İnsan,bu hayatta her şeyi ölçüsünde yapmayı öğrenmek zorunda. Fazlası insanı yüceltmez,aksine yorar.

Aşırı iyilik zamanla sömürülür, sınırsız merhamet değersizleşir. Kendini sürekli başkaları için parçalayanın elinde çoğu zaman yalnızca sessizlik kalır.
Toprak her şeyi eşit örter çünkü hatırlanmak, fedakârlığın büyüklüğüyle değil, insanın bıraktığı izlerle ilgilidir.
Güven meselesi de böyledir.
Herkese açılan bir yürek, eninde sonunda savunmasız kalır. İnsan başkasına değil,bazen kendine bile sınırsız güvenmemeli. Şartlar değiştiğinde insan,kendini bile şaşırtabilen bir varlıktır.Hayal kırıklığı çoğu zaman ihanetten değil,fazla beklentiden doğar.
Dünya denen sahneyi fazla ciddiye almak da insana ağır gelir.İyilik ve kötülük yan yana yürür bu yolda.Biri var diye diğeri ortadan kalkmaz.Hayat siyah ile beyaz arasında değil,gri alanların içinde akar.
Bunu kabul eden insan,yaşananlara daha serinkanlı bakmayı öğrenir.
Sevgi kıymetlidir ama ölçüsüz olanı insanı kendinden eder.
Kalp her şeyi taşıyacak kadar geniş değildir. Zorlandıkça yorulur, incinir.Kendini yok sayarak başkasını merkeze alan, sonunda içinden eksilenle baş başa kalır.
Bir başka tehlike ise kibirdir.Ego ve insanlara tepeden bakma hali insanı siler,perişan eder. Güç,makam ya da haklılık duygusu insanın gözünü kör ettiğinde geriye insanlık kalmaz.
O noktadan sonra, içgüdüleriyle saldıran bir sokak hayvanından farkı kalmayan bir hâle sürüklenir insan. Aklın,vicdanın ve merhametin çekildiği yerde geriye yalnızca hoyratlık kalır.
Asıl mesele duruştur.
İnsan hayatta neye evet dediğini,neye hayır dediğini bilmeli.
Sözüyle özü arasında mesafe olmamalı.
Bugün başka,yarın başka olmamalı. Netlik,insanın hem kendine hem hayata karşı duyduğu saygının adıdır.
“Herkes yüreğinin ekmeğini yer”sözü boşuna söylenmemiştir. Yürek kıymetlidir ama emanete verilecek kadar değil.Dostluk bilinsin,vefa tanınsın, iyilik unutulmasın. Buna rağmen herkes kalbin en derin yerine yerleştirilmemeli. Bazıları uzaktan sevilir,bazıları sınırda tutulur.
Hayat,herkesi kolunun kanadının altına almak isteyenleri değil, kime ne kadar yaklaşacağını bilenleri ayakta tutar. Ölçü insanı korur. Duruş ise insanı insan yapan son çizgidir.

Murat İLERİ