Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zonguldak Madenci Heykeli önünde düzenlediği basın açıklamasında ülke ve bölge gündemine dair son derece sert ve çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en ağır tehdidiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Özdağ; anayasa değişikliklerinden ekonomideki çöküşe, sığınmacı krizinden Zonguldak'ı bölgesel bir sanayi devine dönüştürecek stratejik projelere kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
Türkiye Karşı Karşıya Olduğu En Ağır Varoluşsal Tehdidi Yaşıyor
Zafer Partisi Lideri Özdağ, Atatürk'ün kurduğu milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ağır çekim bir yıkım sürecine sokulduğunu ifade etti. PKK terör örgütüne yönelik af girişimleri ve planlanan anayasa değişikliklerinin İstiklal Harbi neticesinde kurulan devleti hedef aldığını belirten Özdağ; Yugoslavya, Suriye ve Irak'ta yaşanan parçalanma senaryolarının Türkiye'de de hayata geçirilmek istendiğine dikkat çekti.
Atatürk ve kurucu değerlerden taviz verilerek Cumhuriyeti korumanın mümkün olmadığını belirten Özdağ; tüm milli ve Atatürkçü güçleri, siyasi partileri bu yıkım sürecini durdurmak adına tek bir çatı altında mücadele etmeye ve Zonguldak halkını Cumhuriyete sahip çıkmaya çağırdı.
Anayasadaki Değişiklik Tehlikesi Ve Kurucu Önder Tartışmaları
Anayasa üzerinde yapılmak istenen tehlikeli değişikliklere tek tek değinen Prof. Dr. Ümit Özdağ; vatandaşa yönelik maddelerden eğitim hakkına, mahalli idarelerden devrim yasalarına kadar birçok hayati maddenin hedefte olduğunu belirtti. Bölgesel sayıştayların kurulması ve anayasa girişinin değiştirilmesi gibi planların kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Terör örgütü elebaşısının "kurucu önder" sıfatıyla anılmasını şiddetle eleştiren Özdağ, Narko-terör örgütü liderinin ve binlerce masumun katilinin komisyon başkanı yapılmak istenmesine sert tepki gösterdi. Sürecin bu noktaya getirilmesinin cumhuriyet niteliklerini tamamen yok etme amacı taşıdığını ifade etti.
Ekonomideki Derin Çöküş Ve Rantiye Düzeni
Türkiye'nin zengin kaynaklarına rağmen halkın her geçen gün fakirleştiğini belirten Özdağ, sanayide çalışan işçi oranının %36'lardan %29'lara gerilediğini söyledi. Fabrikaların ya kapandığını ya da yurt dışına kaçtığını ifade eden Özdağ, 16.8 milyon emekli, dul ve yetim ile 11 milyon asgari ücretlinin sefalet sınırına terk edildiğini vurguladı.
2026 yılı verilerine göre Türkiye'ye gelen yabancı sermayeyle çıkan para kıyaslandığında eksi 2.5 milyar dolar açık verildiğini; sadece gayrimenkul almak için yurt dışına 12.5 milyar dolar kaçtığını belirten Zafer Partisi Lideri, iktidarın ekonomiyi yönetemediğini, enflasyonu körükleyerek sadece %10'luk rantiye kesimini zenginleştirdiğini söyledi.
Yurt Dışına Aktarılan Milyarlar Ve Sığınmacı Yükü
Her yıl "insani yardım" adı altında yurt dışına 7 milyar dolar aktarıldığını belirten Özdağ, "Türk halkı insan değil mi? Bu kaynaklar neden kendi emeklimize, çiftçimize ve asgari ücretlimize harcanmıyor?" sorusunu yöneltti.
2011 yılından bu yana Suriye'nin kuzeyine ve sığınmacılara 150 milyar dolara yakın para harcandığını ifade eden Özdağ; Şam Büyükelçisi ve İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı "Suriyeliler gitmeyecek, entegre edilecek" açıklamalarına tepki gösterdi. Türk milletinin rızası alınmadan ülkeye bir nüfusun ithal edildiğini ve bunun sadece ekonomik değil, doğrudan varoluşsal bir tehdit olduğunu yineledi.
Basın açıklaması sonrası Ümit Özdağ esnafı ziyaret etti.



