Bir zamanlar emeğin ve sanayinin başkenti olarak anılan Zonguldak, son yıllarda komşu illeri Bartın ve Karabük'ün şehirleşme ve yatırım hızının gerisinde kalmakla eleştiriliyor. Sosyal medyada gündem olan çarpıcı yorumda, çevre illerdeki gözle görülür değişime dikkat çekilerek Zonguldak'ın yerinde saydığı, hatta geriye gittiği vurgulandı.
Vatandaşın "Türkiye'nin en büyük köyü olarak kalacaktır" şeklindeki isyanı, yıllardır şehre kalıcı bir vizyon kazandırılamamasına yönelik en net tepkilerden biri oldu.
İşsizlik Başını Aldı, Kiralar Uçuşa Geçti
Şehrin kanayan yarası sadece estetik ve altyapı eksiklikleri değil. Yapılan yorumda Zonguldak halkının her gün yüzleşmek zorunda kaldığı acı ekonomik gerçeklere de parmak basıldı. Genç işsizliğinin had safhaya ulaştığı şehirde, istihdam alanlarının yetersizliği vatandaşı göçe zorluyor.
Bununla birlikte, iş bulmanın giderek zorlaştığı Zonguldak'ta ev kiralarının büyükşehirlerle yarışır hale gelmesi, barınma krizini de beraberinde getirdi. "Ev kiraları uçuyor, dur diyen yok" diyerek yetkililere seslenen vatandaşlar, denetimsizlikten ve fahiş fiyat artışlarından şikayetçi.
Vatandaşın Gözünden "Sahipsiz Zonguldak"ın Temel Sorunları
Giderek büyüyen tepkilerin ve "sahipsiz şehir" yakıştırmasının altında yatan temel sorunlar şu şekilde özetleniyor:
-
Çarpık Kentleşme: Modern bir şehir silüetinden uzaklaşılması ve "büyük köy" imajının kırılamaması.
-
İstihdam Yetersizliği: Gençlerin çalışacak iş bulamaması ve artan işsizlik oranları.
-
Barınma Krizi: Asgari ücretli veya emekli bir vatandaşın karşılayamayacağı seviyelere çıkan fahiş ev kiraları.
-
Yönetimsel Boşluk: Vatandaşın sorunlarına kulak verecek ve "Dur!" diyecek etkili bir otoritenin (sahiplenmenin) hissedilmemesi.
Zonguldak kamuoyu şimdi yerel yöneticilerden ve siyasetçilerden bu haklı isyana kulak vermelerini ve şehrin kaderini değiştirecek somut adımlar atmalarını bekliyor.




