Geride bıraktığımız 2025 yılından memnun musunuz anketi yapacak olursak yüzde olarak büyük bir çoğunluğun HAYIR diyeceğinden hiç şüphe yoktur. Neresinden bakarsanız bakın 2025 yılı “Acıların yılı” olarak hatırlanacak ve hatta hiç unutulmayacaktır.
Özellikle Müslüman coğrafyasında kan gölüne dönen GAZZE’de Siyonist katil İsrail devletinin Filistin halkına uyguladığı acımasız katliamlara dünya devletlerinin seyirci kalması ve sadece Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dik duruş göstererek büyük tepki koyması ve koymaya da devam etmesi 2025 yılının en anlamlı olan duyarlılığı idi.
ABD’den güç ve destek alan katil İsrail devletinin başındaki Netenyahu ateşkes anlaşmasına rağmen “Dediğim dedik çaldığım düdük” misali Müslüman kanı akıtmaya devam ediyor. Bu ne kadar böyle devam eder bilinmez ama 2026 yılında dünyada savaş çanlarının çaldığı daha ilk günden belli oldu.
Hak hukuk tanımayan İsrail’in babası Amerika Birleşik Devletleri yeni yılın ilk gününde koskoca bir devlet olan ve dünya petrol piyasasının yüzde 60’ına sahip olan Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu evinden alarak ülkesine götürerek bu devlete resmen çöktü. Bunun anlamı da şu oluyor ki,
“Güçlü isen her dediğini yaptırır ayakta kalırsın. Değilsen ayaklar altında ezilirsin.”
Yeni dünya düzeninde bundan böyle güçlü devletler ayakta kalacak. Amerika trilyonlarca dolar olduğu açıklanan borcunu ödemek ve ülkesini ayakta tutmak için Güney Amerika devletlerine tam bir gözdağı vererek buradaki devletleri bir birele geçirme peşinde olduğunu gözler önüne sermiş durumda.
Buradan yola çıkarak şunu ifade etmek istiyoruz ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son yıllarda savunma sanayiine verdiği büyük önem işte burada net şekilde belli olmuştur.
İslam coğrafyasında pısırıklık, korkaklık ortadayken İslam’ın yıkılmaz kalesi olarak bilinen Türkiye Cumhuriyeti yaptığı büyük hamlelerle “Bana dokunan yanar” diyerek savunma sanayiinde yaptığı büyük atılımlarla dosta güven düşmana da korku vermeye başladı. Böyle olmasaydı bu ülkenin boğazına çoktan çökmüş olacaklardı.
Yaşlanmış Avrupa da ne yapacağını şaşırmış durumda kabuğuna çekilmiş ABD’nin yaptıklarını izlemekle yetiniyor. Hani nerede Birleşmiş Milletler. Adı var kendileri yok ve artık tüm özelliklerini de kaybetmiş durumdalar. Bundan sonra herkes başının çaresine bakacak. 2026’da hiçbir şey güzel ve kolay olmayacak. Dünyayı büyük bir kaos ve çalkantılar bekliyor.
EMEKLİYE BİR KAŞIK BAL!
2025 yılını zar zor geçiren ve aldıkları kıt maaşlarla ayakta kalmaya çalışan milyonlarca emekli vatandaşlar 2026 yılını dört gözle beklerken ve maaş zamlarını merak ederken yine büyük bir hüsrana uğradılar.
Günlerdir televizyon ekranlarında üç aşağı beş yukarı alacakları zamların belli olması emekli kesiminde moralleri bozarken toplamda yüzde 12-13 arasında zam yapılacağı belliydi ve bunun anlamı da 2500-3000 tl. arasında olacağı hesaplanıyordu. Az maaşa az zam ve yüksek maaşa yüksek zam uygulaması yine hayata geçti.
Günümüz şartlarında açlık ve yoksulluk sınırı hesaplamalarına bakıldığında verilen artışlara göre emekliler yine geçim sıkıntısı çekmeye ve ayakta kalmanın derdine düştüler.
Bu durumu şöyle özetleyip yazımıza da nokta koyalım ne kadar uzatırsak uzatalım EMEKLİ vatandaşlarımıza KEPÇE’den bir kaşık BAL verilip tadına bakın deyip defteri kapattılar. Geçmiş olsun.