Bugün Ahmet Çolakoğlu’nu Devrek merkezinde yürürken gördüm. İçimden, “Tamam abi, Cumhur reis ‘Hazırlanın’ demiş galiba; seçim startı verilmiş, hadi vira Bismillah!” dedim
Bu, gördüğüm hareketlilik üzerine yaptığım biraz da esprili bir yorum tabii.
Sayın vekilim, sizi sokakta görmek güzeldi. Alışılmış güzergâhın dışına çıktığınızı, açık alanda yürüdüğünüzü gördüm. Şahsen bu davranışınızı takdir ediyorum. Eleştiriyorsak hakkını vermeyi de bileceğiz.
Ancak gelen vekillerin sürekli kendilerine gösterilen adreslere götürülmesini doğru bulmuyorum. Hep aynı yerler, aynı çevreler, önceden planlanmış ziyaretler… Bunların yanında biraz da kendiliğinden gelişen karşılaşmalar olsa keşke. Yolunuza çıkan bir dükkâna girseniz, sizi beklemeyen bir vatandaşla konuşsanız, programı hazırlayanların seçmediği insanları da dinleseniz daha güzel olmaz mı?
Muhtarlar Derneğine gitmenize elbette sözümüz yok. Ama Devrek’in anlatacakları birkaç ziyaret adresine sığmaz. Sizi kolunuzdan tutup götürdükleri yerlerin dışında da hayat var, dert var, beklenti var.
Bazen espriyle, “Devrek’te öyle bir oy desteğiniz var ki maketiniz gelse yine oy çıkar!” diye düşünüyorum. Yine de şahsınızın gelmesi, sokakta görünmeniz başka. Bugünkü ziyaretiniz bu açıdan güzeldi. İnşallah arkasından başarılı işler de gelir; biz de yapılan hizmetleri yazar, sizi o hizmetlerle anarız. Yiğidin hakkını vermek lazım.
Bir de daha önce size ilettiğimiz uzman doktor konusu var. Talebimiz size ulaştı mı, sekreterliğiniz nasıl değerlendirdi, bilmiyorum. Yeterince ilgi görmediği izlenimine kapıldım; ancak kesin bilgim olmadığı için kimseye haksızlık etmek istemem.
Bize aktarıldığı üzere gerekli hukuki izinleri alınan bu süreçte, Zonguldak’ın evladı olan bir uzman doktorumuzun bölgemize gelerek Zonguldaklılara hizmet vermesine katkınız olduysa teşekkür ederiz. Bu konuda bir açıklama yapılırsa katkısı olan herkesin hakkını da teslim ederiz.
Gelelim Devrek’te çalışma bekleyen başka bir yere: Devrek MYO Geliştirme Derneğine.
Adı geliştirme derneği… Peki, okulun gelişmesi için neler yapılıyor? Öğrenciye, akademisyene, okulun ihtiyaçlarına hangi somut katkı sunuluyor?
İnsan ister istemez soruyor: Burası gerçekten okulu geliştirmek için mi var, yoksa birilerine koltuk ve unvan sağlamak için mi? Bu soruyu sorduran şey, çalışmaların kamuoyunda yeterince görünür olmaması.
Ben başkanın hangi etkinliğe katıldığını, hangi sorunun çözümünü takip ettiğini, hangi projeyi yürüttüğünü göremiyorum. Gözümden kaçan çalışmalar varsa açıklansın; biz de öğrenelim, yazalım. Ama okulun etkinliği olduğunda da sorunu olduğunda da derneğin varlığını hissetmek isteriz.
Bu konuda Özcan Ulupınar’ın da sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum. Okulun gelişmesini önemseyen herkes, derneğin ne yaptığını sormalı. Başkanlık bir isimden, dernek de bir tabeladan ibaret kalmamalı. Devrek’in de yüksekokulunun da çalışmaya, takibe ve sahiplenilmeye ihtiyacı var.
Bir başka başlık ise **Modern Sanayi Sitesi projesindeki belirsizlikler.**
Takip ettiğim meclis konuşmasında Özcan Ulupınar, bazı şartlar yerine getirildiğinde izin verileceğini ifade etmişti. İşyerlerinin Devrekli esnafa ve üreticiye kazandırılması, sosyal tesis, cami ve yol alanları gibi konuları dile getirmiş; bunları olmazsa olmazları arasında saymıştı.
Bu taleplerin önemli bir bölümünü yerinde buluyorum. Projenin Devrek’e ne kazandıracağının, kimlere hizmet edeceğinin ve ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağının baştan açık olması gerekir.
Fakat bu şartlar konuşulurken diğer sorular da cevapsız kalmamalı:
İmar çizim işi neden Zonguldak’taki bir firmaya verildi? Firma hangi ölçütlerle seçildi? Zemin etüdünün bedeli nedir, kapsamı nedir? Ödemeler hangi kaynaktan, hangi takvimle yapılıyor? Zeki Bey’in projedeki görevi ve sorumluluğu nedir?
Bunlar açıklanamayacak sorular değil. Belgeleriyle cevap verildiğinde hem vatandaşın kafası rahatlar hem projeyi yürütenler üzerindeki tartışmalar azalır.
Bizim istediğimiz, Devrek’e yapılacak işin açık ve anlaşılır biçimde yürütülmesi. Cevap gelirse yayımlarız. Eksik varsa sorarız. Araştırdıklarımızı da doğrulayabildiğimiz belgelerle kamuoyuna aktarırız.
Sokakta vatandaşa ulaşmak güzel bir başlangıçtır. O vatandaşın sorularına cevap vermek de bu yakınlığın devamıdır.