Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından 23-25 Eylül 2026 tarihleri arasında Dedeman Zonguldak Otel’de düzenlenen Türkiye 24. Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi’nin açılışında saygı duruşunda bulunularak İstikkal Marşı’nın okunmasının ardından kömür madenciliğiyle ilgili kısa film gösterimi sunuldu.

“Zonguldak Ve Soma Madenciliğin Üssü”

İmza Gazetesi̇ Zonguldak’ta Büyük Kongre Başladı (1)

Yeni Parti Zonguldak Milletvekili TBMM KİT Komisyonu Grup Sözcüsü Deniz Yavuzyılmaz, şöyle konuştu:
“Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ocaklarının önemli bir bölümü kapandı veya kibar tabirle söylüyorum, nazik, kimseyi incitmeden, geçici olarak faaliyetler durduruldu. Peki sonuç ne oldu? Bir üretim kaybı var ortada, bir zarar var burada, müesseselerin maden ocaklarındaki faaliyetin durdurulmasından kaynaklı riskler var, bu riskler artıyor, tüm bunlar yapılmış aslında… Bu maden ocaklarının kapatılmaması mümkünken, yani zamanında tedbirler almak mümkünken, zamanında ihaleleri yapmış olmak mümkünken, aksayan yerleri düzeltmek mümkünken bunlar yapılmıyor.

‘Mevzuatlar…’

Mevzuatla ilgili değişiklikler ancak bu olaylar yaşandıktan sonra konuşulmaya başlanıyor, sorumlular nerede, yine sorumlu yok, şimdi dolayısıyla sorumlu yoksa zaten yapacak bir şey de yok, o nedenle ülkenin durumu maalesef bu kadar vahim. Yarın bir gün bu günlerden kaynaklı biriken riskler bir felakete dönüşse yine sorumlu olmayacak. Ben diyorum ki devlet yönetiminde de özel sektörde de sorumlu olanlar kalsın, şu kendini sorumsuz hissedenler çıksın gitsin bu şehirden veya bu sektörden veya devletteki görevlerinden, sorumlular gelsin, ‘ben yaşanan ve yaşanabilecek tüm sonuçların sorumlulugunu kendi yetkim ölçünde taşıyacağım ve hesabını vereceğim’ diyenler kalsın.

Zonguldak Kozlu Tünel Çıkışı Göle Döndü
Zonguldak Kozlu Tünel Çıkışı Göle Döndü
İçeriği Görüntüle

‘Zonguldak Ve Soma Madenciliğin Üssü’

İmza Gazetesi̇ Zonguldak’ta Büyük Kongre Başladı (2)

Zonguldak ve Soma madenciliğin üssü. Bu iki merkez Türkiye’nin sanayisi ve kalkınmasıdır, ülkemiz aynı anda bir şekliyle sırtını çok güvenli bir yere dayanmak zorunda. Türkiye’de taş kömürünün tek çıktığı 7000 kalorileri bulan ve ikame edilemez değerdeki sanayi açısından bu kıymetli madenin çıkarılmaya devam edeceğini sadece önümüzdeki 5 yıl değil 10 yıldır, 50 yıl 100 yıl boyunca çıkarılmaya devam edeceğinin altını burada net bir şekilde çizelim. Aynı şekilde Soma‘da da kaliteli linyit kömürü merkezi noktada.

‘Maden Mühendislerin Maaşı…’

Maden mühendislerini maaşı şu anda olduğu seviyede kaldığı sürece Türkiye’de madencilik ilerlemeyecek, bu konuya mutlaka bir çözüm bulunmalı.

‘MMO’dan Çıkın Deniliyor’

Maden mühendisleri boyutundan Zonguldak’a ilgilendiren çok üzücü bir konu o da Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi ve lokalin bulunduğu bina bu binanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
boşaltılmasını istiyor ve mahkeme süreci devam ediyor. 1907’de yapılmış bir binadan bahsediyoruz, 1985 yılında Maden Mühendisleri Odası’na tahsis edilmiş TTK tarafından ve 41 yıldır burada maden mühendisi kültürü nesilden nesile aktarılıyor. Burası bir okul gibi çok kritik ve çok önemli ve oradan çıkın deniliyor bu baştan aşağı bir rezillik, bunu inanın kaba olmak için bu kelimeyi kullanmıyorum durumu tarif eden terminolojik kavram bu bir rezillik, Zonguldak’ın bu kadar sosyo kültürel hayatını zenginleştiren ayakta tutan en önemli meslek gruplarından biridir Maden Mühendisleri Odası. Yani şu mesaj mı veriliyor, şehirden gidin diye. Buralarda çalışmayın mesajı mı veriliyor, istenmiyorsunuz mesajımı veriliyor, bu konunun bir an önce düzeltilmesi gerekiyor.

‘Vali Bey Düzeltemezse İstifasını Verir’

Bu konuyu düzeltecek olanların başında sayın vali gelir, vali bey bu konuyu düzeltmeye çalışmak zorundadır düzeltemezse istifasını verir, görev değişikliğini ister, başka bir ile gidebilir. Burası Zonguldak, burası madencinin, maden mühendisinin şehridir, bunun gereğini herkesin yapması zorunludur.”

“Zonguldak’ta Kömür, Kuşaktan Kuşağa Aktarılan Bir Hayat Hikayesidir”

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, “Zonguldak‘ta kömür sadece taşın toprağın içinde içinden çıkarılan bir maden değildir, bizim şehrimizde kömür sofradaki aşk evde gözü yolda bekleyen evlat, vardiya çıkışı arkadaşınızla paylaştığınız bir çay, kısacası kuşaktan kuşağa aktarılan bir hayat hikayesidir. Bu yüzden kömürü konuşmak aslında bu şehrin insanını, o insanın çektiği çileyi ,birbirine tutunarak kurduğu o büyük dayanışma hikayesini anlatmaktır. Yıllardır bu topraklar ülkenin fabrikaları çalışsın, sanayinin çarkları dönsün diye bağrından zenginliği gün yüzüne çıkararak Türkiye’nin üretimine güç vermiştir. Madenci kardeşlerimiz sadece kömür kazmadı, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda omzuna büyük bir yükü aldı” dedi.

“Madencilik Dünyanın…”

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, şu ifadeleri kullandı:
“Kömür ülkelerin gelişmesinde insan yaşamı ve enerji hammaddeler içerisinde önemli bir yere sahiptir, kömür dünyada yaygın olarak bulunması petrol ve doğal gaza göre daha fazla ömrüne sahip olması nedeniyle vazgeçilemez bir enerji kaynağı durumdadır.
Demir çelik sanayisinde, koklaşılabilir taş kömürüne alternatif enerji kaynağı keşfedilebilmiş değildir, bu nedenle yerli demir demir çelik endüstrisinin koklaşabilir kömür ihtiyacının tamamı olmasa bile önemli kısmının yerli kaynaklardan karşılanması kaçınılmazdır.

‘Taş Kömürü İthalatına…’

TTK norm kadrosunun ve yıllık 5 milyon ton üretim kapasitesinin çok altında çalıştırılmaktadır, Türkiye her yıl taş kömür ithalatına milyarlarca dolar ödemekte, enerji kaynaklarında dışa bağımlılığı sürmektedir, ithalatını azaltılması ve Türkiye’nin bu ağır faturayı hafifletmesi için yerli ve milli kaynaklarımıza daha fazla önem verilmelidir.

‘Zonguldak Kömür Havzasında Mevcuttur’

Türkiye’nin taş kömürü ihtiyacını uzun yıllar karşılayabilecek rezervi Zonguldak kömür havzasında mevcuttur ülkemizin koklaşabilir kömür ihtiyacını işçi sağlığı ve iş güvenliği kurulu kuralları dahilinde azami ölçüde karşılayabilmek ve sürekliliğini sağlanabilmesi için işçi sayısı norm kadro seviyesine çıkartılmalıdır havzadaki kömürün toplaşabilir özelliğine nedeniyle bölgeye kurulan KARDEMIR ve ERDEMİR’in ihtiyacını azami ölçüde bu bölgeden karşılamak mümkündür.

‘Madencilik Dünyanın…’

Madencilik dünyanın en zor en ağır ve en riskli iş kollarından biridir, madencilik özveri özveri ve kültür işidir bu kültür sabahtan akşama kullanılmamıştır madencilik tecrübesi ister, bedeller ödeyerek bugünleri gelinmiştir, madenciler madencilik kültürünü iki asra yakın bir süreçte kazanmış binlerce şehit vermiştir. TTK‘ya bağlı bazı müesseselerimizde bu yılbaşında üretim geçici olarak durdurulmuştur, bizim önceliğimiz işçi sağlığı ve iş güvenliğidir bundan taviz vermemiz asla mümkün değildir. TTK 178 yıllık derin yeraltı madencilik tecrübesine sahip işçi sağlığı ve güvenliği kurallarının temelinin atıldığı ve geliştirildiği ülkemizin madencilik sektörünün okulu durumunda olan bir kurumdur. Bu nedenle yönetmeliklerde farklı yorumlara yol açan hususların düzeltilmesi için bulunduğumuz girişimlerden sonuç alınmış ve düzeltilen yönetmelikler yürürlüğe girmiş, üretimin geçici olarak durdurulduğu müesseselerimizde üretime yeniden geçilmiştir.”

“Zonguldak, Türkiye’nin Sanayileşme Örgütünün…”

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası'nın (ESM) Genel Başkanı Cemalettin Sağtekin, “Zonguldak sadece bir şehir değildir, Zonguldak Türkiye’nin sanayileşme örgütünün kalkınma hamlesinin ve bağımsız enerji yürüyüşünün başladığı yerdir, bu topraklarda 100 yılı aşkın süredir kömürün karasından memleketin aydınlık geleceğini çıkaran tüm maden şehitlerimizi ve emekçilerimizi saygıyla ve minnetle anıyorum. Madencilik ve kömür bazı çevrelerde haksız bir şekilde tamamen devre dışı bırakılmak istense de gerçekler bize çok başka bir şey söylüyor. Türkiye Taşkömürü Kurumu gibi köklü kamu kurumlarının zayıflatılmasına enerji santrallarının özelleştirilmesine karşı çıkarak tüm bu değerlerimize sahip çıkılması gerektiğini söylüyor ve savunuyoruz” diye konuştu.

“Türkiye’nin Yaklaşık 22 Milyar…”

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim ve Yürütme Kurulu Üyesi
Hüsnü Meydan, ‘Türkiye’nin yaklaşık 22 milyar ton kömür kaynağı var, ancak kaynak sahibi olmak ile kaynağı bilimsel ekonominin güvenliği sürdürülebilir ve verimli biçimde değerlendirmek aynı şey değildir. Türkiye’nin petrol ve doğal gaza dışa bağımlılığı karşısında yerli kaynaklarımızın değerlendirilmesi önemlidir” şeklinde konuştu.

“TTK Sahaları Bilimsel Havza Planlamasıyla…”

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksel, “Zonguldak taş kömürünün özellikle demir çelik sanayimiz için stratejik bir öneme sahiptir, buna rağmen yıllardır TTK‘nın üretim kapasitesini artıracak yatırımlar yapılmadı, kurumun personel yapısı zayıflatıldı, sahalar parçalandı, rödovans uygulamaları yaygınlaştırıldı, sonra da kamu kurumlarına dönüp neden yeterince üretemiyorsunuz diye hesap sorulmaya çalışıldı. Biz de soruyoruz, yeterli işçi almadığınız, mühendis kadrolarını güçlendirmediğiniz, yatırım yapmadığınız ve hazırlık çalışmalarını zamanında tamamlayamadığınız bir kurumdan nasıl daha fazla üretim bekliyorsunuz diye… TTK güçlendirilmelidir, üretim sahaları bilimsel bir havza planlamasıyla değerlendirilmelidir. Kömürü şeytanlaştırmanın da doğru olmadığını söylüyoruz, iklim gerçeğini reddetmeden enerji güvenliğimizi sanayimizin ihtiyaçlarını çalışanların geleceğini ve bölgesel kalkınmayı birlikte düşünmeliyiz. Türkiye’nin ihtiyacı ne plansız bir kömür politikasıdır ne de plansız bir kömürden çıkış politikasıdır. Türkiye’nin ihtiyacı bilimsel ham ucu ve toplumcu bir enerji planlamasıdır bu planlamada güneş de olacaktır, rüzgâr da olacaktır enerji verimli ve yeni teknolojiler de olacaktır, geçiş sürecinin gerektirdiği ölçüde ülkemizin ekonomik ve teknik koşulları doğrultusunda yerli kömür kaynakları da değerlendirilecektir” ifadelerini kullandı.

“1,5 Milyar Ton…”

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Levent Yağcıoğlu, şöyle dedi:
“Bugün üretimden çekilen, bilgi birikimi ve kurumsal hafızası kaybedilen, her kaynak; yarın telafisi imkânsız bir kapasite kaybına dönüşür. Kömürün geleceğini konuşmak; yalnızca bir madeni değil, ülkemizin enerji arz güvenliğini, madencilik bilgi birikimini ve yarının stratejik tercihlerini konuşmaktır.
Dünya, iklim değişikliğiyle mücadele ve Paris İklim Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedeflerine doğru ilerliyor. Bizler de bu dönüşümün bilincindeyiz.
Ancak enerji dönüşümü, sahip olduğumuz yerli kaynaklardan ve madencilik birikimimizden vazgeçmek anlamına gelemez.

‘Uzun Vadeli Madencilik Politikasıdır’

İhtiyacımız olan şey; iklim hedefleri ile enerji arz güvenliğini ve yerli kaynaklarımızı birlikte değerlendiren uzun vadeli bir madencilik politikasıdır.

‘1,5 Milyar Ton…’

Bu çerçevede Zonguldak Havzası ve Türkiye Taşkömürü Kurumu hayati bir yere sahiptir. Zonguldak, yalnızca bir üretim alanı değil; ülkemizin sanayileşme tarihi, emeğin simgesi ve yüzyılı aşan bir madencilik okuludur. Havzamızda yaklaşık 1,5 milyar tonluk toplam rezerv bulunmaktadır. Buna karşılık 2025 yılında TTK ve özel sektör dâhil toplam üretim ancak 1 milyon ton düzeyinde kalmıştır. Asıl mesele sadece üretimin düşük olması değil; 1,5 milyar tonluk bir rezerv için 20-30 yıllık, bilimsel, ölçülebilir ve kararlı bir havza planının ortaya konulamamış olmasıdır. Bizim savunduğumuz madencilik anlayışı nettir: Daha fazla risk alarak değil; daha fazla bilim, teknoloji, mühendislik ve işçi sağlığı ve iş güvenliğini önceleyerek üretmektir. Burada üretilecek bilimsel bilginin, karar alıcı mekanizmalara aktarılması ve ülke politikalarına yön vermesi en büyük arzumuzdur.

‘Yeraltındaki Rezervlerimizi…’

Yeraltındaki rezervlerimizi gelecek kuşaklara sadece bir hammadde olarak değil; işlenmiş bilgi, gelişmiş teknoloji ve güçlü bir madencilik kültürüyle aktarmak zorundayız. Kongremizin değerini yalnızca sunulan bildiriler değil, bu çalışmaların ortaya çıkaracağı ortak bilgi ve çözüm önerileri belirleyecektir. Bu nedenle burada üretilen bilimsel bilginin ilgili kurumlara ve karar alma süreçlerine aktarılması, Kömür havzalarının geleceğine ilişkin politikaların da bu birikim üzerinden şekillenmesi büyük önem taşımaktadır.”

“100 Yerli Ve 11 Yabancı…”

Kongrenin Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Ünlü de şunları kaydetti:
“Türkiye’nin durumuna baktığımızda öz kaynaklarımızı ekonomiye kazandırmanın bir tercih değil hayatı bir zorunluluk olduğu görülmektedir, yeraltından çıkarılan her bir ton kömür dışarıya döviz çıkışını engelleyerek doğrudan ekonomi ilkesine katkı sağlar açıkça ifade etmek gerekir ki doğalgazda %95 petrolde %93 taş kömüründe %99 santral yakıtınında ise %43 oranında dışarıya bağımlı bir ülkeyiz. Bu çerçevede özellikle 3000 kilogram kalori altındaki düşük kalorili yerli linyit rezervelerimizin gazlaşma ve ileri temiz kömür teknolojileri ile katma değerli ürünlere dönüştürülmesi kalorisi yüksek kömürlerin üretiminin teşvik edilmesi ve yerli kaynaklar bazlı üretimin azami seviyeye çıkarılması şarttır. Üç gün sürecek kongremiz kapsamında 100 yerli ve 11 yabancı araştırmacının hazırladığı 43 bildiri sunulacak.”

Genel Başkandan Kutlama Mesajı!

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, davetli olduğu kongreye kutlama mesajı gönderdi.

Kongreye Katılanlar!

Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Muharrem Kiraz ve bazı yöneticiler, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, bazı siyasi parti temsilcileri ile sivil toplum kuruluşu yöneticilerinin yanı sıra maden mühendisleri katıldı.

Muhabir: Orhan Akyüz