Baştan söylemeliyim ki yazımdaki ifadeler, istisnalar kaideyi bozmaz bağlamında olup istisnaları tenzih ederim.
Başka şehirleri bilmem ama bu şehrin sıkıntısı siyaset ve siyasetçi, yani siyasetçi...
Baştan söylemeliyim ki yazımdaki ifadeler, istisnalar kaideyi bozmaz bağlamında olup istisnaları tenzih ederim.
Başka şehirleri bilmem ama bu şehrin sıkıntısı siyaset ve siyasetçi, yani siyasetçi geçinenler, gerçek manada siyasetçi olamayanlar... Ne yazık ki son 15-20 senedir, özlenen, Kastamonu'da koltuğunu hakikaten dolduran, ağır oturaklı, nitelikli siyasetçi çıkartamadık, çok az olsa da artık onlar da köşelerine çekildiler.
Vekillik hedefi olanlar vekil oldu, Belediye Başkanlığı hedefi olanlar Belediye Başkanı oldu, bitince de ortalıktan kayboldular yani hedeflerine ulaştılar, tatmin oldular,sonra hadi bana eyvallah dediler.
Bir kere vekil oldun mu iş tamam, emekli maaşı ölünceyedek fazlasıyla yeter.
Belediye Başkanlık makamı da ondan pek farkı değil, hatta işini bilene vekillikten daha kıymetli, İl başkanlığı hakeza, İktidar partisinin il başkanı isen kapılar ardına kadar fazlasıyla açık, birde teşkilatın üst düzeyini ayarlarsan ilk seçimde vekil adayısın... Bin bir türlü şahsi hesaplar varken memleketin işi için fazla uğraşmanın ne manası var değil mi?
Birkaç şov ve birkaç beyanatla işi geçiştirirsin o kadar.
Sivil Toplum Örgütleri siyasi kuruluşlar değildir ama endirekt olarak siyasetin içinde etkili kuruluşlardır, dolaylı siyasetin içindedirler. Onlarda da bir kaçı hariç birşey göremiyoruz, ne şiş yansın ne kebap misali vaziyeti idare edip gidiyorlar, bazen haberleri yok, bazen görmüyorlar.
Basınımız var işleri gereği siyaset içindeler, lakin kolay değil, yazan, çizen koşan, gazeteleri çıkartanlar geçinmek, yaşamak zorundalar onlara söylenecek hiçbir sözüm yok. Ne kadar bağımsız olsalar da o da bir yere kadar...
Gazeteciler cemiyeti zaten Belediyenin tahsis ettiği mekanda oturuyor. Hasılı memleketin siyasetinde siyasetçi var, siyasetçimiz yok.
Eski devlet hastanesi yıkıldı, öylece duruyor, hemen yanı başında bir zamanlar İller Bankası misafirhanesi, sonra otel olarak işletilen bina yıkıldı, yeri öylece duruyor.
Rehabilitasyon hastanesi ne olacak? Saat kulesi ile İnci tepesi arasında projelendirilen direkleri dikilmiş bitirilmeyi bekleyen teleferik hattı ne olacak?
Sokak iyileştirmesine ağırlık verile, geçtiğimizin günlerde kentsel dönüşüm projesi onaylandığı bildirilen şehrin batı kesimi kadar görsel öneme haiz Doğu bölgesinde bulunan İsfendiyar mahallesi, Kırk çeşme mahallesi, Uzun Sokak, Aktekke mahallesi, Ayıcılar ve buralarda bulunan tarihi evler, sokaklar, depreme dayanıksız binalar ne olacak?
Şehrin göbeğinde kalan eski sanayi sitesi ne olacak, eski sanayi ve Kuzey kentteki Yeni sanayi ne olacak, her iki sanayinin şehrin dışına çıkarılması maksadıyla kurulan kooperatif ve bir kısım istimlakı yapılan, yer konusu tartışılır Taşlık bölgesi ile buraya yapılması planlanan sanayi ne olacak, halledildiği söylenen fakat kaplumbağa misali ilerleyen Tıp Fakültesi binası ve Hastanesi ne alemde?
Geçtiğimiz günlerde turizm çalıştayı yapıldı... Orada yapılan konuşmaları izledim, turizme ayrı bir yazıda değineceğim, yeri gelmişken yapılan konuşmalarda sadece yeni Valimiz Avni Çakır'ın konuşması bence bir vizyondu, diğer konuşmaların temenniden öte gider bir tarafı yok.
35 sene önce bir an evvel açılmalı diye yazdığım, Doğu ve Batı çevre yolları biteli 5-10 sene oldu veya olmadı, 25 sene önce yazdığım ve Kastamonu'nun kalkınması konulu bir toplantıda sunum yaptığım İnebolu Limanı ve İnebolu yolu hala gerçek manada işlerliğe geçmedi ve Kastamonu'nun bir çok önemli meselesi...
İşte bunların halledilmesi, çözülmesi, hayata geçirilmesi gelecek nesillere onurla, şerefle bırakılması, hep siyasetçinin işidir, hangi siyasetçinin, şahsi ikbal ve çıkar peşinde koşmayan, memlekette alnı açık başı dik gezebilecek, gerçek memleket sevdalısı, güçlü, kişilikli, yeri geldiğinde memleket için masaya yumruğunu vurabilen, sevilen, aranan siyasetçinin işi.
Varsa, görürseniz, bulursanız haberimiz olsun.