Bakanın söylemlerini "Atatürk alerjisinin dışavurumu" olarak nitelendiren sendika, "Neyden kurtulduğumuzu sınıflarda tek tek anlatacağız" diyerek meydan okudu.
Eğitim dünyasında sular durulmuyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in "Kurtuluş Savaşı" kavramı üzerindeki çıkışlarına ve müfredat değişikliklerine bir sert tepki de Zonguldak Eğitim-İş Yönetim Kurulu'ndan geldi. Sendika, bu adımı basit bir kelime oyunu değil, "Cumhuriyetin kurucu iradesini tasfiye etmeyi amaçlayan ideolojik bir hamle" olarak tanımlayarak çok konuşulacak bir bildiri yayımladı.
"Bu Sözler AKP İktidarının Filtresiz Halidir"

Açıklamada, Bakan Tekin’in ifadelerinin kişisel bir görüş olmadığı, 24 yıldır adım adım inşa edilen bir zihniyetin itirafı olduğu savunuldu. Eğitim-İş, "Neyden kurtulduk?" sorusuna tarihin ışığında şu sert maddelerle yanıt verdi:
Batı Emperyalizminden: Sevr ile ülkeyi parselleyen, kapitülasyonlarla halkı sömüren mandacılardan kurtulduk.
Saltanat Düzeninden: Ülkeyi teslim eden, halkı tebaa ve kul olarak gören hanedanlıktan kurtulduk.
Saray Rejiminden: İşgale karşı direnen Anadolu halkını “asi” ilan eden zihniyetten kurtulduk.
"Kurtuluş; emperyalizme karşı direnen bir halkın ümmetten millete, kulluktan yurttaşa geçmesidir. Cumhuriyet ise çökmüş bir rejimin devamı değil; aklın ve bilimin rehberliğinde yapılan bir aydınlanma devrimidir."
"NATO Şemsiyesi Altına Girenler Antiemperyalist Bilinci Köreltmek İstiyor"
Bildiride güncel dış politika ve eğitim politikaları arasındaki bağa da dikkat çekildi. NATO üzerinden iktidara yüklenen sendika yönetimi, emperyalistlerle kurulan ilişkilere gölge düşürmemek adına gelecek nesillerin tam bağımsızlık bilincinin köreltilmek istendiğini iddia etti. "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adı altında dayatılan sistemin, okulları çağdaş eğitim yuvası olmaktan çıkarıp, egemen ideolojinin laboratuvarı haline getirdiği ileri sürüldü.
"Çocuklar Aç, Okullar Kirli, Sizin Derdiniz Atatürk!"
Eğitim sisteminin içinde bulunduğu yapısal ve ekonomik krizi sert sözlerle özetleyen Eğitim-İş Zonguldak Şubesi, bakanlığın önceliklerini şu sözlerle eleştirdi:
"Çocuklarımız okullarda bir günü aç-susuz geçirirken, öğrenciler ve öğretmenler okullarda can güvenliğinden endişe duyarken, eğitim yuvaları temel hijyen ve sağlık koşullarından mahrum bırakılırken; bakanlığın tek derdinin Cumhuriyetin, Atatürk ilke ve devrimlerinin içini boşaltmak olması asla kabul edilemez."
"Sınıflarda Neyden Kurtulduğumuzu Anlatmaya Devam Edeceğiz"
Açıklamanın son bölümünde Milli Eğitim Bakanlığı'na net bir uyarı ve rest çekildi. Kurtuluş Savaşı tarihinin bakanlık koltuklarında oturanların keyfine göre yeniden yazılamayacağını belirten sendika, "Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet ilke ve devrimlerine gönülden bağlı eğitim emekçileri olarak, sınıflarımızda çocuklarımıza neyden kurtulduğumuzu ve tam bağımsız bir Cumhuriyeti nasıl kurduğumuzu anlatmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadeleriyle kararlılık mesajı verdi.
Zonguldak'tan yükselen bu sert dalganın, eğitim camiasında ve Ankara kulislerinde nasıl bir yankı uyandıracağı merak konusu.

