Bahar,Aşk ve Özlem...

Cemre toprağa düşerken yalnızca mevsim değişmez; insanın iç dünyasında da uzun süredir suskun kalan duygular yavaş yavaş kıpırdanmaya başlar.Kışın ayazında içine çekilen ruh,baharla birlikte yeniden nefes alır.
Toprak nasıl uyanıyorsa,kalp de öyle uyanır.Bir çiçeğin açışı,bir dalın yeşermesi,bir kuşun sabah sessizliğini delen sesi insana hep aynı şeyi hatırlatır:En çok özlenen şeyler, en derinlerde saklananlardır.
Baharın en dokunaklı tarafı, insana sadece güzelliği değil,eksik olanı da hatırlatmasıdır. Açan her çiçek bazen bir kavuşmayı değil,bir yokluğu büyütür.
Leylak kokusu bir hatırayı usulca kapıya getirir. Sümbülün zarafeti, bir zamanlar sevilen bir çift gözün masumiyetini düşürür akla. Rüzgâr saçlarını değil de anıları okşar sanki.
İnsan o an anlar ki bazı mevsimler doğayı değil, doğrudan kalbi yeşertir;bazı mevsimler ise kalbin içindeki sızıyı daha görünür kılar.
Aşk biraz da bahara benzer. Ansızın gelir, insanın içindeki bütün suskunluğu çözmeye başlar. Solmuş taraflara can verir,yorgun yanlara umut aşılar. Birinin adını duyunca içte beliren ince ürperti,dallara yürüyen can suyu gibidir.Gözlerin bir yüzü araması,kalbin tek bir sese yönelmesi, dünyayı bir kişinin varlığıyla anlamlı bulması… Bunların hepsi insanın en sahici hâlidir.Çünkü aşk, kalbin kendine bile itiraf edemediği hakikati ortaya çıkarır.
Özlem ise aşkın en sessiz ama en ağır tarafıdır. Kavuşamamanın dili yoktur çoğu zaman. İçten içe büyür, derinleşir,insanın en tenha yerine yerleşir.
Kalabalıklar içinde bile eksik kalan bir şey vardır. Bahçelerde çiçekler açsa da, kuşlar neşeyle ötse de, insan sevdiği yoksa bütün güzelliklerin ortasında biraz yarım kalır.
Dışarıda bahar hüküm sürerken içeride ince bir hüzün dolaşır.
İşte insanı en çok sarsan da budur: Hayat bütün canlılığıyla akarken, kalbin bir yerde durmuş olması.
Doğa bu konuda insana çok şey anlatır.Ağaçların sabırla bekleyip vakti gelince tomurcuklanması, sevdanın da aceleye gelmediğini gösterir. Bazı duygular olgunlaşmak için zamana ihtiyaç duyar.
Bazı özlemler ise geçmek için değil, insanı derinleştirmek için vardır.Her bekleyiş boşa değildir.Her hasret,insanın yüreğinde başka bir anlam bırakır.
Seven insan biraz daha incelir,biraz daha derinleşir, biraz daha kendine yaklaşır.
Baharın kokusu neden bu kadar etkiler insanı? Çünkü hafızanın en derin yerinde aşkın daima bir mevsimi vardır.Kimi için bir gülüşte başlar o mevsim,kimi için yarım kalmış bir vedada,kimi için dönmeyen birinin ardından uzayan akşamlarda. Çiçekler o yüzden yalnızca renk değildir;geçmişten bugüne taşınan duyguların sessiz tercümanıdır.
Bir zambak,bir leylak,bir menekşe bazen bir mektuptan daha çok şey söyler insana.
İnsan ruhu sevmekle çoğalır, özlemekle derinleşir.
Aşk insana gökyüzünü gösterir, özlem içindeki uçurumu.Biri umut verir,öteki sabrı öğretir. Biri hayata tutunmayı,öteki yokluğa rağmen ayakta durmayı anlatır.Bu yüzden aşk yalnızca mutluluk değildir. İçinde bekleyiş vardır, sızı vardır, adını kimseye söyleyemediğin bir iç yangını vardır. Özlem de yalnızca eksiklik değildir; sevginin ne kadar gerçek olduğunu gösteren en sessiz kanıttır.
Kuşların neşeli şarkıları,çocukların cıvıltısı,kırlarda uçuşan kelebekler, arıların telaşlı uğultusu…
Hayat bütün canlılığıyla sürerken insan bazen gözlerini kapatıp sadece bir sesi arar. O ses yoksa baharın bütün renkleri biraz solgun gelir.
Çünkü sevdiğinin yokluğunda en güzel mevsim bile tam anlamıyla tamamlanmaz. Güzellik çoğu zaman paylaşılınca derinleşir. Bir manzaranın anlamı, yanında onu göstermek istediğin biri varsa çoğalır.
Belki de baharın insana en büyük dersi budur:Her şey yeniden başlar ama hiçbir başlangıç eskiyi bütünüyle unutturmaz. Kalp hem yeşerir hem sızlar. İnsan hem umutlanır hem hatırlar.Bir yanı geleceğe yürürken öteki yanı geçmişte kalan bir çift gözde, bir yarım cümlede, tamamlanmamış bir hikâyede oyalanır. İşte aşkın ve özlemin en insani tarafı da burada saklıdır.İnsan,en çok sevdiği yerde eksilir; en çok özlediği yerde kendini bulur.
Bahar geldiğinde doğa yalnızca canlanmaz;insanın içinde saklı duran bütün duygular da dile gelir. Toprak uyanır, ağaçlar dirilir, kırlar yeşile boyanır. Kalp ise sevdayı ve hasreti aynı anda taşır.Çünkü bazı mevsimler sadece gözle görülmez, yürekle yaşanır. Bahar da onlardan biridir.Aşka benzeyen tarafı vardır;ansızın gelir. Özleme benzeyen tarafı vardır;geçse de izi kalır.

Murat İLERİ