Merkez, yalnızca bu eşsiz eserle değil, İslam tarihine yön veren medeniyetlere ait nadide el yazmaları ve kutsal kitap nüshalarıyla da dikkat çekiyor.
TÜRKSOY’da Özbekistan Cumhuriyeti Ülke Temsilcisi Şevket Artikov, merkezin Müslüman dünyası açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, buranın yalnızca bir sergi alanı değil, aynı zamanda kültürel ve manevi bir hafıza mekânı olduğunu vurguladı.

Asırlık Miras Aynı Çatı Altında

İslam Medeniyeti Merkezi’nde Tarihe Açılan Kapı İmza Gazetesi̇ (1)

İslam Medeniyeti Merkezi’nde, Osman Mushafı’nın yanı sıra Samanîler, Karahanlılar, Harezmşahlar ve Timurlular dönemlerine ait mukaddes kitap nüshaları sergilenecek. Ayrıca Çağatayca Kur’an tercümeleri ile İslam tarihinin farklı dönemlerine ışık tutan nadir el yazmaları da merkezde yer alacak.
Bu yönüyle merkez, ziyaretçilerine yalnızca bir sergi deneyimi değil, aynı zamanda yüzyıllar boyunca şekillenen bir medeniyetin ruhunu hissettirmeyi amaçlıyor.

Yeni Özbekistan’ın Yükselen Ufku

İslam Medeniyeti Merkezi’nde Tarihe Açılan Kapı İmza Gazetesi̇ (3)

2016 yılında Şevket Mirziyoyev’in Cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasıyla Özbekistan’da yalnızca siyasal bir değişim değil, devlet ile halk arasındaki ilişkilerde de köklü bir dönüşüm süreci başladı. “Devlet halka hizmet içindir” anlayışı, Mirziyoyev döneminin temel yönetim felsefesi hâline geldi.
Yetkililerin sahaya inmesi, köyleri ve mahalleleri ziyaret etmesi, vatandaşların evlerine konuk olarak sorunları yerinde dinlemesi, Özbek halkında yeni bir umut ve güven duygusu oluşturdu.

Sahadan Yönetilen Bir Reform Süreci

İslam Medeniyeti Merkezi’nde Tarihe Açılan Kapı İmza Gazetesi̇ (2)

Eğitim-Bir-Sen'den Tepki! Kilimli’deki Faciada Fatura Öğretmene Kesildi!
Eğitim-Bir-Sen'den Tepki! Kilimli’deki Faciada Fatura Öğretmene Kesildi!
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in, önceden planlanmamış ziyaretlerle en ücra yerleşimlere kadar gitmesi ve sorunları yerinde tespit etmesi, yerel yönetimlerde çözüm hızını önemli ölçüde artırdı. Akademisyenler, girişimciler, öğretmenler, sanatçılar ve gençlerle yapılan düzenli toplantılar, ülkenin entelektüel ve ekonomik dönüşümüne yön verdi.
Yoğun çalışma temposu ve reform iradesi, Mirziyoyev’i halk nezdinde kararlı ve çalışkan bir lider olarak öne çıkardı.

Komşularla Yeniden Kurulan Kardeşlik Bağları

Mirziyoyev döneminde dış politikada da yeni bir sayfa açıldı. Uzun yıllar boyunca sınırlı kalan komşu ülke ilişkileri yeniden canlandırıldı; sınırlar açıldı, yollar birleşti, akrabalık bağları güçlendi.
Merkezi Asya’da kardeş halklar arasındaki dayanışma, yalnızca diplomatik düzeyde değil, günlük yaşamda da hissedilir hâle geldi. Spor müsabakalarından kültürel etkinliklere kadar pek çok alanda ortak bir gelecek anlayışı güç kazandı.

Üçüncü Rönesans’ın Temelleri

Özbekistan, kalkınmayı yalnızca ekonomik reformlarla sınırlı görmeyerek kültürel ve manevi güçlenmeyi de öncelikleri arasına aldı. Bu yaklaşım, ülkede sıkça dile getirilen “Üçüncü Rönesans” kavramını doğurdu.
Birinci ve İkinci Rönesans dönemlerinde Harezmî’den İbn Sina’ya, Uluğ Bey’den Ali Şir Nevaî’ye kadar insanlık tarihine yön veren büyük bilginler yetiştiren bu topraklar, bugün yeniden ilim ve irfan merkezi olma iddiasını taşıyor.

Bir Medeniyet Mabedi Olarak İslam Medeniyeti Merkezi

23 Haziran 2017 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla temelleri atılan İslam Medeniyeti Merkezi, Özbekistan’ın üç bin yıllık devletçilik ve medeniyet tarihini bütüncül biçimde yansıtan dev bir proje olarak hayata geçirildi.
161 metre uzunluğunda, 118 metre genişliğinde ve üç katlı olarak inşa edilen merkez; kadim mimari gelenekler ile millî motiflerin uyumunu yansıtıyor. Merkezin kalbinde yer alan Kur’an-ı Kerim Salonu, Osman Mushafı’na ev sahipliği yapacak.

Kayıp Eserler Yeniden Vatanında

Özbekistan, son yıllarda dünyanın farklı ülkelerindeki müze ve koleksiyonlarda bulunan tarihî mirasını geri kazanmak için kapsamlı bir çalışma yürüttü. Sotheby’s ve Christie’s gibi dünyaca ünlü müzayede evlerinden yüzlerce eser satın alınarak ülkeye getirildi.
Selçuklu kuyumculuk eserlerinden Soğd dokumalarına, Emir Timur dönemine ait Kur’an nüshalarından İbn Sina’nın eserlerine kadar pek çok tarihî değer, İslam Medeniyeti Merkezi’nde sergilenecek.

Bilim, Sanat Ve İnanç Aynı Çatıda

Merkezde, İslam öncesi medeniyetlerden başlayarak Birinci ve İkinci Rönesans dönemlerine, oradan da Yeni Özbekistan sürecine uzanan kapsamlı bir tarih yolculuğu sunuluyor. Efrasiyab’da bulunan satranç taşları ve üç bin yıllık müzik aletleri, bu coğrafyanın kadim kültürel zenginliğini gözler önüne seriyor.

Uluslararası İş Birliği Ve Akademik Merkez

Merkezin bünyesinde 350 bin basılı kitap ve milyonlarca dijital kaynağa sahip modern bir kütüphane bulunuyor. UNESCO, TÜRKSOY, ISESCO ve IRCICA gibi uluslararası kuruluşların ofisleri de burada yer alıyor.
Düzenlenen bilimsel forumlar, uluslararası kongreler ve akademik toplantılarla merkez, küresel ölçekte bir ilim ve kültür buluşma noktası hâline geldi.

Yeni Özbekistan’ın Ruhunu Yansıtan Bir Sembol

İslam Medeniyeti Merkezi, yalnızca mimari bir yapı değil; Yeni Özbekistan’ın vizyonunu, tarih bilincini ve yenilenme iddiasını simgeleyen güçlü bir sembol olarak öne çıkıyor.
Bu toprakların dünya medeniyetine sunduğu eşsiz birikimi gözler önüne seren merkez, ziyaretçilerine derin bir hayranlık duygusu yaşatırken, Özbek halkına da geleceğe dair haklı bir gurur sunuyor. Şüphe yok ki gelecek nesiller, bugün temelleri atılan Üçüncü Rönesans dönemini onurla hatırlayacak.

Kaynak: Bülten