Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetler İşçileri Sendikası 4 Nisan 2026’da olağanüstü kurultay yapıyor.
Sahnede yine TOY başkan…
Figüranlar önceden seçilmiş, dekor hazır,oyun hazır.
Başlıyor konuşmaya…
Her zamanki gibi kendi çalıyor,kendi oynuyor.
Bir taraf alkışlıyor, bir taraf tepki gösteriyor,diğer taraf suskun.

Ama TOY başkan duymuyor.

Duymak işine gelmiyor.
Ortada bir kurultaydan çok, yönetilen bir sahne var.

Konuşmanın bir yerinde bana da laf yetiştiriyor.

Geçen hafta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndaydım.
Sendikamızın eski genel sekreteri ve genel başkan yardımcısı Doğan Alıç bizi Ankara’da misafir etti.
Birlikte bir fotoğraf çektirdik.
Bu fotoğrafa takılmış TOY başkan…
“Bunlar Hak-İş’e hizmet ediyor” diyerek hedef göstermeye kalkmış.
Şimdi açık açık soruyorum:
Hangi işçinin derdiyle dertlendin?
Daha bir yıl önce Zonguldak’ta kurucu şube başkanlığını yapan bendim.
Beni yok saydın diyelim…

Peki Doğan Alıç’a bu dili nasıl kullanabiliyorsun?
Doğan Alıç sahada mücadele ederek büyümüş bir isimdir.
Van’dan Zonguldak’a kadar yetki almış, sendikacılığı teriyle yazmış bir adamdır.

Gelelim asıl meseleye…
Sendikanın duayen avukatı, eski genel başkan yardımcısı Kadir Atıcı ayrıldıktan sonra neden işler tersine döndü?
Neden kazanımlar azaldı?
Neden hukuk ayağı zayıfladı?
Kadir Atıcı bu yapının omurgasıdır.
Mahkeme salonlarında alın teriyle kazanım üreten bir isimdir.
Onun olduğu yerde sonuç vardı.
Bugün o sonuçlar neden yok?
Şimdi şu soruyu da net soralım:
Konya’da sana evi kim aldı TOY başkan?

Daha sahneye çıkıp konuşmasını bilmeyen biriyken, bugün geldiğin noktada bu imkânları sana kim sağladı?

Şimdi herkesin konuştuğu o mesele:
Yönetim maaşlarının 400 bin ile 500 bin TL bandına çıkarıldığı ya da çıkarılmak istendiği doğru mu?

Bu olağanüstü kongre bu yüzden mi apar topar yapıldı?

Cevap ver TOY başkan:
İşçinin cebine girmeyen para, yönetimin cebine mi giriyor?
Ankara’daki misafirhane neden kapatıldı?
Kimin talimatıyla, hangi gerekçeyle kilit vuruldu?
Sendika kaynaklarının nasıl kullanıldığı neden bu kadar çok konuşuluyor?
Bu kadar iddia varken neden tek bir net açıklama yapılmıyor?

Üye sayısı…

Üç yıl önce 60 bine yaklaşan yapı bugün neden eridi?
Bu düşüşün sorumlusu kim?
Hani yetki alınmıştı?
Hani büyük büyük konuşuluyordu?
Bugün o sözlerin arkasında ne kaldı?
Kurucu genel başkan Mustafa Başoğlu’nun emanetine bugün ne yapılıyor?
Kadir Atıcı olmadan, Doğan Alıç olmadan ortaya koyduğun tek bir somut başarı var mı?

Yok...

Ama ortada büyüyen sorular var.
Cevap bekleyen bir sendika var.
Ve susmayan bir gerçek var.
Daha yazalım mı TOY başkan?
Yoksa bu sorular bile yeterince ağır mı geldi?

Murat İLERİ