Asıl işini layıkıyla yapamayanalar yüzünden kendisine görevden vazife çıkaranların sayısı artıyor ve kendilerini her konuda ombudsman olarak görmeye başlıyorlar bu nedenle her konuda klavyenin başına geçip; bazen şehir trafiği, bazen imar konusu üzerine, bazen dünya siyaseti üzerine, bazen ülke siyaseti ve bazen de yerel siyaset üzerine planlar, projeler üretip ilgililere akıl veriyorlar.
Haksız değiller, en doğrusunu yapıyorlar ve kimsenin kızmaya hakkı yok, herkes görevini layıkıyla yapsa kimse de kendini ombudsman olarak görmez ve olur-olmaz akıllar vermezler, ama bakıyorlar ki süreçte bir boşluk var hemen o boşluğu nasıl doldurabilirim diye kendilerine görevden vazife çıkarıyorlar.
Bilgisi olsun ya da olmasın bazen öyle konularda akıl vermeye kalkıyorlar ki insanın aklı duruyor.
En son TTK da yaşananlar konusunda tüm yazılanları takip ediyorum ve üzülüyorum, meğer ne çok bu konuda boşluklar varmış ki önüne gelen –bilgisi olsun-olmasın- akıl vermeye kalkıyorlar.
Türkiye Taşkömürü Kurumu yaklaşık 160 yıllık bir maden kültürü ile yoğrulmuş bir kurumdur, dünya madenciliğinde ve literatüründe önemli bir yeri vardır, sadece madencilikte değil acil kurtarma işlerinde de kendini kanıtlamış bilgi ve beceri kazanmış bir kurumdur, yaşanan bazı ihmaller yüzünden ÇSGB elemanları bir facia yaşanmasın diye kurumu uyarmışlardır ve kurum gereğini yapacak, eksiğini tamamlayacak ve yoluna devam edecek.
Son paylaşımlarımda kurumun ürettiği kömürdeki ticari maliyet ve ortalama satış fiyatını paylaştım, bu haliyle elbette kurumun ayakta durmasını savunamayız, ama radikal bir sistem değişimiyle yeniden üretimde söz sahibi olabilir diye önerilerde bulunduk ve bulunuyoruz.
Dinleyen olur-olmaz biz üzerimize düşeni yapalım ve ilgili siyasi erki uyaralım gereğini yapsınlar istiyoruz bunun dışında bir beklentimiz de yok zaten.
Bizler bu konularda kendimizi bir şeyler biliyor ve ya bildiğimizi sanıyoruz, her konuda akıl vermek gibi bir derdimiz de yok ama bu konular bizlerin işi diye düşünüyorum, son yapılan Rıfat DAĞDELEN müdürün açıklamaları da bu nedenledir ve bir telaş içeriyor yoksa kimsenin bir beklentisi yok, tek derdimiz 160 yıllık bir maden kültürü ölmesin ve kaybolmasın.
TTK en kısa sürede eksiklerini giderecek ve üretime geçecektir, çünkü tespit edilen eksiklikler telafi edilemeyecek şeyler değildir. Sadece bir gerçek var; kurum rantabl şekilde çalışırsa ekonomiye yük olmaz destek olur ve hala bu şansı var diye bir taraflarımızı yırtıyoruz.
Kurumun yeraltı üretim noktaları uzun süre kapalı olmaya gelmez, her türlü risk oluşur, risk oluşmazsa bile yeniden geri kazanım oldukça pahalıya mal olur, bütün bunlara mahal vermemek için lütfen herkes elinden geleni yapsın, her söyleneni de dinlesin okusunlar.
Burada en çok görev siyasetindir…