Bugün kavga ediyor gibi görünen aktörlerin geçmişte statükoyu birlikte inşa ettiğini belirten Turpçu, "Her şeyi birlikte yapıp tüm sorumluluğu sadece birilerinin üzerine yükleme kolaycılığı halkta karşılık bulmuyor" diyerek tarihi bir manifesto yayımladı.

​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altında uzun yıllar boyunca İl Başkanlığı ve Milletvekilliği görevlerini yürüten, Zonguldak siyasetinin deneyimli ismi Şerafettin Turpçu, son dönemde parti içinde alevlenen güç savaşları ve kurultay tartışmalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yerel basında çıkan kısa değerlendirmelerin, söylemek istediklerini tam olarak yansıtamadığını ifade eden Turpçu, CHP’nin mevcut durumundan duyduğu derin rahatsızlığı dile getirerek parti yönetimine ve tabanına yönelik sert eleştirilerle dolu bir yol haritası sundu.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Zonguldak'a Geliyor: Hastane Müjdesi Yolda!
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Zonguldak'a Geliyor: Hastane Müjdesi Yolda!
İçeriği Görüntüle

​Sözü ve Eylemi Bir Ömür: Otuz Üç Yıllık Siyasi Tutarlılık

​Aktif siyaset yaşamında Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ve Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde üstlendiği il başkanlığı, milletvekilliği ve sade üyelik dönemlerinde her zaman tutarlı bir çizgi izlediğini vurgulayan Şerafettin Turpçu, geçmişten bugüne savunduğu değerlerin arkasında durduğunu belirtti. Siyasette her zaman parti içi demokrasiyi, önseçim mekanizmasını ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerini rehber edindiğini söyleyen deneyimli siyasetçi, bugünkü omurgasız duruşları eleştirdi.

​Krizin Miladı 2018 Kurultayı: Seçimlerin Neden Kaybedildiği Ortaya Çıktı

​CHP'yi bugünkü iç tartışmalara ve güç kaybına sürükleyen sürecin arka planını aralayan Turpçu, sorumluların bugün muhalif rolü oynayan aktörlerin ta kendisi olduğunu iddia etti. 9-10 Mart 2018 tarihinde gerçekleştirilen CHP Olağanüstü Tüzük Kurultayı'nı işaret eden Turpçu, şu ifadeleri kullandı:

​"Aralarında benim de bulunduğum 47 milletvekilinin sunduğu demokratik tüzük önerisini o gün elinin tersiyle itenler, bugün parti içinde büyük kavgalar veriyormuş gibi rol yapıyorlar. Demokratikleşme taleplerimizi kabul etmeyerek CHP’nin önce 2018, ardından da 2023 seçimlerini kaybetmesine doğrudan zemin hazırladılar. Doğal bir sonuç olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) yeniden kazanmasına ve çeyrek asırlık iktidarına adeta can suyu verdiler."

​Gerek o kurultay döneminde gerekse sonrasında kendisi gibi düşen CHP'lilerin sunduğu demokratik tüzük önerilerinin hayata geçirilmesi durumunda AKP'nin çeyrek asır boyunca iktidarda kalamayacağını savunan Turpçu, kurtarıcı ve kurucu iradenin partisi olan CHP'nin bu kadar uzun süre iktidardan uzak kalmayacağını da sözlerine ekledi.

​Koltuk Alanların İkiyüzlülüğü: Dün Başka Bugün Bambaşka

​Parti tabanının ve delegelerin hafızasının güçlü olduğunu hatırlatan Eski Milletvekili, liderlik ve koltuk hırsıyla hareket edenlerin maskelerinin düştüğünü savundu. Altlarına makam ve koltuk tahsis edilenlerin çıkarları uğruna nasıl 180 derece döndüklerini tüm partililerin ibretle izlediğini söyleyen Turpçu, geçmişte statükonun mimarı olanların bugün hiçbir şey olmamış gibi sütten çıkmış ak kaşık rolü oynamasının halk nezdinde inandırıcı olmadığını belirtti.

​Sorumluluktan Kaçma Kolaycılığı: Halk Bu Oyunu Yutmuyor

​Siyasetin her şeyden önce bir sorumluluk bilinci gerektirdiğinin altını çizen Turpçu, normal hayatta da siyasi arenada da karşılığı olmayan bir 'kurtulma' stratejisinin uygulandığını ifade etti. Başarısızlıklarda payı olanların faturayı tek bir kişiye keserek sıyrılmaya çalışmasını sert bir dille eleştiren deneyimli siyasetçi, tüm patırtı ve gürültüye rağmen bu tasfiye ve sorumluluktan kaçış tiyatrosunun ne halkta ne de öz evlatları olan CHP partililerinde hiçbir karşılık bulmadığını açıkça ilan etti.

​İstifa Çağrılarına Karşı Direniş: Cumhuriyet Halk Partisi'ne Sahip Çıkma Zamanı

​Parti içi haksızlıklara ve yönetimsel hatalara kızıp CHP'den istifa etmeyi düşünen üyelere de net bir çağrıda bulunan Şerafettin Turpçu, küsmek yerine mücadele etmeyi seçtiğini dile getirdi. Kendisi gibi düşünen insanlarla birlikte tabana sürekli olarak "İstifa etmeyelim, partimize sahip çıkalım, bu olumsuzlukları el ele, omuz omuza vererek bertaraf edeceğiz" telkininde bulunduklarını belirten Turpçu, bu yapıcı ve birleştirici tutumları nedeniyle mevcut yönetim çevreleri tarafından hedef tahtasına oturtulduklarını ve ağır eleştirilere maruz kaldıklarını saklamadı.

​İki Milyon Üyenin Gücü: Çürüyen İktidara Karşı Büyük Güçler Birliği

​Açıklamasının son bölümünde CHP yöneticilerine ve kayıtlı tüm üyelerine tarihi bir çağrıda bulunan Şerafettin Turpçu, örgütlü gücün karşısında hiçbir iradenin duramayacağını belirtti. Sorunların çözüm adresinin dışarısı değil, partinin özü olduğunu söyleyen Turpçu, manifestosunu şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
​"Her ne olursa olsun, hangi adaletsizlikle karşılaşırsak karşılaşalım Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmeyelim. Tüm haksızlıklara karşı cepheyi terk etmeden, içeride birlikte mücadele edelim. Mademki bu partinin gurur tablosu olan 2 milyon üyesi var; hep birlikte omuz omuza durduğumuzda, 2 milyon üyenin iradesinin önüne kim, hangi haksız dayatmayı koyabilir? Çürüyen ve dökülen çeyrek asırlık AKP iktidarına son verecek tek reçete, CHP’nin önderlik edeceği ve bu devasa üye gücünden beslenecek olan adil bir güçler birliğidir."

Muhabir: Ersin Turan