Zonguldak Coğrafyasında Heyelan ve Sellerin Görüleceği Zaman Dilimi Başladı!

Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, Facebook sosyal medya platformundan “İlimiz Coğrafyasında Heyelan ve Sellerin Görüleceği Zaman Dilimi Başladı” başlıklı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Bilindiği gibi Zonguldak’ın da içinde bulunduğu Karadeniz Bölgesi ülkemizin en çok yağış alan bölgesidir. Yağmur olarak yere düşen yağışlar topoğrafik eğim ve kayaç yapısı da uygunsa toprağa veya derelere akarken, özellikle yüksek kesimlere kar olarak düşen yağışlar hava sıcaklığına da bağlı olarak depolanabilmektedir.

Alp-Himalaya Dağ sisteminin ülkemizden geçen Pontit kuşağı Karadeniz boyunca kıyıya paralel bir şekilde uzandığından bölgemiz engebeli bir topoğrafik yapıya sahiptir. Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte ilkbahar yağmurlarının da etkisiyle yüksek kesimlerde biriken karlar eriyerek dere ve vadilerden akan su miktarını artırmaktadır. Nitekim ilimizin yerleştiği alanda bol yağış, eriyen karlar, eğimli topografya ve nispeten kalın toprak örtüsünün bulunduğu alanda hemen hemen her gün toprak kayması veya helan zaman zaman da etki oluşturan sellerle ilgili haberler basına yansıyor.

‘Büyük Kaya Kütleleri…’

Eyvah Zonguldak’ı Bekleyen Tehlike Kapımızda! İmza Gazetesi̇ (8)

Eren Enerji'den Dev İstihdam!
Eren Enerji'den Dev İstihdam!
İçeriği Görüntüle

Akış sırasında heyelan veya toprak kaymalarının meydana gelmesi de yamaçlardan akan suların akış güzergahlarını değiştirmelerine, çukur ve vadilerin molozlarla dolmasına, akan suların bazen daha dar bir alandan akmasına dolayısıyla debisinin, kaldırma gücünün ve aşındırma ile yıkım gücünün artmasına yol açabilmektedir. Böylece zaman zaman büyük kaya kütleleri derelere taşınabilmekte ve dere kenarındaki şevler, istinat duvarları ve yapılar zarar görmekte veya yıkılmaktadır.

‘Suların Taşmaması İçin..’

Buna karşın vadi eğiminin azaldığı ve akarsu yatağın genişlediği yerlerde taşınan büyük malzemeler debinin, yatak ile su yüksekliğinin ve kaldırma kuvvetinin düşmesi nedeniyle akarsu yatağında birikebilmektedir. Bu durumda akarsu yatağı içinde akışın doğrultusu yanal yönde kayabilmekte ve düşük kot farkı nedeniyle dereler taşabilmektedir. Böylece akarsu yatağına yakın yerleşim bölgeleri su veya sel akışından etkilenmekte ve çevre çok ciddi zararlar görebilmektedir. Bu nedenle özellikle kuvvetli akıntılardan sonra vadi eğiminin azaldığı, yatağın genişlediği ve yatak yüksekliğinin azaldığı yerlerde akarsu yatağında biriken malzemeler bir sonraki yüksek akışa engel olmaması ve suların taşmaması için temizlenmelidir.

Önemli Uyarı!

Yukarıda açıklanan olayların gerçekleşmemesi için dere yataklarının istinat duvarları ile daraltılmaması, kıvrımlarının düzletilmemesi ve akarsu yataklarının yakınlarında yerleşimlerin olmaması gerekir. Yanı sıra toprak örtüsünün kalın olduğu yüksek eğimli arazilerin aşağı kısımlarına kesinlikle yapılaşmaya gidilmemelidir. Suların akış yolları ve kanalları tıkanmamalıdır. Akarsuların taşma olasılığının olduğu yerlerde zorunlu yapılaşma olacaksa da binalar altlarında 1.5-2 m yüksekliğinde su basma katı olacak şekilde yapılmalıdır.

‘Vatandaşlarımızın Bilinçlenmeleri…’

Yanı sıra vatandaşlarımıza konunun önemi anlatılmalı ve heyelan bölgelerinde ve akarsu yataklarında yapılaşmaya gitmemeleri konusunda bilinçlenmeleri sağlanmalıdır.”

Muhabir: Orhan Akyüz