Güllü adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davada 9 Ekim 2026 tarihinde karar açıklandı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter'i ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Karar, Güllü'nün 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesinde hayatını kaybetmesiyle başlayan adli sürecin mühim evrelerinden biri oldu. Gülter, yargılama boyunca hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Davanın karara bağlanmasıyla birlikte “Güllü'nün katili kızı mı çıktı?” Ve “Tuğyan Ülkem Gülter kimdir?” Soruları tazeden gündeme geldi. Mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, soruşturma sürecinde ortaya çıkan tezleri ve duruşmalarda değerlendirilen delilleri güncelden tartışmaya açtı.
Güllü'nün Katili Kızı mı Çıktı? Tuğyan Ülkem Gülter Kimdir?

Tuğyan Ülkem Gülter, arabesk müziğin tanınan isimlerinden Güllü'nün kızıdır. Gülter, annesini öldürmekle suçlanmış ve tutuklu yargılanmıştır. Annesinin şüpheli ölümünün ardından yürütülen soruşturma kapsamında adı kamuoyunda geniş biçimde duyulmuştur. Mahkeme, 9 Ekim 2026'da açıkladığı kararla kendisi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetmiştir.
Güllü'nün gerçek adı Gül Tut'tur. Sanatçı, 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmiştir. Olayın ardından başlatılan soruşturma, ölümün nasıl gerçekleştiği ve olay sırasında evde bulunan kişilerin sorumluluğu üzerinde yoğunlaşmıştır.
Soruşturma kapsamında Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri alınmıştır. Dosyada mekan zemin bulgular savcılık tarafından değerlendirilmiş, hazırlanan iddianamede Gülter hakkında tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmiştir.
Güllü'nün ölümü nasıl gerçekleşti?
Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesindeki altıncı katta bulunan evinin penceresinden düşmüştür. Olayın ardından sıhhat ekipleri ve kolluk birimleri sahaya sevk edilmiştir. Sanatçının hayatını kaybettiğinin belirlenmesi üzerine adli soruşturma başlatılmıştır.
İlk safhada ölümün gerçekleşme formu araştırılmıştır. Olay mekanı incelemesi, tanık ifadeleri ve adli bulgular soruşturma dosyasına alınmıştır. Soruşturma ilerledikçe sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkındaki şüpheler adli sürecin merkezine yerleşmiştir.
Savcılık tarafından hazırlanan iddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiştir. Dava 1 Ekim 2026'da görülmeye başlanmıştır. İlk duruşmada sanık hakkındaki suçlamalar ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
Tuğyan Ülkem Gülter hakkındaki suçlama neydi?
Gülter hakkında hazırlanan iddianamede, annesini tasarlayarak öldürme suçlaması yöneltilmiştir. Savcılık, suç kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etmiştir. Sanık ise duruşmada suçlamaları reddetmiştir.
Duruşma sırasında Gülter, olay günü annesiyle evde vakit geçirdiklerini anlatmış ve annesinin ölümüne sebep olduğu iddiasını kabul etmemiştir. Savunmasında yaşadığı sürecin kendisini etkilediğini dile getirmiştir. Mahkeme, dosyadaki delilleri ve tarafların beyanlarını değerlendirmiştir.
9 Ekim 2026'da açıklanan kararla Gülter'e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiştir. Karar, mahkemenin ilk derece yargılaması kapsamında verdiği hükümdür. Kararın kesinleşme vaziyeti, kanun yollarına ilişkin seyir bakımından değerlendirilmelidir.
Sultan Nur Ulu, Güllü'nün hayatını kaybettiği sırada evde bulunan ve Tuğyan Ülkem Gülter'in arkadaşı olarak dosyada mahal zemin bireydir. Soruşturma sırasında ifadesine başvurulmuştur. Ulu hakkında yalan tanıklık suçlaması kapsamında da dava süreci yürütülmüştür.
Ulu'nun olay gecesine ilişkin anlatımları, soruşturma ve yargılama safhalarında değerlendirilen ögeler arasında mekan almıştır. Dosyada mekan zemin savların hukuki karşılığı, her sanık yönünden ayrı formda incelenmektedir.
Güllü'nün ölümüne ilişkin dava, sanatçının hayatını kaybettiği tarihten yaklaşık yıl sonra mühim kararla gündeme gelmiştir. Tuğyan Ülkem Gülter hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, yargılamanın öne çıkan sonucu olmuştur. Kararın hukuki süreci ve kesinleşme hâli ise davanın sonraki evreleri bakımından değer taşımaktadır.




