Türkiye’nin Normalleşmesi İçin Bu Düzenden Kurtulması Lazım…

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, “Türkiye’nin normalleşmesi için bu düzenden kurtulması lazım” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Çömez, ziyaretlerde bulunmak ve partilileriyle toplantı yapmak için geldiği kentte İYİ Parti Zonguldak İl Başkanlığı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gazeteci Orhan Akyüz’ün, “Türkiye’deki siyasetçilerin söylemlerinden sevgi dilinin uzaklaştığını gözlemliyorum, sizce yanlış mı gözlemliyorum, diğer yandan yapılan anketlerde kararsız kesimin oy oranının çok yüksek olduğu dile getiriliyor, bu durum iktidara ve muhalefet partilerine güvensizliğin göstergesi mi, bu arada Mekke Antlaşması’nın Türkiye’ye getirisi, götürüsü ne olacak, ayrıca bu yılın ekim ayında çok yakın zamanda olmak üzere İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun ismini vererek birleşme, yani ittifak çağrısında bulunmuştu, bu çağrıyla ilgili somut bir gelişme var mı? şeklindeki sorularını içtenlikle yanıtladı.

Turhan Çömez, şu ifadeleri kullandı:
“Anketlerden bahsedeyim. Anketler telefonla yapılıyor, ağırlıklı olarak telefon anketleri hele hele 25 yıldır bu ülkeyi yöneten bir düzenin olduğu atmosferde çok sağlıklı değil. İnsanlar takdir edersiniz ki duygularını her zaman çok açık net ifade etmiyorlar. Tabiatıyla ben sahada gördüğümü söyleyeyim size. İnsanlarımız iktidarı değiştirmek üzere kararlılık ortaya koymuştur. Dolayısıyla kararsızlığın oranının bu kadar yüksek olduğunu düşünmüyorum ve seçim sathı mahalline girdiğinizde bu milletin kararını İYİ Parti yönünde vereceğini açıkça görüyorum.

‘Mecliste Çok Sert Eleştirilerimiz, Milletimizin Menfaati İçindir’

Siyasette ‘sevgi dilinden’ bahsedecek olursak, arkadaşlar biz zaman zaman mecliste (TBMM) çok sert konuşmalar yapabiliriz. Birbirimizi meclisin mehabetine ve nezaketine uygun cümleler sarf ederek çok sert şekilde eleştirebiliriz. Bu eleştiriler haddi zatında milletimizin menfaati, daha doğruyu bulabilmek içindir. Millet bize muhalefet görevi verdi, bizde buna göre araştırma önergesi veriyoruz, reddediliyor. Tek yapacağımız şey mecliste konuşmak.
Ben mecliste kürsüde konuşma yapıyorum, yarım saat sonra medyaya haber gitmiş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Turan Çömez’e soruşturma başlattı diyor meclisteki konuşması için. Şimdi bunu niye söylüyorum? Muhalefetin söylediklerine tahammül edemeyen hiç kimse konuşmasın, kimse ağzını açmasın, kimse bizi eleştirmesin diyen bir iktidara bütün bunlara rağmen… Sevgi dili kavramı son derece önemli, son derece kıymetli.

‘Birbirimizin Düşmanı Değiliz, Sadece Siyasi Rakibiyiz’

Değerli arkadaşlar biz birbirimizin düşmanı değiliz. Biz birbirimizin sadece siyasi rakibiyiz. O sebeple, kelimelerle, cümlelerle anlatıp milletin ve memleketin hakkını, hukukunu korumak için oradayız. Ve doğru olduğunu düşündüğümüzde, inandığımız cümlelerle milletimizin yanı başında olmaya devam edeceğiz. Ama hiçbir zaman siyasette hakaret, iftira, yalan, dedikodu dili değil, sevgi dili, bilgi dili, samimiyet dili ve milletten yana olan bir dille konuşulması gerektiğini çok önemsiyorum. Altını çizdiğiniz konu, son derece kıymetli. Bugün insanlar sahada, Ankara'daki siyasetçilere bakarak şekil alıyorlar. Onları rol modeli olarak görüyorlar. Siyasetçilerin topluma örnek olması lazım davranışıyla konuşmasıyla… O bakımdan sevgi kavramını çok önemsediğimi ifade etmek istiyorum.

‘Biz Amerika'nın Orta Doğu'da Jandarması Mı Olacağız?’

Mekke Antlaşması konusuna gelince hiçbirimizin ilgisi olmadan bir gece ansızın imzalandı. Ertesi gün ben mecliste bu konuya dair değerlendirmeler yaptım. Mekke Atlaşmasına niye ihtiyacınız var sizin? Diyorlar ki güvenlik anlaşması... Eee biz NATO'ya üyeyiz. NATO'nun beşinci maddesi, ‘NATO’ya üye herhangi bir ülkeye dışarıdan bir saldırı olduğunda NATO'nun tamamı bu ülkeyi korumaktır’ diyor. Tabiatıyla bizim üzerimizde herhangi bir saldırı gerçekleşirse NATO'nun zaten sorumluluğu bizi korumak. NATO'nun beşinci maddesi çok net. Neden bu anlaşmayı imzaladın? Diyorlar ki Orta Doğu'da güvenlik için. Ben de şimdi iktidara soruyorum? İsrail, Gazze'de 80 bin kişiyi katletti, niye kalkıp da Gazze'ye karşı, böyle bir birlik, böyle bir paktı kurmadık. Neden kurmadınız? Sesleri çıkmıyor… Başka bir soru daha geliyor arkadan, Pakistan şu anda Afganistan ile savaş halinde. Yarın Pakistan derse Türkiye Cumhuriyeti Devleti gelsin bize yardım etsin, koşup gidecek misiniz Pakistan'a? Peki Pakistan'a giderseniz Türkiye'de 600 bin Afgan göçmen var sahada, köyde, kırsal alanda, bunlar bizim için tehlike olmayacak mı? Peki diyorum Afganistan'la Hindistan savaş halinde zaman zaman, çatışmalar devam ediyor. Hindistan ile Afganistan arasında geçtiğimiz dönemde bir çatışma oldu, Sayın Erdoğan'ın da (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) bir açıklaması oldu Hindistan'dan yana. Doğruluğu yanlışlığı tartışılır ama Hindistan çok net tepki verdi ve çok ciddi ticari kaybımız oldu. Şimdi üçüncü soru… Afganistan'la Hindistan savaşırsa biz Afganistan'ın yanına mı koşacağız? Gelelim Suudi Arabistan’a… Suudi Arabistan, Yemen’de Husilerle bir çatışma halinde. Yemen ikiye bölünmüş durumda. Suudiler
başa çıkamadığı için bize yardım edin derse bizim Türk askeri Yemen’e mi gidecek?
Tarihten biz ders almadık mı? Ne işimiz var bizim orada? Biz Amerika'nın Orta Doğu'da jandarması mı olacağız?

‘Türk Askerinin Hayatı Bu Kadar Ucuz Mu?’

Türk askerinin hayatı bu kadar ucuz mu? Bana ne oradaki çatışmadan? Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz bunu reddediyoruz. Bu antlaşma gündeme geldiğinde bakıyorsunuz İsrail tarafından memnuniyetle karşılanan ifadeler var. Amerika tarafından takdirle karşılanan ifadeler var. Herkes harika bir anlaşma diyor…

‘İran’a Karşı Sunni Kuşak Oluşturuyorlar’

Belli ki Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'la bölgede bir zamanlar yeşil kuşak teorisine ya da projesine uygun yeni bir Sünni kuşak oluşturuyorlar. Çünkü İran'la başa çıkamadılar. İran'a karşı bir Sünni kuşak oluşturuyorlar. Biz diyoruz ki ‘yurtta sulh, cihanda sulh”, yıllarca kendi komşularımızla huzur ve barış içerisinde yaşadık. Niye bizi başkalarıyla karşı karşıya getiriyorsunuz? Neden Türkiye Cumhuriyeti, başkalarının Orta Doğu'daki planlarına alet edilmek isteniyor? Özetle budur.

Zonguldak'ta Dolmuş Durağında Bıçaklı Saldırı!
Zonguldak'ta Dolmuş Durağında Bıçaklı Saldırı!
İçeriği Görüntüle

‘Önümüzdeki Hafta Mekke Antlaşması Meclise Gelecek, Orada Tavrımızı Net Göreceksiniz’

Önümüzdeki hafta Mekke Antlaşması meclise gelecektir. Orada tavrımızı, tutumumuzu net olarak göreceksiniz. Tavrımız, hukukumuz milletin menfaatinden yana olacaktır. Türkiye'nin bu süreci, İran'a karşı oluşturulmuş bir Sünni bloktur ve arkasında Amerika vardır. Çok net. Ve biz buna yanlıştır diyoruz. Ortaya koyduklarının doğru olmadığını söylüyor.

‘Türkiye’nin Normalleşmesi İçin Bu Düzenden Kurtulması Lazım’

Bu ülkenin behemehal tek adam düzeninden kurtulması lazım, demokrasiye dönmesi lazım, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, özgürlüklere dönebilmesi lazım. Bu ülke şeffaf yönetilmesi lazım, hırsızlık, soygun olmaması lazım. Bunun için de Türkiye’nin normalleşmesi lazım, normalleşmesi için de bu düzenden kurtulması lazım. Bu ülkeyi bu düzenden kurtarmak için formülümüz, kırmızı çizgilerimiz, ilkeleriniz çok net, Atatürk’ün armağan ettiği değerlere sahip çıkacağız. Laik demokratik sosyal hukuk devletine sahip çıkacağız, devletin bütün kurumlarının şeffaf yönetildiği, demokrasinin kurum ve kuralların işlediği, hukuk düzeninin tesis edildiği, insan haklarının kurumsallaştığı bir düzen istiyoruz. Bu düzen çerçevesinde ilkemiz bu, gelin buyurun, herkes gelsin buyursun, ama ilkemiz standardımız belli. Bu anlayışla Türkiye’yi ayağa kaldıracağımızı biliyoruz, gelin el birliğiyle ülkeyi ayağa kaldıralım diyoruz.”

Muhabir: Orhan Akyüz