Kömür Kongresi Siyasete Kurban Edilmemeliydi. Bazen insan gerçekten ne diyeceğini bilemiyor. Zonguldak’ta üç gün boyunca Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinden gelen profesörler, doçentler, doktorlar, akademisyenler, maden mühendisleri ve sektörün önemli isimleri kömürü, madenciliği, iş güvenliğini ve madenlerin geleceğini konuştu.
Türkiye 24. Uluslararası Kömür Kongresi yapıldı.
Hem de öyle sıradan bir toplantı değil.
Zonguldak’ın madencilik kimliğini dünyaya gösteren, bilim insanlarını aynı çatı altında buluşturan önemli bir organizasyon gerçekleştirildi.
Kongrede öyle güzel sunumlar, öyle önemli değerlendirmeler yapıldı ki bunları ancak salonda bulunanlar bilir.
Ama ne yazık ki bütün bu emeklerin, bütün bu bilimsel çalışmaların ve Zonguldak’ın madencilik adına ortaya koyduğu büyük organizasyonun üzerine bir anda siyaset gölgesi düştü.

Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, kongre kürsüsünden Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi’nin bina nedeniyle yaşadığı tahliye sorununu gündeme getirdi ve Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nu istifaya çağırdı.
“Düzeltemiyorsa istifa etmek zorundadır” dedi.

Şimdi soruyorum:
Bunun yeri gerçekten Kömür Kongresi miydi?
Maden Mühendisleri Odası’nın yaşadığı sorun yok mu?
Var.
Bu sorun konuşulmasın mı?
Konuşulsun.
Çözüm bulunmasın mı?
Bulunsun.
Ama dünyanın ve Türkiye’nin farklı yerlerinden bilim insanlarının geldiği uluslararası bir kömür kongresinde, kongreyi düzenleyen kurumun yaşadığı tahliye meselesini alıp doğrudan siyasi bir tartışmanın ortasına koyarsanız, bunun adı artık sadece “sorunu gündeme getirmek” olmaktan çıkar.
Çünkü ortada çok büyük bir emek var.
Aylarca hazırlık yapılmış.
İnsanlar Zonguldak’a gelmiş.
Bilim insanları kürsüye çıkmış.
Madenler konuşulmuş.
İş kazaları konuşulmuş.
Kömürün geleceği konuşulmuş.
Zonguldak’ın geleceği konuşulmuş.
Tam da bütün bunların konuşulduğu bir ortamda, kürsüyü siyasi hesaplaşmanın alanına çevirmek doğru olmadı.
Ben açık söyleyeyim:
Deniz Yavuzyılmaz’ın yaptığı bu çıkışı kendisine yakıştıramadım.
Çünkü Maden Mühendisleri Odası’nın sorununu savunmak başka, uluslararası bir kongrenin bütün ağırlığını siyasi polemiğin içine çekmek başka.
Kongreden sonra da bu mesele gündeme getirilebilirdi.
Hatta daha güçlü yapılabilirdi.
Basın toplantısı düzenlenebilirdi.
Valilik önünde açıklama yapılabilirdi.
TBMM’ye taşınabilirdi.
Kamuoyu oluşturulabilirdi.
Ama hayır...
Tercih kongre kürsüsü oldu.
Sonuç ne oldu?
Kömür Kongresi’nin bilimsel yönü yerine siyaset konuşuldu.
Zonguldak’ın madencilik birikimi yerine istifa çağrısı konuşuldu.
Akademisyenlerin sunumları yerine siyasi tartışma öne çıktı.
İşte insanın canını sıkan nokta tam olarak burası.
Çünkü Maden Mühendisleri Odası’nın onurunu savunmak adına yapılan bir çıkışın, tam tersine kurumun uluslararası bir organizasyondaki görüntüsünü tartışmalı hale getirmesi kabul edilebilir bir durum değil.
Bu kongre Maden Mühendisleri Odası’nın kongresiydi.
Kurumun emeği vardı.
Yönetimin emeği vardı.
Çalışanların emeği vardı.
Bilim insanlarının emeği vardı.
Aylarca hazırlık yapan insanların emeği vardı.
Bütün bu emeğin üzerine siyasi tartışmanın gölgesini düşürmek kime ne kazandırdı?
Hiçbir şey.
Tam tersine Zonguldak kaybetti.
Çünkü Zonguldak’ın dünyaya anlatacağı çok daha önemli meseleler vardı.
Kömürün geleceği vardı.
Madencinin geleceği vardı.
Maden mühendislerinin geleceği vardı.
TTK’nın geleceği vardı.
İş güvenliği vardı.
Enerji bağımsızlığı vardı.
Maden facialarının nedenleri vardı.
Bütün bunların konuşulması gerekirken, kongre bir anda “Vali istifa etsin mi, etmesin mi?” tartışmasına çekildi.
Buna gerçekten gerek var mıydı?
Bence yoktu.
Üstelik bu ilk de değil.
Yavuzyılmaz daha önce de Vali Osman Hacıbektaşoğlu’nu istifaya davet etmişti.
Şimdi aynı çağrının Kömür Kongresi kürsüsünden yapılması, ister istemez “Bu kongre neden siyasetin gündemine çekiliyor?” sorusunu ortaya çıkarıyor.
Burada kimse yanlış anlamasın.
Eleştiri yapılmasın demiyorum.
Milletvekili elbette eleştirecek.
Valiyi de eleştirecek.
Kurumu da eleştirecek.
Yanlış gördüğü her şeyi gündeme getirecek.
Bunda sorun yok.
Sorun, yerinde ve zamanında yapılması gereken bir tartışmanın, Zonguldak’ın uluslararası alandaki en önemli organizasyonlarından birinin önüne geçirilmesidir.
Bu şehir artık siyasetin günlük kavgasından biraz olsun kurtulmalı.
Zonguldak’ın her meselesini siyasi polemik haline getirirsek, elimizde konuşacak başka hiçbir şey kalmaz.
Kongre bitti.
Ama geriye şu soru kaldı:
Bilim insanlarının konuştuğu bir kongreyi neden siyasetin gündemine teslim ettik?

Ben Deniz Yavuzyılmaz’ın Maden Mühendisleri Odası’nın sorununu gündeme getirmesine değil, bunu yaptığı yere ve zamana itiraz ediyorum.
Çünkü bazen doğru bir mesele, yanlış yerde ve yanlış zamanda gündeme getirildiğinde bambaşka bir sonuca yol açar.
Bu kongre Zonguldak’ın yüz akı olmalıydı.
Bilim konuşulmalıydı.
Kömür konuşulmalıydı.
Madenci konuşulmalıydı.
Zonguldak konuşulmalıydı.
Siyaset değil.

Ben açık söylüyorum:
Kömür Kongresi siyasete kurban edilmemeliydi.
Maden Mühendisleri Odası’nın yaşadığı sorun da elbette çözülsün. Ama bunun yolu, Zonguldak’ın ve dünyanın gözü önünde yapılan böylesine önemli bir bilimsel organizasyonu siyasi tartışmanın içine çekmek olmamalıydı.
Çünkü bu kongre sadece birkaç kişinin kongresi değildi.
Bu, Zonguldak’ın kongresiydi.
Ve Zonguldak, günlük siyasi hesaplardan çok daha büyük bir değeri hak ediyor.

Bir daha söylüyorum
Kömür Kongresi Siyasete Kurban Edilmemeliydi
Sonuçmu; Deniz Yavuzyılmaz Maden Mühendisleri Odasına irtibar suikasti yaptı, Maden Mühendisleri odasının itibarını yerle bir etti. Çok yazık oldu.