Bir işyerinde kaza olduktan sonra herkes aynı soruyu sorar: Bu önlenebilir miydi? Sahada bu soruyu kaza olmadan önce soran kişi, bir iş güvenliği uzmanı olur. Tehlikeyi görür, riskin büyüklüğünü ölçer ve işverene ne yapması gerektiğini yazılı olarak bildirir.
Bu yazıda uzmanın görevlerini, yetkilerini ve sorumluluklarını iki kaynak üzerinden anlatıyoruz: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik. Mevzuatın dili ağır, o yüzden her başlıkta işin sahada nasıl göründüğünü de ekledik. İşveren olarak hizmet alıyorsanız ya da bu mesleği düşünüyorsanız, bir iş güvenliği uzmanı ile neleri konuşmanız gerektiği yazının sonunda netleşecek.
İş Güvenliği Uzmanı Kimdir?
Kısaca tanımlamak gerekirse, Bakanlıktan aldığı belgeyle işyerindeki tehlikeleri belirleyip önlem öneren kişiye iş güvenliği uzmanı denir. Bu belgeyi alabilmek için mevzuatta sayılan bölümlerden birinden mezun olmak gerekir. Mühendislik, mimarlık, teknik eğitim, fizik, kimya, biyoloji ve iş sağlığı ve güvenliği bu bölümlerin başında gelir. Ardından Bakanlıkça yetkilendirilmiş bir kurumda eğitim tamamlanır ve sınav geçilir.
Belgeler üç sınıfa ayrılır ve her sınıf, uzmanın hangi tehlike sınıfındaki işyerinde çalışabileceğini belirler:
• C sınıfı: Yalnızca az tehlikeli işyerleri.
• B sınıfı: Tehlikeli ve az tehlikeli işyerleri.
• A sınıfı: Çok tehlikeli dahil bütün işyerleri.
Bir üst sınıfa geçmek için C sınıfı belgeyle en az üç, B sınıfı belgeyle en az dört yıl fiilen görev yapıp sınava girmek gerekir. Uzman, işyerinde kadrolu çalışabileceği gibi OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi) üzerinden de görevlendirilebilir. Her iki durumda da sözleşme İSG-KATİP sistemine kaydedilir.
İş Güvenliği Uzmanı Ne İş Yapar? Sahada Bir Gün
Kâğıt üzerindeki görev listesi uzun, ama sahadaki iş belli bir ritimle ilerler. Düzenli bir saha ziyaretinin ilk yarım saatinde genellikle iş güvenliği uzmanı bir önceki ziyarette deftere yazdığı eksikleri tek tek kontrol eder. Korkuluk takıldı mı, yangın tüpleri dolduruldu mu, makine koruyucusu yerine kondu mu?
Sonra üretim alanını, depoyu ve varsa şantiyeyi dolaşır. Bu turda yalnızca ekipmana değil, insanların nasıl çalıştığına da bakar. Kask takılı ama çene bağı açık mı? Forklift yaya yolunu kesiyor mu? Bir çalışan aynı hareketi gün boyu yüzlerce kez mi tekrarlıyor? Açıkçası iyi bir uzmanı, bu tür küçük ayrıntıları fark etmesinden anlarsınız. Çalışanlarla yapılan kısa bir sohbet de çoğu zaman bir raporun gösterdiğinden fazlasını anlatır.
Turun ardından yeni tespitler onaylı deftere yazılır; deftere geçen her tespit işverene bildirilmiş sayılır. Ziyaretin geri kalanı çoğu zaman şu işlerden birine ayrılır:
• eğitim,
• risk değerlendirmesinin güncellenmesi,
• acil durum planı ve tatbikat hazırlığı,
• işyeri hekimiyle ortak çalışma.
Ziyaretin sıklığı ve süresi ise aşağıda anlatacağımız gibi tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre belirlenir.
Yönetmeliğe Göre Görevleri
Yönetmelik görevleri beş başlıkta toplar ve sahaya düzenli çıkan bir iş güvenliği uzmanı her birine ayrı zaman ayırır. Başlıklar kâğıtta benzer görünse de sahada farklı işler anlamına gelir.
Rehberlik
Yeni bir makine alınacaksa, üretim hattı değişecekse ya da yeni bir kimyasal kullanılacaksa uzman bu kararın iş sağlığı ve güvenliği tarafını işverene anlatır. Kişisel koruyucu donanım seçimi, iş organizasyonu ve çalışma yöntemleri de bu kapsama girer. Bir kaza ya da meslek hastalığı yaşandığında nedenini araştırır ve tekrarlanmaması için alınacak önlemleri önerir. Ramak kala olaylar da bu incelemenin dışında kalmaz.
Risk Değerlendirmesi
Uzman risk değerlendirmesini tek başına yapmaz; işverenin kurduğu ekipte yer alır ve çalışmanın teknik tarafını yürütür. Ekipte işveren ya da vekili, işyeri hekimi, çalışan temsilcisi ve işi bilen çalışanlar da bulunur. Değerlendirme sonunda çıkan önlemlerin gerçekten uygulanıp uygulanmadığını takip etmek ise uzmana düşer. Sahada en çok ihmal edilen kısım da bu takiptir: Rapor hazırlanır, klasöre girer ve bir sonraki yenilemeye kadar açılmaz.
Çalışma Ortamı Gözetimi
Makine, tesisat ve ekipmanın periyodik bakım, kontrol ve ölçümlerini planlar ve zamanında yapılıp yapılmadığını izler. Gürültü, toz ya da aydınlatma gibi ortam ölçümlerinin planlanması da bu başlıktadır. Uzman bu kontrolleri kendisi yapmaz; yetkili kişi ve kuruluşların raporlarını takip eder. Acil durum planının hazırlanmasına katılır, tatbikatları ve acil durum ekiplerinin eğitimlerini kontrol eder.
Eğitim, Bilgilendirme ve Kayıt
Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini planlar ve işverenin onayına sunar. Ardından eğitimleri kendisi verir ya da verilip verilmediğini kontrol eder. İşyeri hekimiyle birlikte yıllık çalışma planını hazırlar, yıl sonunda da yıllık değerlendirme raporunu yazar. İşyerindeki İSG kayıtlarının eksiksiz tutulmasını da o takip eder.
İlgili Birimlerle İşbirliği
İşyeri hekimiyle ortak çalışır; İSG kurulu olan işyerlerinde kurulun sekreterliğini yapar. Kurul, 50 ve daha fazla çalışanı olan ve altı aydan uzun süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde zorunludur.
Sektöre Göre İş Güvenliği Uzmanı Neye Bakar?
Görevler mevzuatta aynı yazılır ama sahadaki öncelikler sektöre göre değişir. Aynı belgeye sahip olsalar bile, bir fabrikada görev yapan iş güvenliği uzmanı ile ofise hizmet veren uzmanın gününü aynı işler doldurmaz.
Üretim Tesisinde
Makine koruyucuları, acil stop butonları, kilitleme ve etiketleme uygulamaları, forklift ve yaya trafiği, kimyasal depolama öne çıkar. Gürültü ve toz ölçümleri burada daha sık gündeme gelir. Uzman, bakım sırasında makinenin gerçekten enerjisiz bırakılıp bırakılmadığına özellikle dikkat eder. Çünkü çalışır haldeki makinede yapılan bakım ve temizlik, ağır uzuv kazalarının bilinen nedenlerindendir. Metal, kimya ya da gıda üretimi gibi sektörlerin tehlike sınıfı da farklıdır; bu, uzmanın belge sınıfını ve ayıracağı süreyi doğrudan etkiler.
Şantiyede
Yüksekte çalışma, iskele ve korkuluklar, kazı güvenliği, vinç ve kaldırma operasyonları başı çeker. Şantiyenin her gün değişmesi, risk değerlendirmesinin de sık güncellenmesini gerektirir. Dünkü güvenli geçiş yolu, bugün beton dökülen bir alana dönüşmüş olabilir. İnşaat işleri çok tehlikeli sınıfta yer aldığından burada görev yapacak uzmanın A sınıfı belgesi olması gerekir.
Ofiste
Riskler düşük görünse de sıfır değildir. Uzman şunları kontrol eder:
• ergonomi ve uzun süre ekran başında çalışma,
• elektrik tesisatı, priz ve uzatma kablosu kullanımı,
• kaçış yollarının açık tutulması,
• yangın söndürücülerin yeri.
Ofislerde en sık atlanan konulardan biri, acil çıkışların dolap ya da kolilerle kapatılmasıdır. Ofisler çoğunlukla az tehlikeli sınıftadır; bu yüzden C sınıfı belgeli bir uzman yeterlidir.
İş Güvenliği Uzmanı ile İşyeri Hekimi Arasındaki Fark
İkisi aynı ekipte çalışır ama farklı soruların peşindedir. Kabaca söylersek, uzman işin ve ortamın güvenliğine, hekim ise çalışanın sağlığına bakar.
|
Konu |
İş güvenliği uzmanı |
İşyeri hekimi |
|
Odak |
Makine, ortam, çalışma yöntemi |
Çalışanın sağlığı |
|
Tipik işler |
Saha denetimi, risk analizi, tatbikat |
İşe giriş ve periyodik muayeneler, sağlık gözetimi |
|
Eğitim konuları |
Genel ve teknik konular |
Sağlık konuları |
Risk değerlendirmesi, yıllık çalışma planı, yıllık değerlendirme raporu ve İSG kurulu ise ikisinin ortak işidir. Bir de şu var: Küçük işyerlerinde ikisi de çoğu zaman aynı OSGB'den gelir, bu yüzden aralarındaki koordinasyonu OSGB'nin kurması beklenir.
Yetkileri Nelerdir?
Yetki konusu en çok yanlış anlaşılan kısım, çünkü pek çok kişi sahadaki iş güvenliği uzmanı ile iş müfettişini karıştırıyor. Uzmanın işyerini kapatma, mühürleme ya da ceza kesme yetkisi yoktur; bunlar Bakanlığın yetkisindedir. Uzmanın elindeki araçlar şunlardır:
• Hayati tehlike gördüğünde bunu işverene yazılı bildirir ve tehlike giderilene kadar işin durdurulmasını talep eder.
• Görevi için gereken bilgi ve belgeleri inceler, çalışanlarla ve ilgili birimlerle görüşür.
• İşyerinin bütün bölümlerinde inceleme yapar.
• Eğitim ve bilgilendirme çalışmalarını planlar, yürütür.
Talebin yazılı ve tarihli olması, sonradan doğabilecek tartışmalarda hem çalışanı hem uzmanı korur. Önemli bir ayrıntı daha: 6331 sayılı Kanun, uzmanın hak ve yetkilerinin görevini yaptığı için kısıtlanamayacağını açıkça yazar. Yani işveren, hoşuna gitmeyen bir tespit yüzünden uzmanın sahaya girmesini ya da deftere yazmasını engelleyemez.
Sorumlulukları Nelerdir?
Uzmanın en temel sorumluluğu, tespit ve önerilerini Bakanlık onaylı deftere yazmaktır. Defter, işyerindeki İSG çalışmalarının resmi hafızasıdır; bir kazadan sonra yapılan incelemede ilk açılan belgelerden biri odur. Pratikte deftere geçmeyen bir uyarıyı kazadan sonra kanıtlamak çoğu zaman mümkün olmaz.
Hayati tehlike söz konusu olduğunda sorumluluk zinciri daha net işler ve görevli iş güvenliği uzmanı önce durumu işverene yazılı olarak bildirir. Önlem alınmazsa Bakanlığın yetkili birimine haber verir. Bu bildirim bir tercih değil, kanundan doğan bir yükümlülüktür.
Bunların yanında uzman, görevini mesleki bağımsızlık ve etik ilkeler içinde yürütür. Kararlarında ticari kaygıyla hareket etmez. İşverenle ilişkisi ne kadar iyi olursa olsun, riskli bir durumu yumuşatarak yazmaz. Görevi gereği işyerinin ticari bilgilerine ve çalışanların kişisel verilerine eriştiği için gizliliğe de dikkat eder.
Hangi Belgeleri Hazırlar veya Takip Eder?
Sahadaki işin kâğıt tarafı da az değildir. Uzmanın hazırladığı ya da hazırlanmasına katıldığı başlıca belgeler şunlardır:
• Risk değerlendirmesi raporu: Çok tehlikeli işyerlerinde en geç 2, tehlikelilerde 4, az tehlikelilerde 6 yılda bir yenilenir.
• Acil durum planı: Yangın, deprem, patlama gibi durumlarda kimin ne yapacağını belirler.
• Yıllık çalışma planı ve yıllık değerlendirme raporu: İşyeri hekimiyle birlikte hazırlanır.
• Eğitim kayıtları: Kimin hangi eğitimi ne zaman aldığını gösterir.
• Onaylı defter: Tespit ve önerilerin resmi kaydıdır.
Bunlara ek olarak kişisel koruyucu donanım teslim tutanaklarını, periyodik kontrol raporlarını ve iş kazası bildirimlerini takip eder. İş kazasını SGK'ya kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmek işverenin yükümlülüğüdür; uzman, bu sürenin kaçırılmaması için işverenle birlikte çalışır.
İşverenin Yükümlülükleri: Sorumluluk Nerede Bitiyor?
Sahada en sık duyulan cümlelerden biri şudur: "Uzmanımız var, sorumluluk artık onda." Kanun bunun tam tersini söyler. 6331 sayılı Kanun'a göre işverenin dışarıdan uzman kişi ya da kuruluşlardan hizmet alması, kendi sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Uzman tehlikeyi tespit eder ve önerir; önlemi almak, bütçeyi ayırmak ve uygulamayı başlatmak işverenin işidir. Uzmanın önerisini uygulamamaya karar veren işveren, bu kararın sorumluluğunu da üstlenmiş olur.
İşverenin uzmana karşı da yükümlülükleri vardır. Bunların başında şunlar gelir:
• Görevini yapabilmesi için gereken araç, gereç, mekân ve zamanı sağlamak,
• Bilgi ve belgelere erişimini açmak,
• Önerilerini dikkate almak.
Bence işveren açısından en sağlıklı yaklaşım, işyerinde görevli iş güvenliği uzmanı ile kurulan ilişkiyi bir denetim değil, ortak bir risk yönetimi olarak görmektir.
Hizmet Süresi Nasıl Hesaplanır?
Uzmanın işyerine ayıracağı süre, tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre belirlenir. Yönetmelikteki alt sınırlar şöyle:
|
Tehlike sınıfı |
Çalışan başına aylık süre |
Tam zamanlı uzman gereken çalışan sayısı |
|
Az tehlikeli |
En az 10 dakika |
Her 1.000 çalışan için |
|
Tehlikeli |
En az 20 dakika |
Her 500 çalışan için |
|
Çok tehlikeli |
En az 40 dakika |
Her 250 çalışan için |
Örneğin tehlikeli sınıftaki 100 kişilik bir işyerinde süre ayda en az 2.000 dakika, yani yaklaşık 33 saattir. Bu bir alt sınırdır; işyerinin ihtiyacı daha fazlaysa daha fazla zaman ayrılır. Çalışan sayısı tablodaki eşiğe ulaştığında kişi başı dakika hesabı yerine tam zamanlı uzman görevlendirmek gerekir.
İyi Bir İş Güvenliği Hizmeti Nasıl Anlaşılır?
Kâğıt üzerinde bütün belgeler tamam görünebilir; hizmetin kalitesi sahada anlaşılır. İşyerinize gelen hizmetin gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamak için, görevli iş güvenliği uzmanı hakkında şu sorulara bakın:
• Zamanının çoğu sahada mı geçiyor? Ziyaretleri ofiste geçen bir uzman, riskleri kâğıttan takip ediyordur.
• Defterdeki eksikler kapanıyor mu? Aynı tespitin ay ay yeniden yazılması, takibin işlemediğini gösterir.
• Risk değerlendirmesi size mi ait? Başka bir işyerinden kopyalanmış izlenimi veren genel bir rapor, işinize yaramaz.
• Çalışanlar uzmanı tanıyor mu? Çalışanların adını bilmediği bir uzman, sahadaki riskleri de büyük ihtimalle yeterince tanımıyordur.
• Eğitimden sonra ne öğrenildiği ölçülüyor mu? Sadece imza listesiyle biten bir eğitim, sahadaki davranışı değiştirmez.
• Tatbikat yapılıyor mu? Hiç denenmemiş bir acil durum planı, kâğıt üzerinde kalır.
Bence işin özü şu: İyi bir uzman, işyerine yeni kural yığmaz; var olan işin içine güvenliği yerleştirir. Bunu başardığında kaza sayısı düşer. Çalışanlar da kurallara ceza korkusuyla değil, işe yaradığını gördükleri için uyar.
Sık Sorulan Sorular
İş güvenliği uzmanı bulundurmak zorunlu mu?
Evet. 6331 sayılı Kanun'a göre çalışanı olan her işveren iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sağlamak zorundadır. Bu hizmet kadrolu bir uzmanla, bir OSGB üzerinden ya da şartları taşıyorsa işverenin kendisi tarafından verilebilir. Örneğin 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde işveren veya vekili, Bakanlığın belirlediği eğitimi tamamlayabilir. Bu durumda sağlık gözetimi dışındaki hizmetleri kendisi yürütebilir.
İş güvenliği uzmanı işi durdurabilir mi?
Tek başına hayır. Hayati tehlike gördüğünde işin durdurulmasını işverenden yazılı olarak talep eder; durdurma kararı işverene aittir. İşveren önlem almazsa uzman durumu Bakanlığa bildirir. Resmi olarak işin durdurulmasına karar verme yetkisi ise Bakanlığın iş müfettişlerinden oluşan heyete aittir.
İş güvenliği uzmanı iş kazasından sorumlu mu?
Otomatik olarak hayır. Kazadan sonra uzmanın görevini yapıp yapmadığına bakılır: Riski tespit etmiş mi, deftere yazmış mı, hayati tehlikeyi bildirmiş mi? Görevini eksik yapan uzmanın da kusuru olabilir. Bu yüzden düzenli kayıt, uzmanın kendisi için de en sağlam güvencedir.
İş güvenliği uzmanı işyerine ne sıklıkla gelmeli?
Mevzuat ziyaret sayısını değil, aylık toplam süreyi belirler. Bu süre ihtiyaca göre birkaç ziyarete bölünebilir. Yine de riskli işlerin yoğunlaştığı dönemlerde uzmanın daha sık sahada olması beklenir; yeni bir makinenin kurulduğu ya da bakım duruşlarının yapıldığı günler buna örnektir.
OSGB'den hizmet almakla kadrolu uzman çalıştırmak arasında fark var mı?
Yasal açıdan ikisi de geçerlidir. Küçük ve orta ölçekli işyerleri çoğu zaman OSGB'yi tercih eder, çünkü kişi başı süre hesabı tam zamanlı bir uzman gerektirmez.
Çalışan sayısı tam zamanlı uzman eşiğine ulaştığında ise kadrolu bir uzman ya da OSGB'den tam zamanlı görevlendirme gerekir. Hangisi seçilirse seçilsin, asıl farkı sahaya düzenli gelen ve tespitlerini takip eden bir iş güvenliği uzmanı yaratır.
https://umutelbir.com/is-guvenligi-uzmani-kimdir/hakkında bilgi almak için hemen tıklayın.




