Türk Demokrasi Tarihine Gölge Düşüren Darbe: 28 Şubat 1997, Türkiye’nin siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen bir dönemin başlangıcı oldu.

Bu süreç, sadece siyaseti değil, milyonlarca insanın hayatını derinden etkileyen ağır bir baskı ve sindirme dönemi olarak hafızalara kazındı. 4 Şubat 1997’de Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu’na bağlı tanklar, Sincan’da motorlu yürüyüş yaparak Akıncı Üssü’ne yöneldi; sivil iradeye gözdağı verilmişti.

MGK Toplantısı ve Askeri Baskının Zirvesi

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başkanlığında Çankaya Köşkü’nde yapılan MGK toplantısı, 9 saat sürdü ve sivil siyasete yönelik baskının simgesi hâline geldi. Başbakan Necmettin Erbakan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve kuvvet komutanları toplantıya katıldı. MGK kararları, demokratik süreçleri hiçe sayan bir müdahale olarak tarihe geçti.

Refah Partisine Kapatma Davası: Siyasi Sindirme Aracı

Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 21 Mayıs 1997’de Refah Partisi hakkında kapatma davası açtı. Bu hamle, sadece iktidarın ortağına değil, demokratik çoğunluğa da bir tehdit olarak algılandı. 28 Şubat süreci, siyasi baskıyı ve iktidar boşluğunu derinleştiren bir döneme dönüştü.

Toplumsal Baskı ve İslam’a Yönelik Hedefler

28 Şubat’ın esas hedefi, Türkiye’de İslam’ın ve Müslüman kimliğinin kamusal alandan silinmesiydi. Sadece başörtüsü taktığı veya namaz kıldığı için milyonlarca insan eğitim, iş ve sosyal yaşamda mağdur edildi. Bu süreç, demokratik hakların ve temel özgürlüklerin sistematik olarak çiğnendiği bir dönemi temsil ediyor.

Siyasi Kronolojide Baskının İzleri

24 Aralık 1995: Refah Partisi seçimlerde %21,38 oy alarak birinci parti oldu; medya ve kartel güçleri tarafından sürekli baskıya uğradı.

28 Haziran 1996: RE-FAH-YOL koalisyon hükümeti kuruldu, ancak sivil iktidarın yetkileri MGK baskısıyla sürekli sınırlanıyordu.

28 Aralık 1996: Müslim Gündüz ve Fadime Şahin olayı, televizyonlarda “irtica” korkusu yaratmak için propaganda aracı hâline getirildi.

4 Şubat 1997: Tanklar ve zırhlı araçlarla yapılan gösteri, halk üzerinde derin bir korku ve sindirme etkisi yarattı.

28 Şubat 1997: MGK, 9 saat süren toplantının ardından alınan kararlarla sivil siyasete açık bir müdahale gerçekleştirdi.

12 Mart 1997: Ankara’da ve yurt genelinde Kur’an kursları kapatıldı; dini eğitim ve ibadet özgürlüğü fiilen kısıtlandı.

4 Nisan 1997: TÜSİAD Başkanı Muharrem Kayhan’ın açıklamaları, sivillerin üzerindeki baskının boyutlarını gözler önüne serdi.

Bin Yıl Geçse De Unutulmayacak Kara Leke

28 Şubat süreci, demokratik meşruiyeti hiçe sayan, toplumsal özgürlükleri baskı altına alan ve sivil siyaseti hedef alan karanlık bir dönem olarak Türk siyasi tarihinde silinmez bir iz bıraktı. Bin yıl geçse de, toplumun hafızasında ve tarih kitaplarında, bu kara lekenin acı dolu hatıraları unutulmayacak.