Karadeniz’in hırçın dalgaları, her yaz mevsiminde Zonguldak Merkez sahillerinde benzer ve acı bir senaryoyu önümüze koyuyor.
Kilometrelerce uzanan sahillere, yan yana dizilmiş onlarca plaja ev sahipliği yapan ve yaz aylarında binlerce vatandaşı ağırlayan Zonguldak Merkez’de, her yıl çok sayıda boğulma vakası ve can kaybı yaşanıyor.
Ancak bu acı tablonun arkasında, yanıt bekleyen ve doğrudan insan hayatını ilgilendiren çok büyük bir yönetimsel soru işareti var: Zonguldak Merkez’deki Deniz Polisi ve Dalgıç Birimi neden kapatıldı ve neden hâlen daha açılmıyor?
Hayat ile Ölüm Arasındaki O "Kritik Dakikalar"
Suda boğulma tehlikesi geçiren bir insan için zaman, kelimenin tam anlamıyla "hayat" demektir. Tıbbi olarak oksijensiz kalan bir beyinde dakikalar, hatta saniyeler içinde geri dönüşü olmayan hasarlar meydana gelir. Boğulma vakalarında ilk 5 ila 10 dakika içindeki profesyonel müdahale hayat kurtarırken, bu sürenin aşılması maalesef ölümcül sonuçlar doğurmaktadır.
Peki, merkezde bir vaka yaşandığında ne oluyor?
Zonguldak Merkez sahillerinde bir vatandaşımız dalgalara kapıldığında, olay yerine en yakın dalgıç timi ya Ereğli’den ya da komşu il Bartın’dan yola çıkıyor.
Aramızdaki Mesafeyi Dakikalara Bölün:
Ereğli veya Bartın’dan profesyonel bir dalgıç ekibinin hazırlanıp, trafiği aşarak Zonguldak Merkez’deki bir plaja ulaşması en iyi ihtimalle 40 ila 60 dakika sürmektedir. Bu acı matematik, aslında Merkez sahilinde suyun altında kalan bir vatandaşımızı henüz ekipler yola çıkarken kaybetmemiz anlamına gelmektedir.
Neden Ereğli ya da Bartın?
Zonguldak Merkez, lojistik ve idari olarak bölgenin kalbidir. Çevre ilçelere ve illere müdahale gücünün merkezden dağılması gerekirken, tam tersi bir strateji uygulanmaktadır. Geçmişte aktif olarak görev yapan ve olası vakalara dakikalar içinde müdahale edebilen Deniz Polisi ve Dalgıç Birimi'nin hangi bürokratik gerekçeyle ya da tasarruf tedbiriyle kapatıldığı kamuoyu tarafından bilinmemektedir.
Vatandaşların haklı olarak sorduğu sorular nettir:
Mesafe olarak bu kadar uzak noktalardan gelecek ekiplere bel bağlamak risk değil midir?
Boğulma vakalarının kronik bir problem olduğu bu coğrafyada, kalıcı bir arama-kurtarma biriminin merkezde konumlandırılması lüks müdür, yoksa zorunluluk mu?
Yetkililerin bu hayati eksikliği gidermek ve birimi yeniden açmak için daha kaç can kaybetmemiz gerekmektedir?
Tasarrufu İnsan Hayatından Yapamazsınız. Gelişmiş şehirlerin vizyonu, vatandaşının can güvenliğini en hızlı şekilde sağlayabilme yeteneği ile ölçülür. Zonguldak Merkez sahillerinde cankurtaranların çabaları ve vatandaşların bireysel kahramanlıkları bir yere kadar yeterli olabilmektedir. Karadeniz'in değişken dip yapısı ve çeken akıntı (rip akıntısı) gerçeği göz önüne alındığında, profesyonel su altı arama-kurtarma ekiplerinin merkezde 7/24 hazır bulunması bir tercih değil zorumluluktur.
Yetkililerin bu yönetimsel hatadan bir an önce dönmesi, kapatılan Deniz Polisi ve Dalgıç Birimi'ni modern ekipmanlarla Zonguldak Merkez’de yeniden faaliyete geçirmesi gerekmektedir. Çünkü boğulma vakalarında zamanla yarışılır ve "Bartın'dan veya Ereğli'den yola çıktılar" tesellisi, yitip giden canları geri getirmemektedir.