Uzmanlar, özellikle kırsal alanlara çıkan vatandaşları uyarırken, erken teşhisin hayat kurtardığını vurguladı.
Bölgedeki kene hareketliliği ve KKKA vakalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, hastalığın sanıldığı kadar çaresiz olmadığını ifade etti. Bölgeden yüzlerce hastanın Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle hastanelere başvurduğunu kaydeden Yılmaz, dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
"O Kadar Ölümcül Değil, Tedavisi Mümkün"
Hastalığın ölümcül bir imajı olmasına rağmen doğru zamanda müdahalenin önemine değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Sahildeki kenelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi yok. Özellikle Kelkit Vadisi ile Torul bölgesi, Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk ve Bayburt bölgelerinden hastalar geliyor. Kırsala gidenler mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Daha önce bunu geçirmemiş insanlar daha çok risk altında. Şu ana kadar hastanemize daha önce Kırım Kongo olarak gelip de sonradan tekrar Kırım Kongo olarak gelen hastamız olmadı. Bölgeden yüzlerce hastamız var. Bunların bir kısmı vefat etti diğerleri hayatını sürdürüyor. Kırım Kongo ölümcül bir hastalık olarak düşünülüyor. O kadar ölümcül değil erken müdahale ile tedavi edebiliyoruz."
Zaman Kaybetmeden Sağlık Kuruluşuna Başvurun
Kenenin vücutta kalma süresinin hastalığın seyrini belirlediğini ifade eden Yılmaz, vatandaşların kendi başına müdahale etmek yerine profesyonel destek alması gerektiğini hatırlattı:
"Kişinin erken tespit etmesi gerekiyor. Hemen sağlık kuruluşuna giderek o keneyi çıkartması gerekiyor. O kişi hasta olmadan bile düzelebiliyor. Vücutta ne kadar uzun süre kalırsa vücuda o kadar çok virüs verebiliyor. Virüsün fazlalığı, cinsi etkileyebiliyor. Kişinin bağışıklığı burada önem arz ediyor."
Zonguldak gibi kene vakalarının daha önce can aldığı bölgelerde, vatandaşların özellikle tarım ve hayvancılık faaliyetleri sırasında koruyucu kıyafetler giymeleri ve eve döndüklerinde vücut taraması yapmaları hayati önem taşıyor.




