Bugün iki önemli konudan bahsetmek istiyorum ve İlk olarak Trabzon ile başlıyorum.
Zonguldak’tan Trabzon’a uzanan anlamlı yolculuk, futbolun sadece bir spor değil; emeğin, dayanışmanın ve kardeşliğin ortak dili olduğunu bir kez daha kanıtladı. Trabzonspor’un ev sahipliği yaptığı mücadele öncesinde Papara Park Stadyumu, yeşil sahalarda ender görülen duygu dolu anlara sahne oldu. Yeraltının kahramanları Zonguldaklı madenciler, Trabzon’da adeta birer onur konuğu olarak ağırlandı.
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’dan Anlamlı Jest
Karşılaşma öncesinde Zonguldaklı madenci kafilesiyle bir araya gelen Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, emekçileri çiçeklerle karşıladı. Madencilere gösterdiği yakın ilgiyle dikkat çeken Doğan, Zonguldak’ın simgesi haline gelen maden işçilerini Trabzon’da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade etti. Bu jest, iki maden ve emek kenti arasındaki köklü gönül bağını bir kez daha pekiştirdi.
Tribünlerde Madencilere Saygı Duruşu Niteliğinde Alkışlar
Papara Park tribünlerini dolduran binlerce Trabzonspor taraftarı, Zonguldaklı madencileri stadyuma giriş yaptıkları andan itibaren tezahüratlar ve alkışlarla bağrına bastı. Tribünlerden yükselen coşku, rekabetin ötesine geçerek insanı ve emeği merkeze alan güçlü bir dayanışma atmosferi oluşturdu. Zonguldaklı madenciler, gördükleri bu yoğun sevgi seli karşısında duygusal anlar yaşadı.
ZGC Başkan Yardımcısı Seçkin Kırarslan Madencileri Yalnız Bırakmadı
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) de bu anlamlı buluşmada yerini alarak madenci kafilesine destek verdi. ZGC Başkan Yardımcımız Seçkin Kırarslan, Trabzon’daki stadyumda madencilerle yakından ilgilenerek kendilerine eşlik etti. Madencilerle anı fotoğrafı çektiren ve Zonguldak’ın emek kültürünü Trabzon’da temsil eden Kırarslan, cemiyet olarak her zaman madencilerin yanında olduklarını vurguladı.
Zonguldak ve Trabzon Arasında Hafızalardan Silinmeyecek Köprü
Futbolun birleştirici gücünün en somut örneklerinden birine dönüşen bu özel buluşma, Zonguldak ile Trabzon arasındaki dostluk bağlarını daha da sağlamlaştırdı. Madencilik, emek ve sporun aynı çatı altında birleştiği bu tarihi akşam, Papara Park Stadyumu’nun unutulmaz anıları arasındaki yerini aldı.
XXXXXXXX
XXXXXXXX
ZONGULDAK KİRLİ SENARYOLARA GEÇİT VERMEZ
Zonguldak’ta yaşanan bir çocuk kavgasının, toplumsal gerilimi artıracak şekilde etnik bir tartışmanın parçası haline getirilmeye çalışılması, sağduyu sahibi herkesin dikkatle yaklaşması gereken bir tablo ortaya çıkarıyor.
Bir çocuğun yaşadığı tartışmayı alıp Türk-Kürt ayrışmasına taşımak, yıllardır aynı şehirde ekmeğinin peşinde yaşayan insanları karşı karşıya getirmek ne Zonguldak’a ne de Türkiye’ye fayda sağlar.
Tam da “Terörsüz Türkiye” hedefinin konuşulduğu, toplumun farklı kesimleri arasında birlik ve beraberliğin daha fazla önem kazandığı bir dönemde, yaşanan her olay üzerinden yeni fay hatları oluşturmaya çalışmak son derece tehlikelidir.
Mesele Çocuk Kavgasıysa Çözüm de Hukuktadır
Ortada bir suç veya mağduriyet varsa yapılması gereken bellidir.
Güvenlik güçleri olayı araştırır, delilleri toplar, sorumlular belirlenir ve hukuk neyi gerektiriyorsa o uygulanır.
Ancak sıradan bir adli olayı toplumun tamamını ilgilendiren etnik bir çatışma görüntüsüne dönüştürmek, meseleyi çözmek yerine daha büyük bir gerilimin önünü açabilir.
Zonguldak’ın ihtiyacı olan şey kavga değil, sağduyudur.
Yıllardır Aynı Toprağı Paylaşıyorlar
Zonguldak, Türkiye’nin dört bir yanından insanların yıllardır çalışmak ve ekmek kazanmak için geldiği bir kent.
Maden ocaklarında, fabrikalarda, tarlalarda ve farklı sektörlerde insanlar aynı sofrayı, aynı sokağı, aynı hayatı paylaşıyor.
Bu nedenle herhangi bir olay üzerinden Zonguldaklılarla başka şehirlerden gelen vatandaşları karşı karşıya getirmeye çalışmak, yalnızca toplumsal huzura zarar verir.
Bu şehir, farklılıkları üzerinden değil, ortak değerleri üzerinden büyümüştür.
Zonguldak Kardeşliğine Sahip Çıkmalı
Bugün yapılması gereken, sosyal medyada veya farklı platformlarda gerilimi tırmandıracak söylemler üretmek değil; olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını beklemektir.
Suç varsa suçlunun kimliğine, memleketine veya kökenine bakılmadan hukuk işletilmelidir.
Çünkü adaletin ölçüsü kimlik değil, yapılan eylemdir.
Bir kişinin yaptığı yanlış üzerinden bir topluluğun tamamını suçlamak ise ne adalettir ne de vicdan.
Kirli Senaryolara Karşı En Güçlü Cevap Sağduyudur
Zonguldak’ın geçmişi, dayanışmanın ve kardeşliğin hikâyeleriyle dolu.
Bu nedenle kimsenin bir çocuk kavgasından toplumsal bir çatışma çıkarmasına izin verilmemeli.
Devlet üzerine düşen görevi yapmalı, olayın bütün boyutları ortaya çıkarılmalı ve varsa sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir.
Vatandaşa düşen ise provokasyonlara karşı dikkatli olmak, doğrulanmamış bilgilerle hareket etmemek ve toplumsal barışı hedef alan söylemlere prim vermemektir.
Zonguldak’ın vereceği en güçlü cevap bellidir:
Bu şehir kardeşliğini bozacak hiçbir senaryoya teslim olmayacak.
Zonguldak’ta kavganın değil, sağduyunun; ayrışmanın değil, kardeşliğin kazanmasına izin verilecek.