Gece yastığa kafamı koyduğumda rahat uyuyamıyorum.
Sanki kafamın içerisinde bir beyin değil de televizyon var gibi.
Bana sürekli geçmişi izletiyor.
Hiç bitmesini istemediğim ama çoktan bitmiş olan anılarda kayboluyorum.
Beni mutsuz eden şey gördüklerim değil sadece gördüklerimin bir daha asla gerçek olmayacak olması.
Ve ben bunu bilerek bir umutla kaç gece yalvardım Allah’a o zamanları geri alabilmek için sayısını hiç hatırlamıyorum.
Bu çaresizliği aşamıyorum.
Kendime yakıştırmıyorum.
Ama müdahale de edemiyorum.
Ölmüş bir ruhu taşımanın ağırlığı var bunu nasıl atlatacağım bilmiyorum.
Kalan vakitlerimi en güzel şekilde değerlendirmek istiyorum.
Tabi bu süreçte uzaktan konuşmanın ne kadar kolay olduğunu da fark ettim.
Çünkü aynı konuşmalar bana yapılıyor.
Elbette kolay olmasını beklemiyordum.
Lakin bu kadar da zor olmamalıydı.