Dolandırıcıların yeni yöntemi, daha önce dolandırılan kişileri yeniden hedef alıyor. “Paranızı geri alacağız” diyerek mağdurlara ulaşan şebekeler; sahte avukat, banka görevlisi ve kamu çalışanı gibi davranarak ikinci kez para talep ediyor.

Siber suç uzmanı Avukat Dr. Ceren Küpeli, bazı mağdurların bu yöntemle evini ve arabasını dahi kaybettiğini açıkladı.

Dolandırıcılık yöntemlerine her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Son dönemde dikkat çeken yöntemlerden biri ise daha önce dolandırılmış kişilerin yeniden hedef alınması.

“İkincil dolandırıcılık” olarak adlandırılan yöntemde dolandırıcılar, ilk mağduriyetin ardından kişiye ulaşarak kaybettiği parasını geri alabileceğini söylüyor. Mağdurun daha önce yaşadığı dolandırıcılık hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi ise güven duygusunu artırıyor.

Siber suç uzmanı Avukat Dr. Ceren Küpeli, Hürriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamalarda bu yöntemin giderek yaygınlaştığına dikkat çekti.

Mağdurların Bilgileri Yeniden Kullanılıyor

Dolandırıcıların daha önce mağdur edilmiş kişilere nasıl ulaştığı merak edilirken, Küpeli dikkat çeken bir sisteme işaret etti.

Küpeli’ye göre dolandırıcılık şebekeleri, mağdurlar hakkında elde ettikleri bilgileri yeniden kullanabiliyor. Mağdurun ne kadar para kaybettiği, hangi yöntemle kandırıldığı, hangi noktada ikna olduğu, yaşı ve hatta yalnız yaşayıp yaşamadığı gibi bilgiler dolandırıcıların elinde bulunabiliyor.

Bu kişilerin yer aldığı listeler ise dolandırıcılık dünyasında “sucker list” yani “kolay av listesi” olarak tanımlanıyor.

Küpeli, özellikle yüksek miktarda para kaybeden kişilerin ikinci kez dolandırılmak açısından daha kolay hedef haline gelebildiğini belirtti.

“Evini Ve Arabasını Kaybedenler Var”

İkincil dolandırıcılık vakalarında karşılaşılan tabloların son derece ağır olduğunu belirten Küpeli, bazı mağdurların ilk kayıplarını telafi etme umuduyla ellerinde kalan son parayı da dolandırıcılara kaptırdığını söyledi.

Dolandırıcıların önce yatırım platformunda parasını kaybeden kişiyi hedef alabildiğini belirten Küpeli, kendisini “fon uzmanı” veya “avukat” olarak tanıtan kişilerin mağdura ulaşarak, “Paranızın izini sürdük, bloke kaldırılması için ödeme yapmanız gerekiyor” şeklinde bahaneler ürettiğini ifade etti.

Mağdurların kimi zaman kalan paralarını, hatta borç aldıkları miktarları dahi bu kişilere gönderdiğini belirten Küpeli, bazı vakalarda ikinci kaybın ilk dolandırıcılığı geride bıraktığını aktardı.

Küpeli, en ağır dosyalarda mağdurların ömür boyu biriktirdikleri paraların ardından, “parasını kurtarma” umuduyla evini, arabasını hatta cep telefonunu bile kaybettiğini söyledi.

Dolandırıcılık Adeta Tiyatro Gibi Kurgulanıyor

İkincil dolandırıcılıkların amatörce yapılmadığını vurgulayan Küpeli, şebekelerin farklı kişiliklere bürünerek mağdurun güvenini kazandığını belirtti.

Bu yöntemi “senaryolu örgüt dolandırıcılığı” olarak tanımlayan Küpeli, şebekelerde herkesin farklı bir rol üstlendiğini ifade etti.

Önce bir kişi arayarak “Paranızı bulduk, iade süreci başladı” şeklinde umut veriyor. Ardından sahte bir avukat devreye girerek dava masrafı talep ediyor. Sonrasında ise banka görevlisi olduğunu söyleyen başka bir kişi, transfer veya işlem ücreti istiyor.

Süreç; sahte evraklar, taklit edilmiş kurumsal telefon numaraları ve sahte resmî e-postalarla destekleniyor.

Küpeli, bu yöntemin temel amacının mağdurda “Bu kadar çok kişi ve resmî evrak yalan olamaz” algısı oluşturmak olduğunu belirtti.

“Bukalemun Kimlik” Kullanıyorlar

Dolandırıcıların mağdurun güven duyacağı kimliğe büründüğünü belirten Küpeli, bu yöntemi daha önce gündeme getirdikleri “Bukalemun Kimlik” kavramıyla açıkladı.

Küpeli’ye göre dolandırıcılar, karşılarındaki kişinin yaşına, eğitimine ve içinde bulunduğu psikolojik duruma göre farklı bir kimlik kullanıyor.

Yaşlı bir kişinin karşısına polis tanıdığı olarak çıkabilen dolandırıcı, eğitimli bir kişiyi hukukçu olduğuna inandırmaya çalışabiliyor. Panik halindeki bir mağdura ise güven veren bir “yetkili” gibi yaklaşabiliyor.

Bu 3 İşarete Dikkat!

İkincil dolandırıcılıklarda mağdurların özellikle üç konuda dikkatli olması gerekiyor:

1- Kendini avukat, savcı, polis veya banka çalışanı olarak tanıtan kişiler

Telefonla arayarak kendisini resmî görevli olarak tanıtan ve para göndermenizi veya kişisel bilgilerinizi paylaşmanızı isteyen kişilere karşı dikkatli olunması gerekiyor.

Şüpheli bir arama halinde görüşmenin sonlandırılması ve ilgili kurumla resmî iletişim kanalları üzerinden doğrudan iletişime geçilmesi önem taşıyor.

2- Komisyon, vergi veya bloke kaldırma ücreti adı altında para istenmesi

“Paranızı geri alabilmeniz için ödeme yapmanız gerekiyor” denilerek komisyon, vergi, sigorta veya bloke kaldırma bedeli gibi gerekçelerle para talep edilmesi önemli bir şüphe işareti.

Özellikle yabancı ülkelerdeki banka hesapları gösterilerek ön ödeme istenmesine karşı da dikkatli olunması gerekiyor.

3- Aciliyet ve baskı oluşturulması

“Hemen ödeme yapın”, “Bugün son gün”, “Dosyanız kapanacak” gibi ifadelerle mağdurun karar vermesi engellenmeye çalışılabiliyor.

Uzmanlar, böyle bir durumda işlemin durdurulmasını ve karşı tarafın bağımsız şekilde araştırılmasını öneriyor.

Dolandırıldıysanız İlk Saatler Çok Önemli

Dolandırıcılık mağdurlarının vakit kaybetmeden Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya en yakın kolluk birimine başvurması gerekiyor.

Mesajlar, arama kayıtları, banka dekontları, IBAN bilgileri, kripto cüzdan adresleri, ekran görüntüleri ve sahte belgeler gibi tüm dijital delillerin silinmeden saklanması büyük önem taşıyor.

Küpeli, özellikle paranın banka üzerinden gönderildiği durumlarda ilk saatlerin kritik olduğunu belirtti.

Hızlı başvuru yapılması halinde bankadan bloke ve ters ibra talep edilebileceğini belirten Küpeli, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılıkların Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilebildiğini ifade etti.

Vakalara göre ceza davasının yanı sıra maddi ve manevi tazminat davası açılması ve faillerin malvarlıklarına ihtiyati tedbir uygulanmasının da mümkün olabileceğini belirten Küpeli, kripto para ve yurt dışı bağlantılı dosyalarda ise MASAK bildirimleri ile uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının devreye girebildiğini söyledi.

Uzmanlara göre dolandırılan paranın geri alınıp alınamayacağında ise hızlı hareket etmek, doğru delilleri korumak ve faillerin malvarlığına ulaşabilmek belirleyici rol oynuyor.

Yorumlar
Editör Hakkında