TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Levent Yağcıoğlu, yaptığı açıklamada bu yaklaşımın eksik ve yanıltıcı olduğuna dikkat çekti.
Zarar Tartışması Sadece Muhasebe Verileriyle Sınırlı Kalmamalı
Yağcıoğlu, TTK’nın zararının yalnızca “muhasebe zararı” olarak ele alınmasının, kurumun bölgesel ve stratejik rolünü görmezden geldiğini belirtti. Kurumun faaliyetlerinin yalnızca bilanço üzerinden okunamayacağını vurgulayan Yağcıoğlu, TTK’nın ekonomik ve sosyal katkılarının çok daha geniş bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Zonguldak Ekonomisine Doğrudan Katkı Sağlıyor

TTK’nın gider kalemlerinin önemli bir bölümünün işçi ücretleri ve sosyal ödemeler aracılığıyla doğrudan Zonguldak ekonomisine aktarıldığını belirten Yağcıoğlu, kurumun aynı zamanda tedarik zinciri, yerel esnaf ve hizmet sektörü üzerinden güçlü bir ekonomik çarpan etkisi oluşturduğunu söyledi.
Stratejik Önemi Enerji Güvenliği Ve Toplumsal Dengeyle İlgili
Kurumun yalnızca ekonomik verilerle değerlendirilemeyeceğini vurgulayan açıklamada, TTK’nın enerji arz güvenliğinde kritik rol oynadığına dikkat çekildi. Yerli üretim kapasitesini ayakta tutan kurumun, aynı zamanda bölgesel göçü yavaşlatan ve toplumsal dengeyi koruyan bir yapı olduğu ifade edildi. Ayrıca, madencilerin afet ve acil durumlarda gösterdiği müdahale kapasitesinin uluslararası düzeyde takdir gördüğü hatırlatıldı.
Kurumsal Hafıza Ve Teknik Birikim Büyük Bir Değer
TTK’nın yıllara dayanan kurumsal hafızası ve teknik bilgi birikiminin Türkiye açısından önemli bir kazanım olduğuna işaret eden Yağcıoğlu, bu değerlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Verimlilik İçin Yapısal Düzenleme Şart
Açıklamada, mevcut yapının tamamen sorunsuz olmadığı da açıkça ifade edildi. Kurumda verimlilik artışı için yapısal düzenlemelere ihtiyaç olduğu belirtilirken, çözümün kurumu tasfiye etmek değil, daha etkin ve sürdürülebilir hale getirmek olduğu vurgulandı.
Madencilikte Yeni Model: Havza Esaslı Üretim
TTK’nın daha verimli hale gelmesi için taşkömürü üretiminde havza madenciliği modeline geçilmesi gerektiği ifade edildi. Bu yaklaşımın üretim planlamasında bütüncül bir yapı sağlayacağı kaydedildi.
Nitelikli İş Gücü İçin Eğitim-İstihdam Bağlantısı
İşçi açığının giderilmesi için mevcut kura yönteminden vazgeçilmesi gerektiği belirtilirken, teknik liselerde maden teknolojileri bölümlerinin geliştirilmesi ve kurum ile eğitim kurumları arasında doğrudan istihdam sağlayacak protokoller yapılması önerildi.
Liyakat Vurgusu: Politik Etki Verimliliği Zayıflatıyor
Kurum içi atamalarda liyakat yerine politik etkilerin belirleyici olmasının verimliliği düşürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, atamaların uzmanlık ve mesleki yetkinlik esasına göre yapılması gerektiği vurgulandı.
Üretimde Dikey Konsantrasyon Modeli Önerisi
Dağınık üretim yapısının terk edilerek dikey konsantrasyon modeline geçilmesi gerektiği ifade edilirken, üretimin daha az sayıda katta yoğunlaştırılmasının iş gücü ve ekipman kullanımını optimize edeceği belirtildi.
Modern Madencilik Tekniklerine Geçiş Çağrısı
Geleneksel üretim yöntemlerinin terk edilmesi gerektiği vurgulanırken, delme-patlatma süreçlerinin mühendislik esaslarına göre planlanması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, tahkimatta modern yöntemlerin standart hale getirilmesiyle daha güvenli ve sürdürülebilir bir üretim yapısına geçilmesi gerektiği kaydedildi.
Bürokrasiye Karşı Esnek Ama Şeffaf Tedarik Süreci
Kamu ihale mevzuatından kaynaklanan bürokratik gecikmelerin üretimi olumsuz etkilediği belirtilirken, tedarik süreçlerinde hız ve esneklik sağlayacak özel düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi. Ancak bu süreçlerin şeffaflık ve denetim ilkelerinden ödün vermeden yürütülmesi gerektiğinin altı çizildi.
Enerji Krizleri Yerli Kaynakların Önemini Artırıyor
Son dönemde yaşanan küresel krizler ve enerji arz güvenliği sorunlarının yerli kaynakların önemini artırdığı belirtilirken, dışa bağımlılığı azaltan politikaların acilen hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
TTK Bir Üretim Kurumundan Fazlası
TTK’nın yalnızca kâr amacı güden bir işletme olmadığına dikkat çekilen açıklamada, kurumun istihdam, enerji güvenliği ve bölgesel kalkınma açısından çok katmanlı bir işlev üstlendiği ifade edildi. Özellikle Zonguldak havzasında TTK’nın varlığının sosyo-ekonomik denge açısından kritik olduğu belirtildi.
Doğru Politikalarla Geleceğe Taşınmalı
Açıklamanın sonunda, TTK’nın ne koşulsuz savunulması ne de tamamen reddedilmesi gerektiği vurgulanarak, gerçek veriler ışığında doğru konumlandırılması ve geleceğe yönelik rasyonel politikalar geliştirilmesi çağrısında bulunuldu.


