Soma’da 37 yaşında hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’ı gördüğünü belirten Ergüçlü, yaşadığı duyguları anlattı. Madenci bir aileden geldiğini ifade eden Ergüçlü, çocukluğunun kömür kokuları arasında geçtiğini söyledi.
“Çocukluğum Kömür Kokularıyla Geçti”
Ergüçlü, ailesinde maden işçileri bulunduğunu belirterek madencilerin yaşadığı zorlukların kendisinde ayrı bir yeri olduğunu ifade etti.
Ergüçlü açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dün, 37 yaşında Soma’da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’ı görünce bittim. Benim ninem, dedem kömür işçisiydi. Çocukluğum kömür kokularıyla geçti. Dedem bakır madenlerinde çalıştı. Her madenci öldüğünde gözümün önüne kendi dedem, kendi ninem geliyor. İnsanca yaşayabilmek için, çocuklarını okutabilmek için verdikleri emek geliyor.”
“Madenci Çocuklarını Ağlarken Gördüğümde Utanıyorum”
Madenci ailelerinin yaşadığı acıya dikkat çeken Ergüçlü, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum.”
“Yaşar’ın Çektiği Acı Biraz da Bizim Sorumluluğumuz Değil mi?”
Ergüçlü, açıklamasında adalet ve toplumsal sorumluluk vurgusu da yaptı.
“Biz adaletsizlikle mi yaşayacağız? Biz böyle nasıl devam edeceğiz? Hep beraber, beraberce insanca yaşayamayacaksak nasıl bir toplum olacağız? Yaşar’ın çektiği acı biraz da bizim sorumluluğumuz değil mi?” ifadelerini kullandı.
Ergüçlü’nün sözleri, Soma’da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in ailesinin yaşadığı acı ve madencilerin çalışma koşulları üzerinden toplumsal dayanışma ve adalet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.




