Manisa’nın Soma İlçesi Belediye Başkanı Sercan Okur, “Kömürden geçimini sağlayan şehirler özel bölgeler ilan edilmeli, termik santraller de bulundukları bölgelerdeki belediyelere kar payı vermeliler” dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından 23-25 Eylül 2026 tarihleri arasında Dedeman Zonguldak Otel’de düzenlenen Türkiye 24. Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi’ndeki programlar kapsamında yer alan “Kömürün Sonu Mu? (Küresel İklim Politikaları ve Türkiye'nin Enerji Arz Güvenliği)” konulu Dr. Nejat Tamzok’un moderatörlüğünü yaptığı panele, Enerji Günlüğü Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Kara, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Manisa’nın Soma İlçesi Belediye Başkanı Sercan Okur ile Eskişehir’in Mihalıççık İlçesi Belediye Başkanı Haydar Çorum katıldı.

Panelin ardından Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Başkanı Derya Akbıyık ile başkan yardımcısı Orhan Akyüz ile bir araya gelerek sorularını dikkatlice dinleyen Başkan Okur, şöyle cevapladı:
“Soma ilçemizin 110 bin nüfusu mevcut. Ben aslında termik santrallerin özelleştirilmesine karşıyım, devlet eliyle işletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Termik santraller için madem ki bir özelleştirme programı uygulanacak, sonuçta hükümet politikasıdır eleştiririz, ama önüne geçemiyoruz, o zaman da tabii ki bu işi bilen, bu sektörden gelen tecrübeli ve finansman olarak da güçlü firmaların tercih edilmesi gerekir. Ama bizim ülkemizde buna bu şekilde bakılmıyor, siyasi yakınlık, ne yazık ki bu tip özelleştirmeler belirleyici oluyor.

‘Acısını Soma’da Yaşıyoruz’

Biz bunun acısını Soma‘da yaşıyoruz, yaşamaya devam ediyoruz. Termik santralimiz şu an bir hurda yığını haline geldi, icra dairesinden satılık, sayın bakanımız oyuncu değişikliği olacağını söylemişti, ama normal yollardan olmadı bu oyuncu değişikliği, talip olan firmalar oldu, ama santralin mevcut durumunu gördüklerinde geri adım attılar, şimdi icra yoluyla bir oyuncu değişikliği olacak gibi duruyor, ama ilk ihaleye teklif veren olmadı, ikinci ihale önümüzdeki günlerde yapılacak, teklif veren çıkar mı çıkmaz mı bilmiyoruz, çünkü santral alındığında üstüne daha fazla bir para konarak yenilenmesi, revize edilmesi gerekiyor.

‘Devletimizin Buradaki Santralı Alması Gerekiyor, Soma Halkı Olarak Bunu İstiyoruz’

Elektrik fiyatları düşük, kömür maliyeti çok yüksek, santralin kendi kömür sahası yok, dolayısıyla karlı bir yatırım olarak görünmüyor. Şu anda baktığımızda bu nedenle de kimse gelip teklif vermiyor santrale, o halde ne yapalım? Biz bu santrali kapatalım mı? Kapatmayalım,
devletimizin gücüyle, devletimiz bunu yapabilecek ve işletebilecek hem bilgi birikime, hem teknolojik imkana, hem personel imkanına sahip. Devletimiz burayı alsın, işletsin, rehabilitasyon yapsın, iyileştirsin, revize etsin, sonra tekrar özelleştirsin. Ama bugün için devletimizin bu termik santrali alması gerekiyor, biz bu düşüncedeyiz, Soma halkı olarak da bunu istiyoruz. Toplamda 990 MW Soma Termik Santralimiz (Soma B) var, ama uzun yıllardır kağıt üstünde kalmış durumda, çünkü şu an termik santral hiçbir problem olmadan çalışsa bile 990 MW üretemiyor bakım ve revizyon yapılmadığı için… Verim kaybı söz konusu zaten, 250-260 MW bir üretim kapasitesi var şu anda, dolayısıyla çok sıkıntı yaratacak bir elektrik açığı söz konusu değil.

‘Soma Santral Bizim Kalbimiz, Kapanırsa Soma’nın Ekonomik İflası Olacak’

Yenilenebilir enerji de oldukça arttı son yıllarda, termik santrallerinin payı iyice düştü, hani o konuda bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Tabii benim önceliğim Soma santral bizim kalbimiz, santral kapanırsa Soma‘nın ekonomik olarak iflası söz konusu olacak, biz bunun önüne geçmeye çalışıyoruz.

‘Soma Şu Anda Kan Kaybediyor’

Soma şu anda kan kaybediyor. İmbat Madencilik ve Koç Grubu'na bağlı Demir Export (DEFAŞ Madencilik), Soma Eynez bölgesinde yeraltı kömür madenciliği faaliyetleri yürüten iki ayrı bağımsız şirket var, onlar da sıkıntıya giriyorlar. Onların sattıkları kömürleri üç grupta düşünebiliriz; bir ısınma amaçlı sattıkları kömürler, iki sanayi amaçlı sattıkları kömürler, üç termik santrale verdikleri kömürler. İlk ikisinde ithal kömürle problem yaşıyorlar, özellikle sanayi amaçlı kömür de ithal kömür gerçeği var. Termik santrale verilen kömür aslında kalorisi en düşük olan kömür diyebiliriz, dolayısıyla o kömürün başka bir yerde değerlendirilmek imkanı yok, bu sefer ne oluyor, ekstra bir gelir oluyor, aslında santrale verilen o kömür maden işletmesi için ekstra bir gelir. Maden işletmesi o gelirden de mahrum kalınca küçülmeye gitmek zorunda kalıyor, küçülmeye gittiğinde de ilk tasarrufu işçiden yapıyor, işçi çıkarmaya gidiyor. Kınık’ta (İzmir’in ilçesi) bir firmamız ciddi oranda işçi çıkarttı 2500 kişi kadar, sonra Soma‘da bir maden ocağı firmamız 1361 kişiyi çıkarttı geçtiğimiz temmuz ayında, diğer o büyük bahsettiğimiz firmalarda da zaman zaman böyle kontrollü çıkışlar yaşanıyor. Soma şu anda kan kaybediyor.

‘Termik Santraller, Bulundukları Bölgelerdeki Belediyelere Kar Payı Vermeliler’

Bu arada termik santraller, bulundukları bölgelerdeki belediyelere kar payı vermeliler. Termik santrallerin bulundukları bölgelerdeki belediyelere verecekleri kar payını yerel yönetimler çevre ve yeşil alan yatırımlarında kullanabilirler. Maden şehirlerinde kömür üreten santral sahibi olanların, şehirlerin belediyeler birliği çatısı altında kömür üreten belediyeler birliği olarak bir birlik haline gelmesi gerekiyor. Siyasi parti görüşü hiç önemli değil, burada her belediyenin bu birlik çatısı altında toplanması ve hakkını araması gerekiyor. Benim bireysel olarak burada veya yarın başka bir yerde bunu gündeme getirmem yeterli değil, örgütlenme yapalım diyorum. Resmi bir birlik kurup bunun için mücadele edersek, Ankara’da hükümet nezdinde kamuoyu yaratıp baskı unsuru oluşturabilirsek bunu mevzuata sokabiliriz, belediyeleri de bizim gibi belediyeleri de rahatlatan bir uygulama olur.

‘Termik Santrallerden Belediyelere Kar Payı Verilmesi Konusu, Belki Muhalefet Partileri Tarafından Bir Kanun Teklifiyle Önümüzdeki Ekim Ayında TBMM’de İmzalanabilir, Torba Yasa İçerisine Konur, Yasallaşırsa Bizde Memnun Oluruz’

Pay konusuyla ilgili Ankara’da merkezi hükümet nezdinde henüz resmi bir girişimimiz olmadı, ben bunu sadece böyle birkaç platformda dile getirdim. Tabii ki bir ilçe belediyesi olarak benim ses çıkarmam yeterli değil, resmi bir talepte bulunsam da mevzuatta yeri yok denilip reddedilecek, ama şu yapılabilir… Önümüzdeki ekim ayında meclis (Türkiye Büyük Millet Meclisi-TBMM) açılıyor. Bizim Soma’ya da çok sık gelir kendisine de buradan selam söylemiş olayım Deniz Yavuzyılmaz (Yeni Parti Zonguldak Milletvekili TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsü-KİT) Komisyonu Grup Sözcüsü)
vekilimiz, sizin de hemşehriniz Soma‘nın sorunlarını da çok iyi bilir, iyi de görüşüyoruz kendisiyle… Belki bir kanun teklifi muhalefet partileri tarafından imzalanabilir, belki kanun teklifi reddedilecektir muhtemelen, ama belki bir müzakere edilir, belki bir ‘torba yasa’ içerisine konur, bu şekilde de yasallaşırsa biz de memnun oluruz.

‘Kömürden Geçimini Sağlayan Şehirler Özel Bölgeler İlan Edilmeli’

Ben hep şunu savunuyorum; Soma gibi, Zonguldak gibi, Yatağan gibi, Tavşanlı gibi kömürden geçimini sağlayan şehirlerin özel bölgeler ilan edilmesi gerekir. Buralara özel sektörün yapacağı yatırımların özel olarak teşvik edilmesi gerekir, yani özel sektörün buralara yatırım yapmasının teşvik edilmesi gerekir ki buralarda kömür dışında başka ekonomik sektörler kurulsun, gelişsin, büyüsün ve yeni istihdam alanları yaratılsın, kömüre bağımlılığımız azaltılsın, o zaman işte bu ‘adil geçiş’ dediğimiz kavramı rahatlıkla konuşabilir hale geliriz. Kömürün bitmesi, kapanması halinde şehirlerimizin geleceğini düşünmek zorunda kalmayız.

‘Hükümette Sözü Geçen Milletvekili Varsa, İktidar Milletvekili Varsa Yatırım Geliyor’

Zonguldak Ereğli'de Çalışmalar Kesintisiz Devam Ediyor
Zonguldak Ereğli'de Çalışmalar Kesintisiz Devam Ediyor
İçeriği Görüntüle

Tabii ki geleceği öngörerek bir şeyler planlamaya çalışıyoruz, ama bizim ne bütçemiz buna yeter, ne de bürokratik gücümüz, ne de siyasi gücümüz buna yeter. Burada bunu planlaması gereken hükumettir, hükümet politikası olmalıdır, bu hükümetler değişse bile yani hükümetleri yöneten partiler değişse bile bu politika değişmemelidir, bu planlamayı devlet yapmalıdır. Şöyle bir örnek vereyim size, Soma aynı zamanda bir zeytin kenti, zeytini ve zeytinyağı çok kaliteli. Akhisar ve Kırkağaç (Manisa’nın ilçeleri) bizim Manisamızın en ekonomik anlamda güçlü ilçelerinden birisi, OSB‘si (Organize Sanayi Bölgeleri) var, her türlü imkanı var, tarımı var, sanayisi var, bütün bunlar varken Akhisar‘a bir de Zeytin OSB kuruldu. Biz o zaman dedik ki bunu Akhisar‘a kurmayın, Akhisar‘ın buna ihtiyacı yok, Soma’ya ve Kırkağaç’a 13 kilometre. Kaderimiz ortak yani. Bizim madenlerde Kırkağaçlılar da çalışır, ortaya bir yere kuralım, Kırkağaç ile Soma‘da bundan faydalansın. Bizde planlama nasıl oluyor, sizin ilçenizde hükumette sözü geçen bir milletvekili varsa iktidar milletvekili, onun girişimleriyle ilçenize bir şeyler yatırım geliyor. Eğer öyle bir milletvekilimiz yoksa ortada kalıyorsunuz.

‘Ben Soma İle Yatıyorum, Soma İle Kalkıyorum’

Ben öyle bir dönemdeyim ki genel siyaseti tartışacak, konuşacak durumda değilim.
Ben Soma ile yatıyorum, Soma ile kalkıyorum. Bütün mesaimi Soma’ya harcıyorum.

‘Genel Başkanımız Özgür Özel’in Arkasındayız, Geçmişte Olduğu Gibi Bugün De Destekliyoruz’

Ama tabii ki Özgür Özel (Yeni Parti Genel Başkanı) bizim genel başkanımız ve Manisa’nın genel başkanımızın arkasındayız. Geçmişte olduğu gibi bugün de onu destekliyoruz, biz Manisa’da bütün belediye başkanlarımız hep birlikte genel başkanımıza destek olmak adına Yeni Parti’ye geçtik, yolumuza Yeni Parti’de devam ediyoruz.

‘Ben Kendimden Kamu Hizmetkarı Olarak Bahsediyorum’

Ben kendimden siyasiler diye bahsetmiyorum, biz kamu görevi yapanlar, kamu hizmetkarları diye bahsediyorum. Bizim işimiz bu, biz hizmet edeceğiz, bunun için seçildik. Evet bir parti kimliğimiz var, olacak, o da tartışmasız, ama bizim önceliğimiz şehrimiz. Tabii ki büyükşehir
bizim en büyük şansımız, büyükşehirle birlikte hareket ediyoruz. Rahmetli
Ferdi başkan (Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek görevindeyken yaşamını yitirdi) döneminde de öyleydi. Ferdi başkanın vefatından sonra Besim Dutlulu başkanımız göreve geldi, onunla da çok uyumlu bir çalışmamız var, birlikte hayata geçireceğimiz birçok projemiz var.”

Röportaj Teşekkürü!

Bu arada ZGC Başkanı Derya Akbıyık ve başkan yardımcısı Orhan Akyüz ile video ve fotoğraf çekimi yapan Muhammet Karapınar’ın röportaj için teşekkür ettiği başkan Okur da gazetecilere aynı dileklerde bulunarak tanışmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Gazeteciler ile Başkan Okur, günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Whatsapp Image 2026 09 27 At 10.57.35 (1)

Muhabir: Orhan Akyüz