81 il başkanı tarafından yapılan ortak açıklamada, CHP’nin sıradan bir siyasi parti olmadığının altı çizildi. Bağımsızlık mücadelesinden Cumhuriyet’in kuruluşuna, çok partili hayattan demokrasi mücadelesine uzanan bu büyük mirasın kişilere değil, doğrudan millete ait olduğu vurgulandı. Şahsi siyasi tartışmaların partinin köklü tarihinden, hiçbir bireyin de CHP’den büyük görülemeyeceği net bir dille ifade edildi.
Kişiler Gelir Geçer CHP Kalır
Siyasetteki değişim rüzgarlarına ve dönemsel tartışmalara açıklık getiren il başkanları, kurumsal sürekliliğe dikkat çekti. Kadroların ve dönemlerin değişebileceği, ancak CHP’nin Türkiye’ye karşı taşıdığı tarihi sorumluluğun asla değişmeyeceği belirtildi. Kişilerin geçici, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve onun mücadelesinin ise kalıcı olduğu hatırlatılarak partinin sarsılmaz duruşu ortaya konuldu.
Devleti Yeniden Milletin Devleti Yapma Sözü
Deklarasyonun en dikkat çekici bölümlerinden birini devlet yönetimi anlayışı oluşturdu. Devleti bir iktidar ganimeti olarak değil, millete emanet edilmiş kutsal bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten örgüt temsilcileri, radikal bir yönetim reformunun mesajını verdi. Türkiye’nin mevcut tablosunda korkunun yerine hukuku, torpilin yerine liyakati, israfın yerine ise kamu ahlakını koyma kararlılığı vurgulandı. Ülkenin yeni kavgalara değil; adalete, güvene ve temiz siyasete ihtiyaç duyduğu ifade edildi.
Siyasetin Merkezi Makam Odaları Değil Halkın İçi
81 il başkanı, klasik siyaset anlayışını reddederek örgütün bundan sonraki çalışma yöntemini ilan etti. Parti binalarında oturan değil, sahada halkla nefes alıp veren bir yapının kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. Emeklinin mutfağından işçinin alın terine, çiftçinin tarlasından esnafın tezgahına ve gençlerin yarınlarına kadar toplumun her kesimine dokunulacağı vurgulandı. Siyasetin gerçek merkezinin lüks makam odaları değil, doğrudan vatandaşın gündelik hayatı olduğu kaydedildi.
Ayrılıkların Değil Birleşmenin Peşindeyiz
Toplumsal kutuplaşmaya karşı kucaklayıcı bir dil benimseyen CHP örgütleri, geçmişin kırgınlıklarını ve kavgalarını büyütmek yerine geleceğin Türkiye’sini inşa etmek istediklerini belirtti. Siyasetin kimseyle kavga etmek amacıyla değil, Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırmak için yapılacağı duyuruldu. Kapıların herkese açık olduğu ifade edilirken; Cumhuriyet’ten, demokrasiden, hukuktan ve temiz siyaset iddiasından asla taviz verilmeyeceğinin altı çizildi.
Güvenli Limandan İktidar Yürüyüşüne
Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun dile getirdiği "güvenli liman" vizyonuna da açıklık getirildi. Güvenli liman anlayışının sonsuza kadar beklemek anlamına gelmediği, aksine güç toplayarak yeniden fırtınalı denizlere açılmak ve zafere ulaşmak demek olduğu ifade edildi. 81 ilden başlayan bu yeni yürüyüşün, Türkiye’nin geleceğini inşa etme kararlılığı taşıdığı vurgulandı.
Liderliğe Ve İlkelere Net Mesaj
İl başkanları, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na ve kamuoyuna seslenerek bağlılıklarının kişisel hesaplara değil; CHP’nin tarihine, kurumsal kimliğine ve Türkiye’nin geleceğine olduğunu yineledi. Zor günlerde bir arada durmanın ötesinde, ülkenin yarınlarını birlikte kurma iradesi sergilendi.
Atatürk’ün Emaneti Ve Halkın Gücüyle
Deklarasyonun kapanışında partinin sahipsiz olmadığı güçlü bir tonla haykırıldı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 il örgütüyle, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetiyle ve halka olan sarsılmaz bağlılığıyla dimdik ayakta olduğu belirtildi. Ülkeyi yönetmeye talip olduklarını ilan eden il başkanları; dayanaklarının Cumhuriyet, inançlarının demokrasi, yollarının ise Türkiye olduğunu belirterek tüm ülkeye yeniden yola çıktıklarının müjdesini verdi.



