İnsan bazen kendi kalbini sınamak için gönderilir bu dünyaya. Ayakta kalmayı, kirlenmeden yürümeyi öğrenmek için.
Güç dediğimiz şey her zaman yumruk değildir.
Bazen düşene uzanan bir eldir, bazen zor günlerde sessizce arkada duran sağlam bir omuzdur.
Hayat boyunca ben bu gerçeği seçtim. Karanlıkta kalana ışık olmayı denedim ama kendi yolumu da kaybetmedim. Acıya uğrayana sığınak oldum, haksızlığa uğrayana sırtımı dönmedim. Merhameti zayıflık sananlara inat,iyiliği bir duruş olarak taşıdım.
Kalbi güzel insanlarla yan yana durmayı diledim. Gülüşü sahici,sözü eğilip bükülmeyen insanları sevdim. Kin tutmadım, hesap yapmadım, art niyet biriktirmedim. Yaraya dokunurken şefkati eksik etmedim.
Bir annenin sezgisiyle sardım insanları ama yeri geldiğinde sınırımı da çizdim.
Dostluk benim için aynı sofraya oturmak değil, aynı yükü omuzlayabilmekti. Zor günlerde yüzünü saklamayanlarla yol yürümekti.
İnsanın düştüğünü fırsat bilenlerle değil,düştüğünde kolundan tutup kaldıranlarla kardeş olmayı seçtim. Kalabalıkların değil, dayanışmanın insanı ayakta tuttuğunu öğrendim.
Buna karşılık sahte dostluklar da çıktı karşıma.
Gülüşü bol,niyeti eksik insanlar tanıdım.
İyi günün alkışçısı, zor günün sessizi olanları gördüm. Menfaatin olduğu yerde çoğalan,yük ağırlaşınca kaybolan gölgelerle karşılaştım.
Bu tablo beni zayıflatmadı,aksine kiminle yürüyeceğimi öğretti.
En çok da dost bildiklerimin susuşu düşündürdü insanı. Çünkü insan her darbede yere düşmez.
Bazen ayağa kalkmayı öğrenir. Hassas yürekler bu hayatın ağır sınavlarına girer ama cesur olanlar o sınavdan güçlenerek çıkar. Güvenmek cesaret ister.
Güveni boşa düşürenleri tanımak ise insana yön kazandırır.
Yine de vazgeçmedim. İnsan kalabilmenin, her şeye rağmen yoluna devam edebilmekten geçtiğine inandım. Reislik bağırmakla, tehdit savurmakla olmaz.
Reislik,zor zamanda yükü omuzlamaktır. Yalnız bırakılanın arkasında durmaktır.
Bedeli varsa ödemeyi göze almaktır.
Biz her daim ezilenin ve mağdurun yanında olmaya devam edeceğiz.
Bu bir anlık öfke değil,köklü bir duruştur.
Gücünü haklıdan alanların safında durmak,rüzgâra göre yön değiştirenlerin işi değildir.
Zor zamanda ses yükseltmek,sessiz bırakılanın yanında saf tutmak, gerektiğinde risk almak bu yolun gereğidir.
Zamanın ne getireceği belli değil.
Bugün buradayız, yarın hangi kapının kapanacağını bilmiyoruz.
Buna rağmen öfkeye teslim olmak yerine dayanışmayı büyütmeyi seçtik. Sahte bağların gürültüsündense, gerçek dostluğun sessiz ama sağlam duruşunu tercih ettik.
Çünkü samimiyet yüksek sesle konuşmaz,zamanla ve tavırla kendini gösterir.
Hayat bütün zorluklarına rağmen hâlâ güzel.
Dünya,iyi niyetli ama güçlü insanların omuzlarında dönmeye devam ediyor.
Umudu diri tutanlar, dostluğu menfaatten ayırabilenler, gerektiğinde yan yana durup aynı yere bakanlar sayesinde.
Dostluğu zor günde hatırlayan,vefayı sözde değil duruşta gösterenlerle yan yana düşsün adımlarımız.
Kalbin yükünü artıranlarla değil, omuz omuza verip yükü paylaşanlarla yürüyün.
Çünkü insanın gerçek zenginliği kalabalıklar değildir. Dara düştüğünde arkasında duran, sesini yükselttiğinde yanında saf tutan birkaç sağlam yürektir.
Reislik de tam olarak burada başlar.
Murat İLERİ