AK Parti Zonguldak eski Milletvekili Hamdi Uçar, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin Editör Masası’nda kentin siyasetten ekonomiye, belediyecilikten hastane ve okul sorunlarına kadar birçok başlığını değerlendirdi. Uçar, Zonguldak’ın güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç duyduğunu söylerken, belediyelerin asli görevlerine dönmesi gerektiğini savundu. Zonguldak Belediyesi’nin personel yapısı, borçları ve hizmet anlayışını eleştiren Uçar, Kozlu’daki spor salonundan Yayla’daki Kız Meslek Lisesi’ne, hastanenin konumundan kentteki otopark sorununa kadar çok sayıda konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“Basın Camiasını Ailemizin Bir Parçası Olarak Gördük”
AK Parti Zonguldak eski Milletvekili Hamdi Uçar, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin Editör Masası programına konuk olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Uzun bir aradan sonra basın mensuplarıyla aynı masa etrafında buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Uçar, geçmişten bugüne Zonguldak basınıyla kurduğu ilişkinin kendisi açısından özel bir anlam taşıdığını söyledi.
Uçar, gazetecilerle yalnızca siyasi görevleri döneminde değil, milletvekilliğinin ardından da şehir içerisinde çeşitli etkinlik ve programlarda bir araya gelmeye devam ettiğini belirterek, Zonguldak’ın siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel meselelerinin samimi bir ortamda tartışılmasının önemine dikkat çekti.
Siyasette aktif görevde olmadığı yaklaşık üç-dört yıllık süreçte de kentin gündemini yakından takip ettiğini belirten Uçar, Zonguldak’ın büyümesi, gelişmesi ve sosyal-ekonomik açıdan daha canlı bir şehir haline gelmesi için düşüncelerinin ve tavsiyelerinin bulunduğunu ifade etti.
Mustafa Çağlayan’a Övgü: “Tırnaklarıyla Buraya Geldi”
Hamdi Uçar, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan ile ilgili değerlendirmesinde ise geçmişe dayanan siyasi birlikteliklerine dikkat çekti.
Çağlayan’ı siyasete başladığı dönemlerden tanıdığını belirten Uçar, onun gençlik kollarında görev aldığı dönemlerden itibaren teşkilatın içerisinde bulunduğunu söyledi.
Çağlayan’ın belediye meclis üyeliği döneminde de birlikte çalıştıklarını aktaran Uçar, kendisinin o dönemde il başkanı olduğunu hatırlattı.
Çağlayan’ın merkez ilçe başkanlığı ve il başkanlığı süreçlerinde de birlikte çalıştıklarını belirten Uçar, “Tırnaklarıyla buraya gelmiş, camianın içerisinden gelen bir arkadaşımız” değerlendirmesinde bulundu.
Uçar, siyasette veya basın camiasında yıllar boyunca emek veren insanların emeğine saygı duyduğunu da vurguladı.
“Zonguldak Olumsuz Gelişmelerden En Erken Etkilenen İllerden Biri”
Ekonomik gelişmelerin Zonguldak üzerindeki etkisini de değerlendiren Uçar, kentin ekonomik yapısının kırılgan olduğunu savundu.
Zonguldak’ın sanayi, ticaret ve turizm alanlarında yeterince çeşitlenmiş ve güçlü bir ekonomik yapıya sahip olmadığını belirten Uçar, bu nedenle Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuz gelişmelerin kente doğrudan yansıdığını söyledi.
Uçar, ekonomik sorunların yalnızca ticaret hayatını etkilemediğini, toplum üzerinde psikolojik bir baskı da oluşturduğunu ifade etti.
Televizyon ekranlarında ekonomik krizler, fon soruşturmaları veya benzeri gelişmelerle ilgili haberleri gören vatandaşların, olayın doğrudan içerisinde olmasalar bile huzursuzluk yaşayabildiğini belirten Uçar, ekonomik kırılganlığın Zonguldak'ta hem ticari hem de psikolojik sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
Bakanın İstifası Tartışmasına Mesafeli Yaklaştı
Fon krizi ve gündeme gelen soruşturmalar üzerinden Maliye Bakanı’nın istifa edip etmemesi yönündeki soruyu da yanıtlayan Uçar, bir olay üzerinden doğrudan bir bakanın sorumlu tutulmasının doğru olmayabileceğini söyledi.
Bakanla ilgili kararın Cumhurbaşkanı’na ait olduğunu belirten Uçar, yaşanan olayların ardından bir kişinin istifasını istemenin meselenin tamamını çözmeyeceğini ifade etti.
Uçar’a göre başlayan bir süreç varsa, süreç içerisindeki eksiklik ve hataların tespit edilmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılması gerekiyor.
“Zonguldak’ın Güçlü Bir Siyasetçiye İhtiyacı Var”
Zonguldak’ın “abi” niteliğinde bir isme mi yoksa güçlü bir siyasetçiye mi ihtiyaç duyduğu yönündeki soruya da dikkat çekici bir yanıt veren Uçar, iki kavramın aslında birbirinden ayrılmaması gerektiğini savundu.
Uçar, Zonguldak’ın güçlü bir siyasetçiye ihtiyacı olduğunu belirtirken, bu kişinin yalnızca siyasi alanda değil; ticarette, kamu kurumlarında ve kentin diğer önemli alanlarında da ağırlığı bulunan, sözü dinlenen bir isim olması gerektiğini söyledi.
Zonguldak’ın mevcut durumda biraz dağınık bir görüntü verdiğini belirten Uçar, kent adına daha üst düzeyde ve etkili bir siyasi iradeye ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
“Siyasete Girdiğim İçin Pişman Değilim”
Siyasete giriş hikâyesini de anlatan Hamdi Uçar, 2001-2002 dönemine kadar herhangi bir siyasi yapının içerisinde aktif olarak bulunmadığını söyledi.
2000’li yılların başındaki siyasi ve ekonomik ortamın toplum üzerinde ciddi bir psikolojik etki oluşturduğunu belirten Uçar, insanların ülkenin içerisinde bulunduğu tablodan çıkış aradığını ifade etti.
Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın performansının da kendisi üzerinde etkili olduğunu belirten Uçar, bu süreçte siyasete dahil olmaya karar verdiğini söyledi.
Siyasete girdikten sonra ise “Ben artık yokum” demenin kolay olmadığını ifade eden Uçar, siyasetçinin arkasında kendisine güvenen ve destek veren bir ekip bulunduğunu dile getirdi.
Bu nedenle siyasi gelecekle ilgili kararların tek başına alınamayacağını belirten Uçar, adaylık veya görev konusunda ekip arkadaşlarıyla istişare edilmesi gerektiğini söyledi.
“23 Yıllık Siyasi Geçmişimden Pişman Değilim”
Uçar, siyasete girdiği için pişman olup olmadığı sorusuna ise net yanıt verdi.
Siyaset yaptığı dönemde çok sayıda dost ve arkadaş kazandığını belirten Uçar, ticaret hayatının yanı sıra şehir için birtakım değişikliklerin gerçekleşmesi adına da mücadele ettiğini söyledi.
İl başkanlığı ve milletvekilliği dönemlerinden pişman olmadığını ifade eden Uçar, bundan sonraki süreçte de milletvekilliği veya belediye başkanlığı gibi bir göreve talip olup olmayacağının yalnızca kendi kararına bağlı olmadığını belirtti.
23 yıllık siyasi geçmişin oluşturduğu bir ekip ruhunun bulunduğunu söyleyen Uçar, kendisiyle aynı siyasi süreçlerden geçen arkadaşlarının görüşlerinin de önemli olduğunu vurguladı.
“Bu Saatten Sonra Benim İçin Görev Almak Büyük Bir Yük Almak Demektir”
Uçar, yeniden aktif siyasete dönme ihtimali konusunda ise dikkat çekici ifadeler kullandı.
İlçe başkanlığı, il başkanlığı ve milletvekilliği gibi görevlerin ne anlama geldiğini yaşayarak öğrendiğini belirten Uçar, yeni görevlerin kendisi açısından yalnızca bir makam anlamına gelmeyeceğini, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve yük getireceğini söyledi.
Siyasette yalnızca makam sahibi olma arzusuyla hareket edilmemesi gerektiğini savunan Uçar, bir göreve talip olan kişinin öncelikle o görevin gerektirdiği sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağını değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Uçar, “Ben milletvekili olayım, belediye başkanı olayım” anlayışının tek başına yeterli olmadığını; önemli olanın siyasi yapıya ve kente gerçekten fayda sağlayabilmek olduğunu vurguladı.
Merkez İlçe Başkanlığı Değişikliği: “İl Başkanıyla Uyumlu Çalışacak Bir İsim Olmalı”
AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı’ndaki değişimi de değerlendiren Uçar, geçmişte kendisinin yaptığı ilçe başkanı görevlendirmelerinden örnek verdi.
İlçe başkanlığı seçimlerinde hiçbir zaman bir ismi kendi iradesiyle dayatmadığını belirten Uçar, öncelikle il başkanının kimle uyumlu çalışabileceğinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kendisinin de geçmişte koordinatörlük yaptığı dönemlerde benzer yöntem izlediğini aktaran Uçar, teşkilatın başarısının il ve ilçe yönetimlerinin uyumlu çalışmasına bağlı olduğunu ifade etti.
Yeni Merkez İlçe Başkanı’nın seçim öncesi önemli bir görev üstlendiğini belirten Uçar, tercih edilen ismin daha tecrübeli ve olgun bir isim olmasının bilinçli bir tercih olduğunu düşündüğünü söyledi.
“Merkez İlçe Başkanları Sürekli Değişmemeli”
Merkez İlçe Başkanlığı görevinde sık yaşanan değişikliklere de eleştiri getiren Uçar, bunun yalnızca AK Parti açısından değil, tüm siyasi partiler ve kurumlar açısından önemli bir problem olduğunu söyledi.
Bir kurumun başındaki insanların bir veya iki yıl içerisinde sürekli değiştirilmesinin kurumsal hafızayı ve çalışma düzenini bozabileceğini belirten Uçar, kendi döneminde ilçe başkanlarıyla daha uzun süre çalıştıklarını ve bunun başarıya katkı sunduğunu ifade etti.
Önceki Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıldız’ın neden görevden alındığını bilmediğini belirten Uçar, bu konuda mevcut yöneticilere herhangi bir soru yöneltmediğini söyledi.
Kendisinin artık fiili bir görevde bulunmadığını hatırlatan Uçar, bu tür konuların mevcut milletvekilleri ve teşkilat sorumluları tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yeni Merkez İlçe Başkanı’nın önünde zor bir dönem bulunduğunu da ifade eden Uçar, yaklaşık bir yıl sonra seçim atmosferine girileceğini ve Merkez İlçe’nin seçimlerde çok önemli bir rol üstleneceğini söyledi.
“Bir Yıl Sonra Seçim Havasına Girilecek”
Seçim takvimine ilişkin değerlendirmesinde ise Uçar, yaklaşık bir yıl sonra Türkiye’nin yeniden yoğun bir seçim atmosferine gireceğini ifade etti.
Mart, eylül ve ekim ayları üzerinden çeşitli değerlendirmelerin yapıldığını belirten Uçar, siyasi partilerin de buna göre hazırlıklarını sürdürdüğünü söyledi.
MHP’nin milletvekili aday adaylığı sürecine ilişkin isim toplamaya başladığı yönündeki açıklamaları da hatırlatan Uçar, siyasette seçim hazırlıklarının şimdiden başladığına dikkat çekti.
Zonguldak Belediyesi’ne Sert Eleştiri: “Şehir Köy Yollarından Bile Kötü”
Hamdi Uçar’ın en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise Zonguldak Belediyesi’nin mevcut durumuna ilişkin oldu.
Zonguldak’ın trafik, altyapı ve kent düzeni açısından ciddi sorunlar yaşadığını savunan Uçar, özellikle mahalle yollarının durumunu sert sözlerle eleştirdi.
Kendisinin geçmişte yaşadığı mahallelerden birine gittiğini anlatan Uçar, gördüğü manzara karşısında şaşkınlık yaşadığını söyledi.
Uçar, bazı mahalle yollarının köy yollarından bile kötü durumda olduğunu savunarak, altyapının da ciddi şekilde yıprandığını ifade etti.
Şehir merkezindeki tablonun daha da kötü olduğunu belirten Uçar, kentte yeterli altyapı çalışması ve görünür bir belediyecilik faaliyeti göremediğini söyledi.
“Belediyenin Asıl İşi Kafe Açmak Değil”
Zonguldak Belediyesi’nin Kent Lokantası, Halk Ekmek ve çeşitli kafe işletmeleri üzerinden yürüttüğü hizmet anlayışını da eleştiren Uçar, belediyelerin ticari işletmecilik yerine asli görevlerine odaklanması gerektiğini savundu.
Kentte zaten çok sayıda kafe ve restoran bulunduğunu belirten Uçar, belediyenin özel sektörle doğrudan rekabet etmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Uçar’a göre belediyelerin önceliği altyapı, ulaşım, otopark, şehir planlaması ve vatandaşın yaşam kalitesini artıracak hizmetler olmalı.
Belediyenin ticari işletmeler açarken aynı zamanda kent esnafından vergi ve çeşitli ödemeler aldığını belirten Uçar, bunun esnaf açısından da ciddi bir rekabet baskısı oluşturduğunu savundu.
“Belediyenin Borcunu Açıklasınlar”
Belediyelerde personel giderlerinin önemli bir maliyet kalemi olduğunu belirten Uçar, Zonguldak Belediyesi’nde 500’ün üzerinde yeni personel alındığı yönündeki iddialara dikkat çekti.
Personel sayısının artmasının belediye bütçesi üzerinde ciddi bir yük oluşturacağını ifade eden Uçar, yönetimin göreve geldiği günkü borç ile bugün ulaşılan borcun kamuoyuna açık biçimde karşılaştırılması gerektiğini söyledi.
Uçar, belediye yönetimine açık bir çağrıda bulunarak, göreve başladığı gün ne kadar borç devralındığının ve bugün borcun hangi noktaya geldiğinin açıklanmasını istedi.
Bununla birlikte belediyenin geçen yaklaşık iki buçuk yıllık süreçte hangi projeleri hayata geçirdiğinin de kamuoyuna anlatılması gerektiğini savundu.
“Önceki Dönemin Projelerine Sahip Çıkılmalı”
Önceki belediye döneminde hayata geçirilen bazı projelerin mevcut yönetim tarafından yeterince sahiplenilmediğini savunan Uçar, belediyecilik anlayışının geçmişle kavga etmek yerine mevcut eserlerin üzerine yeni çalışmalar eklemek olması gerektiğini söyledi.
Kentteki bazı sosyal alanlar, cami çevresi düzenlemeleri, kavşak ve ulaşım projelerinin şehir açısından önemli olduğunu belirten Uçar, özellikle kente giriş-çıkış noktalarındaki düzenlemelerin Zonguldak’ın görüntüsüne katkı sunduğunu ifade etti.
Uçar, yapılan projelerde eksik veya hata varsa bunların giderilebileceğini, ancak mevcut projelerin tamamen göz ardı edilmesinin doğru olmadığını söyledi.
“Zonguldak’ın Asıl Sorunu Otopark”
Zonguldak’ın en önemli sorunlarından birinin otopark olduğunu belirten Uçar, buna rağmen kentte köklü çözüm önerilerinin yeterince gündeme getirilmediğini savundu.
Kent merkezinde otopark ihtiyacı büyürken büfe, manav, kafe ve benzeri işletmelerle uğraşılmasının önceliklerin yanlış belirlendiğini gösterdiğini söyleyen Uçar, belediyelerin kentte uzun vadeli sorunlara odaklanması gerektiğini ifade etti.
“Her Çalışmanın Bir Gün Faturası Çıkar”
Belediyelere yönelik müfettiş incelemeleri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Uçar, denetimlerin hem geçmiş hem de mevcut dönemleri kapsaması gerektiğini söyledi.
Zonguldak Belediyesi’nin yanı sıra Kozlu Belediyesi’nde de müfettiş incelemeleri yapıldığını belirten Uçar, denetimlerin siyasi ayrım gözetmeksizin yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Uçar, son dönemde çeşitli belediyelerle ilgili gündeme gelen iddiaların siyasete olan güveni zedelediğini savundu.
Bu durumun yalnızca bir siyasi partiye mal edilemeyeceğini belirten Uçar, farklı partilerde benzer olayların yaşanmasının siyasete yönelik güven açısından ciddi bir problem oluşturduğunu söyledi.
“Her çalışmanın mutlaka er ya da geç bir faturası olur” diyen Uçar, müfettişlerin yaptıkları incelemelerin sonuçlarının zaman içerisinde ortaya çıkacağını ifade etti.
Kozlu Spor Salonu Tartışması: “Bu Projenin Nasıl Yapıldığını Araştırın”
Uçar, Kozlu’daki 1.500 kişilik spor salonu üzerinden de geçmiş dönemde yapılan yatırımlara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Göreve gelen Kozlu Belediye Başkanı ile yaptığı görüşmede spor salonunun yanlış yerde yapıldığı yönünde bir değerlendirme duyduğunu belirten Uçar, bunun üzerine salonun nasıl ve hangi şartlarda yapıldığını anlattı.
İlk aşamada tribünsüz bir spor salonu projesinin gündeme geldiğini belirten Uçar, kendilerinin ise şehir içinde böyle bir spor salonunun yeterli olmayacağını savunduklarını söyledi.
Ardından uluslararası müsabakalara uygun, seyircili ve daha işlevsel bir proje üzerinde çalışıldığını aktaran Uçar, sonuçta 1.500 kişilik bir spor salonunun hayata geçirildiğini belirtti.
Salonun yalnızca basketbol ve voleybol için değil, farklı spor faaliyetleri için de kullanılabildiğini ifade eden Uçar, konumu itibarıyla ulaşım ve otopark açısından da avantajlı olduğunu söyledi.
Salonun yapım aşamasında sözleşmenin sona ermesine kısa süre kala çeşitli girişimlerde bulunulduğunu anlatan Uçar, projenin iptal edilmemesi için dönemin il yönetimi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı nezdinde çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
“Geçmişle Kavga Etmek Yerine Üzerine Yeni Şeyler Koyun”
Kozlu’daki yatırımlar konusunda belediye yönetimlerine de mesaj veren Uçar, geçmiş dönemde yapılan eserlerin eksiklerinin giderilmesi gerektiğini söyledi.
“Bu proje yapılmış. Bundan sonra bunun üzerine ne katabiliriz?” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini savunan Uçar, spor salonu ve çevresindeki alanların bakım, temizlik ve onarımının yapılmasının bile önemli bir katkı olacağını ifade etti.
Zonguldak ve Kozlu’da ekonomik sıkıntıların gerekçe gösterilmesini de eleştiren Uçar, belediyelerin gelirlerinin geçmiş yıllara göre arttığını savundu.
İller Bankası gelirleri ve vergi tahsilatlarının artış gösterdiğini belirten Uçar, asıl meselenin elde edilen kaynakların nasıl kullanıldığı olduğunu söyledi.
Personel giderlerinin kontrolsüz şekilde artırılması halinde belediyelerin mali açıdan zorlanmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Uçar, “İşçi alın, bunun üzerine kurulmuş bir siyaset anlayışı” ile hareket edilmesinin yerel yönetimleri çıkmaza sürükleyebileceğini savundu.
“Belediye Başkanlarının Parti Değiştirmesini Çok Doğru Bulmuyorum”
Türkiye genelinde farklı partilerden belediye başkanlarının AK Parti’ye geçmesi yönündeki gelişmeler hakkında da görüşlerini açıklayan Uçar, parti değişikliklerine genel olarak mesafeli yaklaştı.
Belediye başkanlarının seçildikleri partiden başka bir siyasi partiye geçmesini doğru bulmadığını belirten Uçar, ancak geçmişte AK Parti’den aday adayı olmuş, başka bir partiden seçimi kazanmış ve görev sürecinde kendisini başarılı şekilde kanıtlamış isimlerin yeniden değerlendirilmesini farklı bir durum olarak gördüğünü söyledi.
Uçar, başarılı, projeci ve merkezi hükümet desteğiyle önemli işler yapabilecek belediye başkanlarının partiye kazandırılabileceğini ifade etti.
Ancak Zonguldak özelinde böyle bir isim veya geçiş konusunda kendisine ulaşmış net bir bilgi bulunmadığını belirten Uçar, bu tür değerlendirmelerin parti yönetiminin kararı olduğunu söyledi.
Yayla Konusunda “Böyle Bir Duyum Almadım” Dedi
Yıkılan Yayla Okulu alanıyla ilgili kendisine yöneltilen soruya da yanıt veren Uçar, söz konusu alanla ilgili herhangi bir siyasi transfer veya belediye başkanlığı iddiasından haberdar olmadığını söyledi.
Uçar, başarılı ve projeci bir belediye başkanının merkezi hükümet desteğiyle daha fazla hizmet üretebileceğine inanılması halinde partiye kazandırılabileceğini ancak Zonguldak’ta böyle bir durumun söz konusu olduğuna dair bir bilgisi bulunmadığını ifade etti.
“Kız Meslek Lisesi Oradan Kaldırılmalıydı”
Yayla bölgesiyle ilgili değerlendirmesinde Uçar, geçmişte Kız Meslek Lisesi’nin bulunduğu alandan kaldırılması gerektiğini savunduğunu hatırlattı.
Uçar’a göre bölgedeki okul ve hastane yerleşimi kent ulaşımı açısından ciddi sorunlar oluşturuyor.
Daha önce hastanenin de mevcut konumuna yapılmasının doğru olmadığını savunduğunu belirten Uçar, 69 Ambarları bölgesinde yatay mimariyle beş katlı bir hastane projesi üzerinde çalışıldığını anlattı.
Bu bölgenin Devrek, Çaycuma ve Gökçebey yönünden gelen vatandaşlar açısından daha ulaşılabilir olduğunu belirten Uçar, Çınartepe, Asma, Karaelmas ve Mithatpaşa gibi mahallelerin de bu bölgeye yakın olduğuna dikkat çekti.
Uçar, böyle bir hastanenin yapılması halinde hem mevcut hastanenin yoğunluğunun hem de kent merkezindeki trafik yükünün azalabileceğini savundu.
Ancak söz konusu alanla ilgili “dere yatağı” gerekçesiyle çeşitli itirazlar yapıldığını belirten Uçar, daha sonra bölgede başka kamu binalarının yapılmasını da sorguladı.
“Hastanenin Çevresi Çilekeş Bir Hale Geldi”
Mevcut hastaneyi ziyaret ettiğini belirten Uçar, hastane çevresindeki trafik ve otopark sorununu sert sözlerle eleştirdi.
Özellikle otopark sıkıntısının büyük boyutlara ulaştığını söyleyen Uçar, Kız Meslek Lisesi’nin bulunduğu bölgede iki aracın dahi zor hareket ettiğini ifade etti.
Okula öğrenci taşıyan araçlar ile hastane ve çevresindeki yoğunluğun bölgedeki ulaşımı daha da zorlaştırdığını belirten Uçar, geçmişte okulun başka bir alana taşınması yönünde girişimlerde bulunduğunu söyledi.
Bu amaçla dönemin bakanının Zonguldak’a getirildiğini ve taşınma konusunda olumlu yaklaşım gördüklerini belirten Uçar, ancak süreç başlatılırken ismini vermediği bir kişinin müdahalesiyle çalışmanın durduğunu iddia etti.
“Biz Burada Yaşıyoruz, İnsanlar Bu Çileyi Çekiyor”
Kentin sorunlarını gündeme getirmesinin temel nedeninin Zonguldak’ta yaşayan ailesi ve çevresi olduğunu belirten Uçar, kendisinin de bu şehrin bir parçası olduğunu vurguladı.
Tedavi için zaman zaman Ankara veya İstanbul’daki özel hastaneleri kullandığını belirten Uçar, bunun Zonguldak’taki insanların yaşadığı sorunları ortadan kaldırmadığını söyledi.
Uçar, “Biz burada yaşıyoruz” diyerek kentin ulaşım, sağlık, eğitim ve altyapı problemlerinin herkes tarafından hissedildiğini ifade etti.
“Tarihi Koruyacaksak Eski Valilik Binasını Neden Koruyamadık?”
Yayla’daki okul binasının korunması gerektiği yönündeki görüşlere de tepki gösteren Uçar, tarihi eserlerin korunması gerektiğini savunduğunu ancak bunun tutarlı şekilde yapılması gerektiğini söyledi.
Uçar, geçmişte yıkılan eski Valilik binasını örnek göstererek, gerçekten korunması gereken yapılardan birinin o bina olduğunu ifade etti.
Eski Valilik binasının önündeki açık alanın da kent açısından önemli olduğunu belirten Uçar, burada miting, toplantı ve çeşitli sosyal etkinliklerin gerçekleştirilebildiğini hatırlattı.
Bu nedenle tarihi yapıların korunması konusunda geçmişte yapılan uygulamaların da sorgulanması gerektiğini savundu.
“Kız Meslek Lisesi Çürümeye Terk Edildi”
Uçar, Kız Meslek Lisesi’nin mevcut durumunun ise artık kamuoyunun gündemine taşınması gerektiğini söyledi.
Binanın kullanılmadan bırakılmasını ve zaman içerisinde yıpranmasını eleştiren Uçar, basın kuruluşlarına çağrıda bulunarak konunun yeniden gündeme getirilmesini istedi.
Uçar, “Çıksın, siz yazın. Gündeme taşıyın” diyerek, binanın geleceği konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Hastane İçin Yeni Öneri: “Beş Katlı Kompleks Ve 500 Araçlık Otopark”
Hastanenin arkasında bulunan eski bina konusunda da yeni bir öneri ortaya koyan Uçar, mevcut yapının güçlendirilmesi yerine kapsamlı bir proje hazırlanabileceğini söyledi.
Binanın yıkılarak yerine beş katlı yeni bir hastane kompleksi yapılmasını öneren Uçar, kadın doğum ve göğüs hastalıkları gibi bazı birimlerin de bu yapıya taşınabileceğini ifade etti.
Uçar ayrıca projenin altında 400-500 araçlık kapalı otopark yapılabileceğini belirtti.
Hastanede yaklaşık 1.000 personelin görev yaptığını ve bunların önemli bir bölümünün araçlarıyla işe geldiğini söyleyen Uçar, personel araçları için ayrı bir otopark alanı oluşturulmasının çevredeki trafik yükünü önemli ölçüde azaltabileceğini savundu.
“Deprem Testi Yapılıyorsa Artık Karar Verilmeli”
Hastanenin eski binasıyla ilgili deprem güvenliği çalışmalarına da değinen Uçar, uzun süredir test ve incelemeler yapıldığını belirtti.
Binanın güçlendirilip güçlendirilmeyeceği konusunda artık net bir karar verilmesi gerektiğini söyleyen Uçar, deprem açısından güvenli olup olmadığı belirsizliğinin daha fazla sürdürülmemesi gerektiğini ifade etti.
Uçar’ın Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin Editör Masası’nda yaptığı açıklamalar; kent siyaseti, belediyelerin yönetim anlayışı, ekonomik kırılganlık, teşkilat yapılanması, sağlık yatırımları, eğitim kurumları, otopark ve şehir planlaması gibi birçok başlığı yeniden Zonguldak gündemine taşıdı.


