Bazı insanlar hayatımıza girmez; insanın hayatında bir liman kurar.

Fırtınalar başladığında dönüp baktığımız, yorulduğumuzda sessizce kıyısına yanaştığımız, kimseye anlatamadığımız yaraları konuşmadan anlayan bir limandır o.

Ben sana öyle sığındım.

Hayatın hangi tarafından geldiğimi hatırlamadığım zamanlar oldu. Üzerimde yılların yorgunluğu,içimde kimsenin görmediği fırtınalar vardı.İnsan bazen kalabalıkların ortasında bile yapayalnız kalıyor. Gülümsüyor, konuşuyor, hayatına devam ediyor ama içinde kimsenin bilmediği bir savaş taşıyor.

Benim savaşım da böyleydi.

Sonra sen çıktın karşıma.

Beni değiştirmeye çalışmadan dinledin. Geçmişimi sorgulamadan kabul ettin. Sustuklarımın içindeki cümleleri duydun.

Belki de insanın bir başka insana verebileceği en büyük şey budur:

Kendisi olabilme özgürlüğü.

Çünkü insan, yanında kendisini saklamak zorunda olmadığı birini bulduğunda iyileşmeye başlar.

Senin yanında yaralarımı gizlemedim.

Yorgunluğumu saklamadım.

Korkularımı susturmadım.

Geceleri içimde büyüyen o anlamsız boşluğu bile senden saklamadım.

Sen bütün bunların karşısında yalnızca kaldın.

Bazen bir söz söylemeden.

Bazen sadece bakarak.

Bazen de hiçbir şey yapmadan...

Ama orada olarak.

İnsan ruhu garip bir şeydir.Bazen koca bir dünyayı değiştirecek sözlere değil, yanında olduğunu hissettiren tek bir insana ihtiyaç duyar.

Sen benim için o insandın.

Belki bu yüzden seni düşündüğümde aklıma önce bir yüz değil,bir kıyı geliyor.

Sakin bir akşamüstü...

Uzakta ağır ağır sönen güneş...

Denizin üzerine düşen solgun bir ışık...

Bütün fırtınalardan sonra nihayet durulmuş bir ruh.

Ben o ruhu senin yanında tanıdım.

Fakat hayatın acı tarafı şudur:

İnsan bazen sığındığı limandan da ayrılmak zorunda kalır.

Gemi yeniden denize açılır.

Dalgalar yeniden yükselir.

Rüzgâr yeniden yön değiştirir.

Geride kalan liman ise sessizce bakar ardından.

Belki de özlemek tam olarak budur.

Bir insanın yokluğunu değil, onun yanında olduğun hâlini özlemek...

Çünkü bazı insanları kaybettiğimizde aslında yalnızca onları kaybetmeyiz.

Onların yanında olduğumuz kişiyi de kaybederiz.

Ben seni özlediğimde biraz da kendimi özlüyorum.

Senin yanında daha sakin olan beni...

Daha umutlu olan beni...

Dünyaya biraz daha güzel bakan beni...

Belki yıllar geçecek.

Başka yollar, başka şehirler,başka insanlar çıkacak karşıma.

Hayat kendi bildiği gibi akacak.

Fakat bazı karşılaşmalar insanın kaderine sessizce yazılır.

Silmek istersin, silinmez.

Unutmak istersin, unutulmaz.

Çünkü bazı insanlar hafızada değil,insanın ruhunda yaşar.

Sen benim ruhumda kalan o kıyısın.

Ben ise hâlâ denizdeyim.

Bazen sakin sularda,bazen azgın dalgaların içinde...

Ama ne zaman yorulsam, ne zaman hayat üzerime biraz daha fazla gelse,içimde aynı düşünce beliriyor:

Bazı limanlar insanın gideceği yer değildir, dönmek istediği yerdir.

Belki bir gün yine karşılaşırız.

Belki aynı denizin iki ayrı kıyısında dururuz.

Belki hiçbir şey söylemeyiz.

Çünkü bazı hikâyelerin en güzel cümlesi, söylenmeyen cümledir.

Ben yalnızca şunu bilirim:

Ömrüm boyunca birçok yere uğrayabilirim.

Birçok insan tanıyabilirim.

Birçok şehirden geçebilirim.

Fakat insanın kalbinde bir kez liman olanı,hiçbir fırtına tamamen silemez.

Sen benim sığındığım limandın.

Ben de sana sığınan bir ömür...

Murat İLERİ