Günümüz dünyasında özellikle çocuklar ve gençler, hızla değişen dijital kültürün etkisi altında büyüyor.

Sosyal medya akımlarının, popüler kültürün ve yüzeysel eğlencenin arasında kaybolan değerler, çoğu zaman toplumun derinlerinde bir özlem olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Ancak bazen tek bir ses, tek bir söz ya da tek bir eser; yıllardır bastırılan bu özlemi yeniden gün yüzüne çıkarabiliyor. Son dönemde ortaya çıkan ve kısa sürede geniş kitlelere ulaşan Celal Karatüre'nin Kabe'de Hacılar Hu Der Allah ilahi çalışması da tam olarak böyle bir etki yarattı.
Bu süreçte adı sıkça anılan isimlerden biri olan Celal Karatüre, yalnızca bir eserle değil, toplumun ruhsal hafızasına dokunan bir çağrısıyla gündeme gelmiş oldu.

Son yıllarda gençlerin zihin dünyası, çoğu zaman hızlı tüketilen içeriklerle şekilleniyor. Eğlence odaklı, kısa süreli ve yüzeysel akımlar; bireyin kimlik ve değer inşasında kalıcı bir derinlik oluşturmakta yetersiz kalabiliyor. Bu nedenle toplumun özellikle genç kesiminde, fark edilmeyen bir boşluk ve anlam arayışı oluşuyor. Bu arayış, çoğu zaman doğrudan ifade edilmese de, içsel bir özlem olarak varlığını sürdürüyor. Modern hayatın sunduğu geçici mutluluklar, bu ihtiyacı karşılayamadığında birey; aidiyet, inanç ve değerler gibi daha köklü kaynaklara yönelme eğilimi gösterir.

Ve Sosyal Medyanın İki Yüzü..

Sosyal medya çoğu zaman eleştirilen bir mecra olsa da, doğru kullanıldığında toplumsal dönüşümün güçlü bir aracı hâline gelebiliyor. Son dönemde yaşanan gelişmeler, bu platformların yalnızca yüzeysel akımlar üretmediğini, aynı zamanda manevi ve kültürel değerlerin yayılmasında da etkili olabileceğini gösterdi.
Bugün milyonlarca insanın aynı ilahiyi söylemesi, tekrar etmesi, aynı duyguda buluşması; dijital çağın yeni bir iletişim biçimi oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Diyanet Sosyal Medyayı daha Aktif Kullanmalı

Bu bağlamda, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların da sosyal medyayı daha etkin ve yaratıcı kullanması gerektiğini ortaya koyuyor.

Bu Bir Akım Değil, Bir Hatırlayıştır

Özetlersem; Ortaya çıkan bu dalga, bana göre geçici bir sosyal medya trendinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu süreç, toplumun derinlerinde var olan değerlerin yeniden hatırlanmasıdır. Her çağda olduğu gibi, bugün de insanlar özlerine dönmek, anlam bulmak ve aidiyet hissetmek ister. Teknoloji ve küresel kültür ne kadar baskın olursa olsun, bu arayış sona ermez. Bana göre yaşadığımız bu durum; bir dönüşümün değil; zaten var olan bir duygunun yeniden görünür hâle gelmesidir. Çünkü insan, eninde sonunda kendine, köklerine ve inandığı değerlere yönelir.Ve bu yöneliş, çoğu zaman bir kişinin attığı küçük bir adımla başlar; ardından milyonların ortak sesi hâline gelir.

Celal Karatüre'yi Milli Eğitim Bakanlığı bence ödüllendirmeli.
Türkiye'nin her bölgesinde öğrencilere hitaben ilahi konseri gibi etkinlikler düzenlenmesi sağlanmalıdır.
Çünkü Celal Karatüre artık milyonlarca öğrencinin sevdiği bir ilahi sanatçısı haline geldi.
Okullarda düzenlenen Ramazan etkinlikleri kapsamında böyle bir konser organizasyon mükemmel olur.