paylaşıldığı ve yanlarında olunmaya devam edileceği belirtildi.
Facia Öngörülebilir Ve Önlenebilirdi
Açıklamada, Karadon maden kazasının ardından hazırlanan bilirkişi raporları ve mahkeme dosyalarına da atıfta bulunularak facianın “öngörülebilir ve önlenebilir” olduğunun tespit edildiği ifade edildi.
Denetimlerin kâğıt üzerinde kalması, risklerin önceden bilinmesine rağmen üretimin sürdürülmesi ve yapısal eksikliklerin kazada etkili olduğu değerlendirmelerine yer verildi.
Taşeronlaşma ve Üretim Anlayışı Eleştirildi
Açıklamada ayrıca taşeronlaştırma, kamusal denetimden uzaklaşma ve kâr odaklı üretim anlayışının bu tür faciaları beraberinde getirdiği görüşü dile getirildi.
“Madenlerde ölüm fıtrat değildir, olağan karşılanamaz, madencinin kaderi maden facialarında ölmek olamaz” ifadeleriyle iş güvenliğine dikkat çekildi.
Bir Daha Yaşanmaması İçin Önlem Vurgusu
Dural, benzer acıların tekrar yaşanmaması için gerekli tüm önlemlerin alınmasının zorunlu olduğunu belirterek, her kaybın ağır bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Aziz şehitlerin ruhlarının şad olması temenni edilirken, mekanlarının cennet, emeklerinin ise her zaman hatırlanacağı vurgulandı.

