Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, Zonguldak kıyılarında görülen hortumların oluşma nedenlerine dikkat çekti.
Hortumların Oluşma Nedenlerini Bir Bir Sıraladı!
Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya platformundan yaptığı
“Zonguldak Kıyılarında Görülen Hortumların Oluşma Nedenleri” başlıklı paylaşımında, şu ifadeleri kullandı:
“Zonguldak sahil şeridinde fırtınalı havalarda zaman zaman deniz üzerinde su hortumlarının meydana geldiğine tanık olmuşsunuzdur. Bunun nedeni Zonguldak’ın ikliminin, kıyı yapısının, deniz üzerinde engel oluşturacak ada, kayalık ve benzeri engellerin bulunmayışıdır.

‘Sıcak ve Nemli Hava ile Soğuk ve Kuru Havanın Çarpışmasıyla Meydana Gelirler’
Genellikle şiddetli gök gürültülü fırtınalar (süperhücreler) içinde oluşan hortumlar, sıcak ve nemli hava ile soğuk ve kuru havanın çarpışmasıyla meydana gelirler. Hortumların boyutlarının büyümesinde veya küçülmesinde rüzgarların estiği yükseklikler, yönler ve esme hızları önemli rol oynar.
‘İlkbahar ve Yaz Aylarında…’
Zonguldak ve Batı Karadeniz kıyılarında hortumların oluşması için yukarıda açıklanan koşullar, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında oluştuğu için özellikle bu mevsimlerde kıyılarımızda su hortumlarını daha sık görürüz.
‘Engellere Çarpan Hortumlar…’
Kıyı topoğrafyası da denizde oluşan su hortumlarının kara içlerine doğru ilerlemesinde etkilidir. Düz topoğrafyaya sahip kıyılarda denizde oluşan hortumlar karalara veya karalarda oluşan hortumlar denize doğru kolaylıkla ilerleyebilirken ilimiz sahillerinde olduğu gibi falezlerin olduğu veya kıyıdan itibaren hemen dağların sıralandığı sahillerde hem kara ve hem de deniz tarafına hortumlar topoğrafik engeller çarptıkları için ilerleyemezler. Buna karşın yerel olarak, engellere çarpan hortumlar ilerleyemezken denize açılan ve kıvrımlı olmayan vadiler boyunca güçlenerek ilerleyebilirler.
‘Sonuçta İklim…’
Sonuçta iklim hortumun oluşması için temel unsurları bir araya getirirken, topoğrafik özellikler oluşan hortumların davranış mekanizmalarını belirlemektedirler.”


