Milli Eğitim Bakanlığımızı Kutlayarak başlamak istiyorum. Bir gazeteci olarak eğitimle ilgili her yeni düzenlemeye, çocuklarımızın geleceği açısından bakıyorum. Çünkü bugün okullarda atılan adımlar, yarının Türkiye’sini şekillendirecek.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde yayımlanan 2026/70 sayılı Genelgeyi bu açıdan önemli buluyorum.
Yeni yol haritasında yalnızca akademik başarıya değil; millî, manevi ve kültürel değerlere bağlı, sorumluluk sahibi, yaşam becerileri gelişmiş ve erdemli nesiller yetiştirilmesine vurgu yapılması dikkat çekici.
Eğitim Sadece Sınavdan İbaret Değildir
Çocuklarımızın iyi bir eğitim alması elbette önemli. Ancak eğitim sadece sınav kazanmak, yüksek puan almak veya iyi bir okula gitmek değildir.
Çocuğun paylaşmayı, yardımlaşmayı, sorumluluk almayı, saygıyı ve birlikte yaşamayı öğrenmesi de eğitimin temel görevlerinden biridir.
“Maarifin Kalbinde Oyun” ve “Yaşam Becerileri Projesi” gibi uygulamaların bu anlayışı desteklemesi önemli.
Yeni genelgede öğretmenlerin mesleki gelişiminin desteklenmesi, okulların daha güvenli hale getirilmesi ve velilerin ekonomik yükünün azaltılması gibi başlıkların bulunması da olumlu.
Kayıt parası alınmaması, zorunlu ek materyal dayatmalarının önüne geçilmesi ve öğrencilerin gereksiz sınav yarışına sokulmaması özellikle veliler açısından önemli düzenlemeler.
Teknolojinin ve yapay zekânın eğitimde kullanılması da çağın gereği. Ancak teknoloji kullanılırken çocuğun öğretmeninden, arkadaşından ve gerçek hayattan kopmaması gerekiyor.
Asıl Mesele Erdemli Nesiller Yetiştirmek
Bir gazeteci olarak benim bu genelgede en çok önemsediğim nokta burası.
Çünkü bilgili insan yetiştirmek kadar, iyi insan yetiştirmek de önemli.
Dürüst, çalışkan, sorumluluk sahibi, ülkesini ve toplumunu önemseyen, farklılıklara saygı duyan, kendi ayakları üzerinde durabilen gençlere ihtiyacımız var.
Bu nedenle yeni eğitim yol haritasını, erdemli nesiller yetiştirme hedefi açısından önemli bir adım olarak görüyorum.
Elbette her düzenlemenin gerçek değeri sahada ortaya çıkacak. Biz gazeteciler de okullardaki uygulamaları, öğrencilerin ve öğretmenlerin yaşadığı sorunları takip etmeye devam edeceğiz.
Ama şimdiden söylemek gerekiyor:
Geleceği değiştirmek istiyorsak, önce çocuklarımızın eğitimine dokunmalıyız.
Ve ben, bu anlayışı güçlendiren yeni eğitim dönemini önemsiyor, Millî Eğitim Bakanlığı’nı kutluyorum.