Hayat insanı büyütürken çoğu zaman eksiltir. Yükler artar, hesaplar çoğalır, temkin kutsanır.
Buna rağmen bazı adamlar vardır,
yaş alır ama ruhundan vazgeçmez. Gözlerinin içindeki ışık,bir çocuğun ilk defa sevdiğine koştuğu an kadar sahicidir.
Zaman onları sertleştirmez, yalnızca derinleştirir.
Bu adamlar sevmeyi öğrenmez,sevgiyle var olur.
Hislerini ölçmezler, tartmazlar, saklamazlar. İçlerinde büyüyen duygu bir planın sonucu değil,bir çağrının karşılığıdır. Özlem onlar için zayıflık sayılmaz. Aksine,bağ kurabilmenin bedeli olarak kabul edilir. Özlem duymayanın kavuşmaya hazır olamayacağını bilirler.
Beklemekten korkmazlar.
Uzaklık onları eksiltmez,içlerinde biriktirir.
Özlem,onların dünyasında bir sızı değil,canlı bir bağdır. Sevilenin yokluğunda bile sevginin varlığını taşımayı başarırlar. Zihin mesafeyi büyütürken kalp yolu kısaltır.
Bu yüzden kavuşma, sadece bir an değil, uzun bir sadakatin doğal sonucudur.
İçlerindeki çocuk taraf,dünyaya karşı savunmasızlık değil, cesarettir. Duygularını gizlemenin akıl sayıldığı bir çağda, açık yürekle yaşamak ciddi bir meydan okumadır. Kendini koruma refleksiyle değil, kendini adama cesaretiyle hareket ederler.
İnsan olmanın bedelini ödemeye razıdırlar.
Aşırı düşünmenin hüküm sürdüğü bir zamanda, hissetmenin bilgeliğine inanırlar. Her temasın altını oymaya çalışan zihinlere inat,
bir sarılışın bazen bütün cevapları taşıyabileceğini bilirler.Kavuşma anında zaman durur. O an,geçmişte biriken özlemin sessizce yerine oturmasıdır.
Bu adamlar ne kadar sevildiklerini sorgulamaz.
Karşılık hesapları yapmaz.
Sevgi onlar için bir alışveriş değil,bir varoluş hâlidir.Tam da bu yüzden verdikleri duygu ağır gelir bazılarına. Çünkü bu açıklık, insanın kendi içindeki eksikleri görünür kılar.
Böylesi bir sevgiyi taşımak da olgunluk ister.
Saf olan şey, kirlenmiş dengeleri bozar.Hesapsız seven birine denk gelmek,insanın kendi kaçışlarını yüzüne vurur. Uzaklaşmaların nedeni çoğu zaman sevginin fazlalığıdır, eksikliği değil.
Çocuk ruhlu adamları sevmek yetmez.
Onları bekleyebilmeyi, özlemi birlikte taşıyabilmeyi, kavuşmayı hak edecek bir sabırla karşılayabilmeyi de bilmek gerekir. Düzeltmeye kalkmadan,temkin öğretmeye çalışmadan,fazla gelmiş gibi davranmadan.
Sevgi bazen büyümemekte direnmek demektir. Bazen aklın sesini kısarak kalbin cesaretine kulak vermektir.
Çocuk kalan adamlar,özlemiyle derinleşen, kavuşmasıyla tamamlanan adamlardır.
Onları sevenler, hayata ve insana dair umudunu hâlâ diri tutabilenlerdir.
Murat İLERİ