Saldırıyı en ağır şekilde kınayan Erbay, hem güvenlik sorunlarına dikkat çekti hem de protesto amaçlı eğitimin aksatılmasına tepki gösterdi.
"Okullara Güvenlik Görevlisi Şart"
Yaşanan menfur saldırının memleketimize yakışmadığını ifade eden Süleyman Erbay, bu tür olayların toplumsal bir yara haline geldiğini belirterek şunları söyledi:
"Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir okulumuzda meydana gelen menfur saldırıyı en ağır şekilde kınıyoruz. Eğitim kurumlarının bu şekilde anılması, bu tür saldırılarla gündeme gelmesi bizim memleketimize yakışan bir durum değildir. Ancak son zamanlarda bu tür haberleri sık sık duymaya başlıyoruz. Acilen bu durumun sosyo ekonomik psikolojik ve toplumsal yönleriyle değerlendirilip ulusal anlamda bir yol haritası çizilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yeni hadise ve olaylarla karşılaşmamak için okullara acilen güvenlik görevlisi tahsis edilmesini istiyoruz."
"Kâmil İnsanlar Yetiştirmeliyiz"
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni eğitim modellerine de değinen Erbay, çözümün temelden başladığını vurguladı:
"Millî Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği Maarif Modelinin önemi burada daha çok ön plana çıkmaktadır. Kamil insanlar yetiştirmemiz lazım milli manevi değerlerine sahip çıkacak , daha ilkokul birinci sınıftan ülkesi ve milleti için hedefleri olacak nesilleri yetiştirmemiz lazım. Devletimiz bunları başaracak güce ve kudrete sahiptir."
"Eğitimden Taviz Verilmesine Şiddetle Karşıyız"
Saldırı sonrası bazı okullarda eğitimin durdurulması veya eylemler nedeniyle derslerin boş geçmesine tepki gösteren Erbay, savaş halindeki ülkeleri örnek göstererek şu kritik uyarıları yaptı:
"Diğer taraftan bu tür durumlarda okulların tatil edilecek şekillere ve durumlara sokulmasına şiddetle karşı çıkıyoruz. Bazı okullarda öğrencilere okula gelmeyin mesajlarının atıldığını duyuyoruz. Okula gelen öğrencilerin ise okuldan gönderildiklerini duymaktayız. Böyle durumlarda daha titiz olunması gerektiğine inanıyoruz. Gelen öğretmen ve öğrenciler ile eğitimin devam ettirilmesi, gelmeyen ya da eyleme katılan öğretmenlerin yokluklarını telafi edecek tedbirlerin alınmasını görmek istiyoruz. Maalesef bu konuda Türkiye Yüzyılı vizyonunun çok gerisinde kalıyoruz. Eğitim öğretimin her ne şartla olursa olsun kesintiye uğratılmaması gerekir. Rusya, Ukrayna yıllardır savaş içinde olmasına rağmen eğitim ve öğretimlerinden taviz vermemektedir. Aylardır savaşın içinde olan İran enerji santrallerinin vurulması ve okulları ısıtamadığı gibi önemli gerekçeler ile eğitime ara vermek durumuna kalmıştır. Eğitimden hangi şartlarda olursa olsun taviz olmaz ve olmamalı."


