Çocuğunun ve kendisinin can güvenliğinden endişe eden acılı anne, yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak yetkililerden acil yardım çağrısında bulundu.
Savcılığa sunulan suç duyurusuna ve iddialara göre olaylar silsilesi, çaresiz kadının iş bulma ümidiyle Muhtar Y.A. ile iletişime geçmesiyle başladı. Görüşmeler esnasında iş vaadini bir kenara bırakıp çirkinleştiği öne sürülen Muhtar Y.A.'nın, genç kadına “Senin değerin benim yanımda daha baştan başka” şeklinde ahlaksız ifadeler kullandığı belirtildi. İddiaya göre sınırları daha da zorlayan Y.A., yanındaki diğer muhtarlar H.K. ve Y.E.'nin de varlığını belirterek, iş konuşma bahanesiyle genç kadını gece saat 23.00 sularında yanlarına çağırdı.
Para Teklifi, Karanlık Tehditler ve Bir Annenin Feryadı
Yaşadığı bu korkunç muamelenin ardından cesaretini toplayarak üç muhtar hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunan mağdur kadın, adli sürecin başlamasıyla birlikte bu kez de karanlık bir baskı çemberinin içine itildi. Araya sokulan farklı kişiler aracılığıyla kendisine sus payı olarak para teklif edildiğini öne süren kadın, şikayetini geri çekmesi yönünde karşı tarafın güçlü bağlantıları öne sürülerek üstü kapalı şekilde tehdit edildiğini vurguladı.
Adaletin tecelli etmesini bekleyen ve hem kendisinin hem de evladının güvenliği için uykuları kaçan gözü yaşlı anne, yaşadığı travmayı şu sarsıcı sözlerle dile getirdi:
"Gerçekten çok kötüyüm. Psikolojik olarak hiç iyi değilim. İnanın ölmeyi bile düşündüm. İnsanların bu durumundan, çaresizliğinden yararlanılmamalı. Çünkü ben bir anneyim, evladım var. Her şeyi adalete bırakıyorum."


