Köksal Toptan, gazeteci Orhan Akyüz’ün, “Sizinle ilgili yaptığım araştırmalarımda 12 Eylül 1980 askeri darbesini bakan olarak yaşamışsınız. İhtilal haberini Aydın Menderes’den alarak rahmetli Süleyman Demirel’e o dönemde iletmek istemişsiniz ancak bağlantı kuramamışsınız. Bahsetmek ister misiniz? sorusunu en ince ayrıntısına kadar anlattı.

TTK’dan İhale!
TTK’dan İhale!
İçeriği Görüntüle

“Bakanlar Kurulu Yapıyorduk, Kızılay’dan ‘Bomba’ Sesleri Geliyordu”

Köksal Toptan, şu ifadeleri kullandı:
“12 Eylül, daha doğrusu 11 Eylül günü Bakanlar Kurulu vardı. Bakanlar Kurulu’nu yaptık, öğlen arası verdi Sayın Demirel, sonra beni çağırdı odasına. Dedi ki ‘öğleden sonra sen Bakanlar Kurulu’na katılma, mecliste bulun (TBMM), bakalım orada neler oluyor’. Niye bunu söyledi? Çünkü, Türkiye kaotik bir dönemi yaşıyordu. Bakanlar Kurulu yapıyorduk, Kızılay’dan (Ankara) bomba sesleri geliyordu. Siyasetle bu şartlar altında hükümeti yürütmeyi çalışıyorduk. O nedenle ‘havayı bir anla dedi mecliste’, bende gittim döndüm, dedim ki ‘bir anormallik yok mecliste, sükunet var. CHP cumartesi günü bir miting yapacak Trabzon’da ona hazırlanıyor’ dedim.

‘Yaşar Okuyan Aradı Beni, (27 Mayıs Benzeri İhtilal Oluyor) Dedi’

Sonra ben izin aldım çıktım, eve gittim saat 7,5 (19.30) gibiydi, 12 Eylül’de telefon geldi, Yaşar Okuyan (Yaşamını Yitiren Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı) aradı beni. Orada bir düzeltme yapmak lazım. Yaşar Okuyan bana, ‘27 Mayıs (27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askeri darbe) benzeri ihtilal oluyor, haberin olsun’ dedi kapattı.

‘Yarım Saat Sonra Aydın Menderes Aradı Beni’

Yarım saat sonra aradı Aydın Menderes, ‘tanklar var, ya sokaklarda ne oluyor’ dedi. Ona da aldığım bilgileri söyledim, sonra Demirel’i aradım, anlattım böyle böyle oldu. Dedi ki ‘benimde kulağıma bir şeyler geliyor, sen evden ayrılma’ dedi, ‘peki’ dedim, kapattık telefonları. Yarım saat sonra bizim telefonlar da kesildi. Yani o gece biz artık oturduk hanımla (eşi Saime Toptan) beklemeye başladık ihtilal olduğu gün.

‘75 Lira Vardı Cebimde, 40 Lirasını Saime’ye Bıraktım, 35 Lirasını Lazım Olur Diye Ben Aldım’

Televizyon açık, her an bir şey söylenebilir diye… 75 lira para vardı cebimde, onun 40 lirasını Saime’ye bıraktım, öbür 35 lirasını ben aldım lazım olabilir diye. Dedim ki ona (eşi Saime Toptan) hiç endişe etme, adil bir yargılama olursa veremeyeceğim bir hesabım yok dedim benim. Allah’a çok şükür daha da yok. Sonra saat 24.00 gibi oldu evin önüne geldim askeri cip duruyor. Bizim karşımızda da Genel Kurmay Başkanı Semih Sancar oturuyordu. Herhalde ona bir şeyler söyledi gitti zannettim, sonra bizim polis geldi evin önünde bekleyen, dedi ki ‘efendim, ihtilal olmuş’ dedi. O gelen adam neyi soruyor dediğim de ‘bu gelen bizim senatör Ömer Naci Bozkurt’’un evini soruyor, ihtilal olmuş’ dedi. Ben ihtilali öyle tam öğrendim. Sonra yarım saat, bir saat sonra televizyon yayına başladı, işte ihtilal bildirgesini okumaya başladılar. Sabahleyin kalktık hazır bekliyoruz, kimse gelen yok giden yok. Öyle kaldı.

‘O Dönem Dostlukların Test Edildiği Dönemdi’

Ama tabii o dönemde dostluklar görüldü. O sabah bizim evin kapısını çalıp bir şeye ihtiyaç var mı diyen de oldu, beni karşıdan geliyor görüp hemen sokağı değiştirenler de oldu. Dostlukların test edildiği dönemdi bunlar.

‘Tek İmzayla Genel Müdür Yaptığım Adamlar Benden Bana Görünmemek İçin Kaçtı’

Bartın’da Turgut Işık vardı, Allah rahmet eylesin, o gün öğlene doğru bir adamını gönderdi bana eve, ‘Köksal beyin bir ihtiyacı var mı gidin sorun bakalım’ diye, bu arada duygulandınız şeklindeki soruya da duygulanmamak mümkün değildi diye yanıtladı. Ona karşılık, tek imzayla genel müdür yaptığım adamlar kaçtı benden bana görünmemek için…”

Muhabir: Orhan Akyüz