Zonguldak'ta düzenlenen hafızlık icazet töreninin ardından Eğitim-İş Sendikası'nın gösterdiği tepki, eğitim camiasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Eğitim Bir-Sen Zonguldak 1 No'lu Şube Başkan Yardımcısı Sadettin Dede, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı zehir zemberek açıklamayla Eğitim-İş'e sert sözlerle yüklendi. Yapılan eleştirileri "cehalet ve inançlara hakaret" olarak nitelendiren Dede, sendikanın takındığı tavrın arkasında farklı niyetler barındırdığını iddia etti.
Boş Tenekeden Çıkan Sesleri Çok İyi Biliyoruz
Eğitim sendikacılığı kulvarında uzun yıllardır mücadele ettiğini belirten Sadettin Dede, Eğitim-İş Sendikası'nın varlık amacını ve kime hizmet ettiğini sorguladı. Sendikanın her fırsatta maske takarak ortaya çıktığını ileri süren Dede, "Yıllardır bunların amacını, hangi medeniyetin taşeronluğunu yaptığını net bir şekilde anlatamadık. Anlatamadığımız için de her yüzlerine maske takıp ortalığa saçıldıklarında, birileri 'Acaba ne diyorlar?' diye kulak kesiliyor. Oysa bu millet boş tenekeden çıkan sesi çok iyi biliyor. Bize de her seferinde o maskelerin ardındaki suratları ifşa etmek düşüyor" dedi.
Hafızların Gazipaşa Caddesi'ndeki Gurur Yürüyüşü
Tartışmanın odağındaki törene değinen Dede, Zonguldak’ın emeğin ve Cumhuriyetin ilk şehri olduğunu hatırlatarak, kentte yüzde doksanın üzerinde Müslüman nüfusun yaşadığına dikkat çekti. Büyük bir özveriyle yetişen hafızların ve ailelerinin onore edildiği töreni savunan Dede, "Hafızlarımız mehteran eşliğinde, Zonguldak halkıyla beraber Gazipaşa Caddesi'nden Valilik önüne kadar yürüdüler. Arkalarına Atalarını alıp orada bir de hatıra fotoğrafı çektirdiler. Vay efendim, 'Siz Atanıza sırtınızı dönüp nasıl fotoğraf çektirirsiniz?' diye feryatları ayyuka çıktı" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Siz Atatürk Heykeli Önünde Nasıl Fotoğraf Çektiriyorsunuz?
Eleştirilerin odağındaki "Atatürk anıtına sırt dönme" iddiasına sert bir dille yanıt veren Dede, muhalif sendikacılara ve köşe yazarlarına aynı yöntemle soru yöneltti. Dede, "Ben şimdi tetikçi kalemşörlere ve ne idüğü belli olmayan sendikacılara soruyorum: Siz Atatürk heykelinin önünde bir fotoğraf çektirseniz arkaya nasıl dönüyorsunuz? Sizin de Ataya arkanızı dönerek çektirdiğiniz bir sürü fotoğrafınız var, siz niye sırtınızı dönerek fotoğraf çektirdiniz? Atamıza arkanızı dönüp çektirdiğiniz fotoğraflarınıza bakın da biraz utanacak yüzünüz varsa utanın" ifadelerini kullandı.
Kamusal Alanlar Sizin Babanızın Malı Mı
Eğitim-İş’in "Cumhuriyet değerlerinin ve kamusal alanın teminatı ciddiyettir" şeklindeki basın açıklamasına "zırva" nitelemesi yapan Dede, çocukların emeğine saygısızlık yapıldığını savundu. Bu gençlerin mübarek bir görevi tamamlayarak tebriki sonuna kadar hak ettiğini belirten Dede, "Yazıklar olsun size. Kamusal alanlar sizin babalarınızın alanları mı? Siz istediğiniz zaman o alanlara çıkıp istediğiniz gibi bağırıp çağıracaksınız, bu size özgürlük olacak; ama hafızlara bir İslam beldesinde kutlama yaptırılmayacak, öyle mi?" diyebiliriz diyerek tepki gösterdi.
İçinizdeki İnanç Düşmanlığını Maskelerin Arkasına Saklıyorsunuz
Yapılan eleştirilerin temelinde Cumhuriyet hassasiyetinin değil, inanç karşıtlığının yattığını iddia eden Dede, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: "Anıta arkalarını dönerek fotoğraf vermeleri toplumsal hassasiyetleri zedelemekmiş, yok daha neler! Oradaki insanların hiçbirinin öyle bir niyetinin olmadığını siz de çok iyi biliyorsunuz. Ancak içinizdeki Allah ve Kur’an düşmanlığını açıkça ifade edemediğiniz için yine maskelerinizi takıp arkasına saklanıyorsunuz. Devlet kamusal alanda eşit davranmalıymış. Bak hele, ne zaman alanlara çıktınız da size engel olundu? Siz her canınız sıkıldığında alanlara koşarken, bu evlatlarımız için ilk defa bir etkinlik gerçekleşti. Hayrola, niye korktunuz, nerenize battı?"
Kur'an Bilim Dışı Mı Ki Bu Eğitimden Korkuyorsunuz
Eğitim kurumlarının bilimsel, çağdaş ve Cumhuriyet değerlerine bağlı bireyler yetiştirmesi gerektiği yönündeki argümanlara da sert çıkan Dede, Kur'an-ı Kerim'in bilimle çelişmediğini vurguladı. Sendika yöneticilerine seslenen Dede, "Peki, insanlara dünya hayatında yol göstermek amacıyla Allah tarafından gönderilen Kur’an bilim dışı mı? Kaç defa okudunuz da böyle bir kanaate sahip oldunuz? Bize bilime aykırı tek bir ayetini gösterebilir misiniz? Bırakın artık size ezberletilen idrakten yoksun, temelsiz, saçma düşünceleri papağan gibi tekrarlayıp durmayı. Sizin çağdaş cumhuriyet değerlerinden anladığınız dinsiz, kitapsız, imansız değerler midir?" sorusunu yöneltti.
Zulüm 1453'te Başladı Diyenlerin Taşeronluğunu Yapıyorsunuz
Milletin kendi öz değerlerine dönmesinden rahatsız olan bir kitle olduğunu savunan Eğitim Bir-Sen Şube Başkan Yardımcısı Sadettin Dede, Eğitim-İş’in geçmişteki bazı kararlarını da eleştirdi. Dede, "Ne zaman bu milleti kendi medeniyet değerlerine, özüne döndürmek için adımlar atılsa, siz bir yerlerden fırlayıp bağırıp çağırıyorsunuz. Siz, kendi üyelerinizin bile çoğunun hassasiyet gösterdiği ramazan etkinliklerine tahammül edemeyip katılmama kararı alanlarsınız. Siz değil misiniz 'Zulüm 1453’te başladı' diyenlerin taşeronluğunu yapanlar? Sizi gidiler sizi!" diyerek sözlerini noktaladı.



