Ayet ve hadislerden örnekler veren Demir; gerçek sevginin insanın tercihlerinde, adaletinde, merhametinde ve tevazuunda görünür hale gelmesi gerektiğini hatırlattı. Hz. Ömer’in Peygamber Efendimiz ile olan diyaloğuna da değinen Müftü Demir, bu bağlılığın bencilliği aşarak teslimiyete ve fedakârlığa dönüşmesinin esas olduğunu belirtti.
Onun Ahlâkı Canlı Bir Kur’an’dı
Hz. Âişe’nin “Onun ahlâkı Kur’an’dı” sözünü hatırlatan Müftü Demir, Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’i makam veya servetle değil, üstün ahlâkıyla övdüğüne dikkat çekti. Sünnetin sadece belirli şekil ve uygulamalardan ibaret görülmemesi gerektiğini aktaran Demir; sünnetin ibadetten aile hayatına, ticaretten komşuluğa kadar yaşamın her alanını kuşatan bir değerler sistemi olduğunu vurguladı.
Merhametin Kuşattığı Bir Hayat ve Gençliğe Verilen Değer
Hz. Muhammed’in (s.a.s.) alemlere rahmet olarak gönderildiğini belirten İbrahim Halil Demir; onun merhametinin çocukları, gençleri, yaşlıları ve tüm canlıları kapsadığını dile getirdi. Peygamber Efendimizin genç sahabilere önemli sorumluluklar vererek güven aşıladığını hatırlatan Demir, günümüzde de gençleri eleştirmek yerine onları anlamanın ve yeteneklerini keşfedip sorumluluk vermenin önemine işaret etti.
Peygamberî Ahlâk Önce Ailede Ve Toplumda Başlar
Ahlâkın en gerçek sınavının aile içinde verildiğini ifade eden Müftü Demir, evinde kırıcı davranan bir anlayışın Peygamberî ahlâkla bağdaşmayacağını belirtti. Efendimizin adalet anlayışındaki tavizsiz tutumunu ve Taif’te sergilediği engin affediciliği örnek gösteren Demir; komşuluk ilişkilerinde de huzuru gözetmenin, sevinç ve üzüntüleri paylaşmanın sünnetin en temel toplumsal yansımalarından biri olduğunu aktardı.
Muhabbeti Hayata Taşımak Ve Yaşatmak
Peygamber sevgisinin en güzel meyvesinin onun ahlâkını üzerimizde taşımak olduğunu ifade eden Müftü Demir, sözlerini İslam âlemi, Türkiye ve Zonguldak için birlik, beraberlik, huzur ve afiyet temennilerinde bulunduğu dualarla tamamladı.


