Türkiye 24. Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi’nde sunulan çarpıcı sektörel analiz, linyit madenciliğinin içinde bulunduğu derin finansal ve insani krizi gözler önüne serdi.
Ömer Günay tarafından paylaşılan veriler, sektörün öz kaynaklarını tükettiğini, borç sarmalına girdiğini ve mevcut üretim modeliyle hem işçinin hem de işverenin kaybettiğini ortaya koydu.
Émile Zola’nın Germinal Romanından Günümüz Linyit Madenciliğine Hak Ve Sefalet Döngüsü
Dedeman Otel Neomi (Acun) Salonu’nda gerçekleştirilen oturumda konuşan Ömer Günay, sunumuna Émile Zola’nın ünlü eseri Germinal ile başlayarak madencilik sektöründeki insani ve finansal krizlerin tarihsel bağını kurdu. 1800’lü yılların Fransa’sındaki madencilerin sefalet, grev ve hak arayış döngüsünü hatırlatan Günay, aradan geçen asırlara rağmen sektördeki temel hak ve geçim sorunlarının biçim değiştirerek devam ettiğini vurguladı. Günümüzde işçilerin hâlâ sadece maaşlarını alabilmek için eylemler yapmak zorunda kaldığına dikkat çekildi.
TCMB Verileri Sektörel Uçurumu Belgeledi: Öz Kaynaklar Eridi Borçlanma Tavan Yaptı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) sektör bilançolarına dayanılarak hazırlanan ve 2009-2023 yıllarını kapsayan ilk ve tek geniş kapsamlı finansal analizde vahim tablo netleşti. 2009 yılında yabancı kaynak kullanımı yok denecek kadar azken, 2023 yılına gelindiğinde kısa vadeli yabancı kaynak oranının %67 seviyelerine fırladığı belirtildi. Sektörün duran varlıklarının kan kaybettiğini ve öz kaynakların tükenme noktasına geldiğini aktaran Günay, bu finansal yapının yerli veya yabancı yatırımcı için madenciliği tamamen cazipsiz hale getirdiğini ifade etti.
Finansal Baskı ve Ertelenen Yatırımlar: Kazalara Ve Göçüklere Davetiye Çıkarıyor
Linyit sektörünün pandemi, ekonomik krizler, enerji dalgalanmaları ve son olarak yeşil dönüşüm / karbonsuzlaşma baskılarıyla sürekli darbe aldığını belirten Günay, finansal sıkışmanın doğrudan saha güvenliğini vurduğunu kaydetti. Kısa vadeli borç baskısı altındaki işletmelerin maliyetleri kısmak adına bakım ve güvenlik yatırımlarını ertelemek zorunda kaldığına işaret eden Günay; bu tehlikeli döngünün nihai sonucunun Soma, Ermenek ve Amasra’da olduğu gibi acı kaza ve göçüklerle karşılaştığımızı vurguladı.
Mevcut Sistem Sürdürülemez: Sektör İçin Yeni Bir Üretim Ve Finansman Alternatifi Şart
Geçmişte yaşanan krizlerde işverenlerin kazanıp işçilerin kaybettiği, ancak günümüz finansal tablosunda artık işverenlerin de sürekli zarar ettiği bir yapının oluştuğu ifade edildi. Mevcut üretim ve işletme anlayışının ne çalışanı ne de sermayeyi mutlu ettiğini açıkça dile getiren Günay, linyit madenciliğinde acilen yeni bir alternatif modele ve üretim biçimine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün tüm paydaşlarının bu dönüşüm ve çözüm yolları üzerinde vakit kaybetmeden ortak akılla çalışması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.


