Zonguldak’ın usta-çırak hiyerarşisiyle yetişen, kökleri sinema makinistliğine dayanan efsane isimlerinden Özkan Gürel (Özkan Usta), meslek hayatında yaşadığı trajikomik bir hikâyeyi paylaşarak eski günleri yad etti.

Atatürk Çocukları Kütüphanesi’ne…
Atatürk Çocukları Kütüphanesi’ne…
İçeriği Görüntüle

Sinema Makinistliğinden Elektronik ustalığına

Zonguldak’ta eski elektronik ustalarının birçoğu gibi mesleğe sinema makinistliğiyle başlayan Özkan Usta, günümüz televizyon tamircilerinin atalarının bu ileri teknoloji makineler olduğunu belirtiyor. O yıllarda sinemalar sadece film izlenen yerler değil, dünyadan haberdar olunan en önemli kültürel merkezlerdi. Özkan Usta, bu köklü gelenekten gelen son temsilcilerden biri olarak, radyoculuk yıllarına damga vuran o meşhur "yanlış anlaşılma" hikâyesini anlattı.

"İstasyon Aramak" Hiç Bu Kadar Uzun Sürmemişti!

Vakıf İş Hanı’nın zemin katındaki kuytu dükkanında çalışan Özkan Usta, pille çalışan transistörlü bir radyoyu tamir eder. O yıllarda yayınlar sadece Ankara ve İstanbul’dan gelen uzun, orta ve kısa dalga sinyallerle takip edilebildiği için, dükkanın derinliklerinde radyo çekmez. Test etmek için açık alana çıkıp "istasyon aramak" bir mecburiyettir.

Müşteri Kaybolunca Gerçek Ortaya Çıktı

Tamir edilen radyosunu almaya gelen müşteri, cihazın çalışıp çalışmadığını kontrol etmek ister. Özkan Usta, dükkanın konumundan dolayı yayınların zayıf olduğunu belirterek müşteriye; "Dışarı çık, istasyonu arayıp bul öyle dinle" der. Müşteri dışarı çıkar ancak aradan 20 dakika geçmesine rağmen geri dönmez. Usta tam "Parayı ödemeden kaçtı" diye düşünürken, müşteri kan ter içinde geri döner.

"Sen 'İstasyon' Demedin mi Usta?"

Özkan Usta müşterisine merakla sorar: "Nereye gittin, neden bu kadar geciktin?" Müşterinin verdiği cevap ise hem ustayı hem de yıllar boyu bu hikâyeyi dinleyenleri kahkahaya boğar:

"Anca gittim geldim usta... Tren istasyonuna kadar gittim. Sen 'İstasyonda arayıp bulursun' demedin mi? Orada test etmesi de biraz zaman aldı!"

Radyo dalgalarının toplandığı "yayın istasyonunu" kastederek müşteriyi dışarı gönderen Özkan Usta, müşterisinin radyo dinlemek için gerçekten tren garına (istasyona) gitmesiyle, meslek hayatının en unutulmaz ve trajikomik anılarından birine imza atmış oldu.

Kaynak: Zonguldak Nostalji