Batı Nil virüsü Türkiye’de daha önce tespit edilmiş enfeksiyondur. Sağlık Bakanlığına bağlı esenlik kuruluşlarının bilgilendirmelerinde, Türkiye’de 2010 yılından itibaren Batı Nil virüsü vaka bildirimlerinin yapıldığı açıklanmaktadır. Virüsün bulaşması enfekte sivrisineklerin insanları sokmasıyla gerçekleşmektedir. Yunanistan’da ise hastalık Avrupa’da yıllardır görülen vatanlar arasında mekan almaktadır.
Batı Nil virüsüyle ilgili aramalar, yaz ve sonbahar aylarında sivrisinek kaynaklı enfeksiyonlara yönelik endişelerle çoğalmaktadır. Türkiye’deki vaka konumu ile Yunanistan’da virüsün görüldüğü sahalar merak edilmektedir. Meselede önceki dönem yıllara ait verilerle 2026 sezonuna ilişkin bildirimlerin birbirinden ayrılması gerekmektedir.
Batı Nil Virüsü Türkiye’de Var Mı? Yunanistan’da Nerelerde Var?

Batı Nil virüsünün Türkiye’de görülmesi modern durum değildir. Afiyet Bakanlığına bağlı sıhhat kuruluşlarının bilgilendirmelerine göre vatanda 2010 yılından itibaren vaka bildirimleri uygulanmaktadır. 2026 yılında yayımlanan bilimsel çalışmada, 2024 sezonunda Türkiye’de temmuz-ekim döneminde 133 vaka ve 13 ölüm kaydedildiği açıklanmaktadır. Vakaların 63’ü İstanbul’da yaşayan şahıslardan oluşmaktadır.
2026 sezonuna ilişkin Avrupa bilgileri ise Türkiye ile Yunanistan arasında önemli fark ortaya koymaktadır. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) tarafından 29 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan haftalık dosyada, Türkiye sezon yerel bulaşın bildirildiği vatanlar arasında sayılmamaktadır. Yunanistan ise 28 Ekim itibarıyla 463 yerel vaka ile Avrupa’da ölçüsüz vaka bildirilen vatanlar arasında mekan almaktadır.
Yunanistan’da virüsün yoğun görüldüğü alanların başında Attika gelmektedir. ECDC’nin 15 Ekim tarihli değerlendirmesinde Attika bölgesinde 218 vaka kaydedildiği açıklanmıştır. Doğu Attika 102, Kuzey Atina ise 63 vakayla öne çıkmaktadır. Larisa bölgesinde de 73 vaka bildirilmiştir.
28 Ekim tarihli ECDC raporuna göre Yunanistan’da toplam 25 mıntıka Batı Nil virüsünden etkilenen alanlar arasında bulunmaktadır. Sayı, virüsün vatanda tek şehir veya doğayla sınırlı kalmadığını göstermektedir. Buna ek olarak, her sahada aynı yoğunlukta bulaş yaşandığı anlamına gelmemektedir.&
Türkiye açısından 2024 rakamları kayda değer mazi sezon kaydı sunmaktadır. Şubat 2026’da yayımlanan bilimsel mesaide, 2020-2023 arasında vaka bildirilmediği, 2024 yılında ise yeniden büyüme yaşandığı dile getirilmektedir. Mesaide hastaların yüzde 58,6’sında sinir sistemini etkileyen Batı Nil virüsü hastalığı tespit edilmiştir. Rakamlar 2024 sezonuna aittir; 2026 yılına ait vaka sayısı olarak değerlendirilmemelidir.
Batı Nil virüsü insanlara çoğunlukla enfekte sivrisineklerin sokmasıyla bulaşmaktadır. Fertler ve atlar enfeksiyonun yayılmasında ana taşıyıcı konumunda bulunmamaktadır. Virüsün doğal döngüsünde yabani kuşlar ile sivrisinekler önemli işlev oynamaktadır. Sıhhat Bakanlığı bilgilendirmelerinde hastalığın fertten bireye isabetliden temasla bulaşmadığı ifade edilmektedir.
Enfeksiyon geçiren insanların kayda değer bölümünde belirti görülmemektedir. Belirti gelişen şahıslarda ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrısı, bulantı ve cilt döküntüsü ortaya çıkabilmektedir. Nadir vakalarda beyin zarı veya beyin iltihabı gibi ciddi nörolojik tablolar gelişebilmektedir. İleri yaştaki şahıslarda ağır hastalık riski daha yüksek seyretmektedir.
Hastalığa karşı fertlerde kullanılabilen onaylı aşı bulunmamaktadır. Korunmada sivrisinek ısırıklarını önlemek ehemmiyet taşımaktadır. Pencere ve kapılarda sineklik kullanılması, açık sahalarda uzun kollu kıyafet tercih edilmesi ve ev çevresindeki su birikintilerinin ortadan kaldırılması önerilmektedir.
malumatlar, Batı Nil virüsünün Türkiye’de tarih yıllarda görüldüğünü, 2026 Avrupa sezonunda ise Yunanistan’da yaygın bölgesel dağılım sergilediğini ortaya koymaktadır. Türkiye için 2026 sezonuna ait taze vaka sayısı ECDC’nin 28 Ekim tarihli haftalık raporunda konum almamaktadır. Yüzden mazi yılların kayıtları vaka bilgisi olarak sunulmamalıdır.



