Sosyal medya hesabından tablo yayınlayan ve tartışmayı idari ve siyasi beklentilerin ötesine taşıyarak kamu bütçesi üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Kurtoğlu, il olmanın getireceği devasa ekonomik maliyete dikkat çekti. Hesaplamalara göre yeni bir ilin kuruluşu, ilk yıl için kamuya tam 1 milyar 410 milyon TL’lik yük getiriyor.
İlk Yıl Faturası: Tam 1,4 Milyar Lirayı Buluyor
Prof. Dr. Şenol Hakan Kurtoğlu’nun paylaştığı ve 2026 yılı fiyatları baz alınarak hazırlanan örnek hesaplama tablosu, il olma sürecinin kamu maliyesindeki gerçek yüzünü ortaya koydu. Bir il merkezi, mevcut bir ilçe ve iki yeni ilçeden oluşan idari yapılanmanın ilk yıl toplam maliyetinin yaklaşık 1 milyar 410 milyon TL’yi bulduğu hesaplandı. Bu tutarın 845 milyon TL’si başlangıç yatırımları, 565 milyon TL’si ise yıllık ilave giderlerden oluşuyor.
Ayrıntılı tabloya göre; yeni kamu binalarının inşası için 458 milyon TL, mevcut yapıların tadilatı için 57 milyon TL, arsa ve altyapı çalışmaları için 150 milyon TL, araç ile bilişim altyapısı için ise 180 milyon TL kaynak gerekiyor. Yıllık rutin giderlerde ise 405 milyon TL’lik ilave personel maliyeti ile 160 milyon TL’lik işletme gideri başı çekiyor.
10 Yıllık Toplam Maliyet 6,5 Milyar Lirayı Aşıyor
İl kurmanın maliyetinin sadece ilk yılla sınırlı kalmayacağını vurgulayan uzmanlar, sürecin uzun vadede bütçeye getireceği yükü de açıkladı. İlk yıl 1,41 milyar TL olarak öngörülen toplam giderin 10 yıllık süreçte yaklaşık 6,5 milyar TL’ye ulaşabileceği belirtildi.
Üstelik hazırlanan bu projeksiyona; yeni hastane, okul, adliye binası ve büyük ulaşım projeleri gibi dev kamu yatırımları dahil edilmedi. Enflasyon payı ve gelecekte doğabilecek ilave gereksinimlerin de dışarıda tutulduğu hesaplama, il olma kararının ekonomik anlamda ne kadar hassas bir adım olduğunu gözler önüne seriyor.
"İl Olunca Üniversite Kurarız Demek Kolay Değil"
Ereğli’nin il olması durumunda hızla yeni bir üniversite kurulacağı ve bölgeye binlerce öğrencinin akın edeceği yönündeki beklentilere de değinen Prof. Dr. Kurtoğlu, bu konuda son derece temkinli olunması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'de yükseköğretim sisteminin ve yeni üniversite açma koşullarının önemli ölçüde değiştiğini hatırlatan Kurtoğlu, il unvanı almanın tek başına üniversite kurulması veya öğrenci sayısının aniden artması için yeterli bir sebep teşkil etmeyeceğini vurguladı.
"Suni Gündemler Yerine Vatandaşın Sorunlarına Fokuslanalım"
Hesapladığı çarpıcı rakamların ardından konuya dair değerlendirmelerini sürdüren Prof. Dr. Kurtoğlu, tartışmaların ekseninden kaymasından duyduğu rahatsızlığı şu sözlerle dile getirdi:
"Değerli dostlar, anlatmak istediklerimiz ya anlaşılmıyor ya da anlatamıyoruz. Ortada ortalama bir il teşkili için harcanması gereken devasa bir bütçe var. Kamu harcamalarını artıracak suni gündemler yerine vatandaşın gerçek sorunlarına çözüm bulmaya odaklanılsa çok daha iyi olmaz mı?"
Ereğli’nin il olması durumunda yaşanacak olası senaryoya dair en dikkat çekici tespiti de paylaşan Kurtoğlu, ayrılığın sanılanın aksine Zonguldak’ın lehine olabileceğini savundu.
İl sayısı 81 de olsa 100 de olsa merkezi bütçeden dağıtılan pastanın aynı kalacağını belirten Kurtoğlu, "Ereğli'nin Zonguldak'tan ayrılması Ereğli'nin değil, geride kalan Zonguldak'ın işine yarar. Kağıt üstünde gelişmişlik oranı daha düşük görünen taraf, genel bütçe pastasından daha büyük pay alacaktır," değerlendirmesinde bulunarak Ereğli tartışmalarına bambaşka bir bakış açısı getirdi.



